Yazar Hakkında
Abdulaziz Bayındır
45 DERECE ENLEMİN ÜSTÜ İÇİN TAKVİMİN GÜNCELLENMESİ HAKKINDA
45 derece üstündeki enlemlerde beyaz gecelerin olduğu veya güneşin ufkun pek az üstüne çıkığı ya da gün boyunca ufkun altında kaldığı enlemlerde namaz vakitlerini mizana göre hesaplamaya gayret gösteriyoruz. Kutup bölgelerine gittiğimiz vakitlerde, ufkun bulutlarla kapalı olması sebebiyle sabah namazı vakti ile ilgili net bir gözlem yapamadık, tatminkar bir resim de göremedik. Takipçilerimizin bize zaman içerisinde ilettiği gözlemler ile sürekli geliştirmeye devam ettiğimiz takvimi gözden geçirme ihtiyacı duyduk. Yeni takvimi, İsra 17/78 ve Bakara 2/187. ayetlerde belirtilen prensipler yanında, yatsıdan sonra ve sabah namazından önceki uyuma ve dinlenme vaktini de esas alarak yaptık. Hesaplamalarda 45 derece üstü enlemlerde en doğru vakitleri tayin etmemiz için gözleme ve geliştirmeye devam ediyoruz. Bütün dostlarımızdan, Kur’an’daki bilgilere göre gözlemler yaparak bizi bilgilendirmelerini bekliyoruz.
Kur’an’da, namaz vakitleri ile ilgili üç temel kural vardır. Birincisi öğlen vaktinin başlangıcı, ikincisi yatsı sonu, üçüncüsü de sabah namazı ve oruç vaktinin başlangıcıdır. Güneş kelimesi, sadece öğlen vakti için kullanıldığından bu üç kural, kuzey kutuptan güney kutba kadar dünyanın her yerinde ve her mevsimde geçerlidir. Allah Teala şöyle buyurur:
“Namazı, güneşin tepe noktasını geçmesinden gecenin ğasakına /soğuk vaktinin başlamasına kadar düzgün ve sürekli kıl! Bir de fecir ışıklarının toplandığı vakitte kıl! Fecir ışıklarının toplanması gözle görülür.” (İsra 17/78)
Gecenin ğasakı, gecenin karanlığı anlamına geldiği gibi gecenin soğuk vakti anlamına da gelir (Lisan’ul-Arab). Bir yerden Güneş ışınları tamamen çekilince gecenin soğuğu iyice hissedilir. Bu sırada Güneşin ufka uzaklığı en az 18 derece olur ve zayıf ışıklı yıldızlar görülebilir. Beyaz gecelerin yaşandığı yerlerde ise ğasak vakti, gecenin soğuğunun iyice hissedildiği vakittir. Bu sırada Güneş ışınları çekilmiş, yatsı vakti çıkmış ve gecenin ortası başlamış olur. İnsanlar evlerine, hayvanlar da yuvalarına dönerler.
İsra 17/78. âyette geçen fecr (الفجر) kelimesi, genişçe yarılma anlamındadır (Müfredat). Yarılma, doğu ufkunun üst tarafında hafif bir aydınlıkla başlar ve zayıf ışıklı yıldızlar gözükmez olur. Astronomlar bu saatte yıldız gözlemeyi bıraktıklarından buna astronomik tan (Astronomical Twilight) denir. Daha sonra gözle görülebilen aydınlık başlar. Bu aydınlığı görenler sabah namazı vaktinin girdiğini sandıkları için ona fecr-i kazib (yalancı fecr) denir. Bu sırada tabiat uyanır, vücut ısısı artar, seher ve sahur vakti başlar. Giderek kümeleşen ışıklar, bir kubbe görüntüsü oluşturur. Güneş ufka -10 derece yaklaştığında doğu ufku, siyah bir çizgi şeklinde net olarak gözükür. Denizciler yollarını daha çok bu saatte belirledikleri için ona rasat tanı (observation twilight) denir. Daha sonra bu siyah çizginin üstünde beyaz bir çizgi ve bu iki çizgi arasında bir kızıllık oluşur. Kur’an bu kızıllıktan söz etmez. Çünkü o kızıllık her yerde ve her zaman oluşmaz. Doğu ufku boyunca altta siyah, üstte beyaz ip gibi biri diğerine karışmadan uzayan bu iki çizgi, çıplak gözle net olarak görülünce imsak yani oruca başlama ve sabah namazı vakti girer. Bu vakte fecr-i sadık denir. Bu sırada Güneşin ufka yakınlığı -9 derecenin altına iner.
Allah Teâlâ şöyle buyurur:
“Fecirden /doğuda ilk ışıkların kümeleşmesinden dolayı oluşan beyaz iplik, siyah iplikten size göre net olarak ayrılıncaya kadar yiyin, için; sonra orucu geceye kadar tamamlayın.” (Bakara 2/187)

Finlandiya’nın 60. enlemdeki Turku şehrinde 30 Ocak 2026 günü saat 7:16’da çekilen imsak resmi
1- Güneşin tepe noktasını geçmesi
Güneşin tepe noktasını geçmesi, bulunduğumuz meridyenden batıya kaymasıdır. Bu sırada öğle namazı vakti girer. Bu, dünyanın her yerinde ve her mevsimde kolayca gözlemlenebilir.
2- Gecenin ğasakı / günün soğuk vakti
Bu vakitte güneş ışınları, bölgeden tamamen çekilir, hava kararır ve günün en soğuk vakti başlar. Bu sırada küçük yıldızlar da gözükür. İnsanlar evlerine, hayvanlar yuvalarına döner ve her tarafı büyük bir sessizlik ve sakinlik kapsar. Beyaz gecelerin yaşandığı yerlerde karanlık olmaz ama yatsı vaktinin bittiği, günün en soğuk vaktinin başlamasıyla anlaşılır. Oralarda da insanlar evlerine, hayvanlar da yuvalarına döner ve çevreyi büyük bir sakinlik kapsar.
3- Gecenin en uzun vakti
Gecenin en uzun vakti, yatsıdan sonra ve sabah namazından önceki uyuma ve dinlenme vaktidir. Bu vakitle ilgili olarak Allah Teala şöyle buyurur:
“Ey iman edenler! Hakimiyetiniz altındaki esirler[1] ile ergenlik çağına girmemiş çocuklarınız üç vakitte; sabah namazından önce, öğleyin elbisenizi çıkardığınızda ve yatsı namazından sonra (yanınıza girerken) sizden izin istesinler. Bunlar çıplak olabileceğiniz üç vakittir (Nur 24/58).
Yatsı sonu ile sabah namazı arası, gecenin en uzun bölümüdür (İnsan 76/25-26).
|
AKŞAM |
YATSI |
G E C E N İ N O R T A S I |
S E H E R |
S A B A H NAMAZI VAKTİ |
|
|
GECENİN EN UZUN BÖLÜMÜ |
|||||
|
AKŞAMIN ALACAKARANLIĞI |
|
|
SABAHIN ALACAKARANLIĞI |
||
Apaçık ayetlere rağmen mezhepler, hiçbir delile dayanmadan yatsı vaktini sabah namazı vaktine kadar uzatmışlardır.
Hesaplama Prensipleri ve Mizan Kavramı
Allah Teala, her şeye bir mizan yani bir denge koyduğunu bildirmiş, kitabını da mizana göre indirmiştir (Şûra 42/17, Hadîd 57/25). Aynı mizanı yani dengeyi tabiatta da kurmuş ve dengeyi bazmamamızı emretmiştir (Rahman 55/5-9). Bu sebeple takvim ile ilgili olarak yaptığımız hesaplamalarda, Allah’ın koyduğu bütün ölçülere uyarak mizanı /dengeyi bozmamak için elimizden geleni yapıyoruz.
Abdulaziz Bayındır
[1] Savaş esirlerinin köleleştirilmesi diye bir şey yoktur. Ya karşılıksız ya da fidye karşılığı serbest bırakılmaları gerekir (Muhammed 47/4). Serbest bırakılıncaya kadar esir kampında değil, ev ortamında tutulurlar, bu ayete göre evin küçük çocuğu gibi muamele görürler.
İlgili Yazılar
-
45 DERECE ENLEMİN ÜSTÜ İÇİN TAKVİMİN GÜNCELLENMESİ HAKKINDA
10 Şubat, 2026
-
Nebimizin Her Dediği Vahiy Midir?
24 Şubat, 2025
-
RAHMET MELEKLERİ KADININ SAÇININ AÇIK OLDUĞU EVE GİRMEZ Mİ?
17 Şubat, 2025
-
Kur’ân’daki Zekât-Faiz Karşılaştırmasının İktisadi Açıdan Değerlendirilmesi
22 Ocak, 2025
-
KUR’ÂN’DA SALAT KAVRAMI
1 Mart, 2024
-
TASDİK KONUSU VE ÖNCEKİ KİTAPLAR HAKKINDA ÖZET
27 Şubat, 2024
-
Tefsirciler Nasıl Tarihselci Oldu?
1 Şubat, 2024
-
ŞAH DAMARI
15 Ağustos, 2023
-
GÖKLERE YOLCULUK İSRÂ VE MİRÂC
10 Ağustos, 2023
-
İKTİSADİ GELİŞME VE ZEKÂT
13 Haziran, 2023

