Teravih Kılmak Şirk mi?

Süleymaniye Vakfı > Bülten > Diyanet
Tarih: 27 Temmuz 2011 Tavsiye Et Yazdır

Teravih Kılmak Şirk mi?

Süleyman ATEŞ’in Abdülaziz BAYINDIR ile ilgili fetvası ve cevabımız

Süleyman ATEŞ’e Sorulan Soru ve Verdiği Cevap

“Teravih kılmak şirk mi?

Hocam aslında Türkiye’nin size şimdi çok ihtiyacı var. Bana göre diyanet insanları yeterince bilgilendirmiyor. Abdülaziz Bayındır teravih namazı şirktir diyor. Peygam­berimiz hiç kılmamıştır diyor. Bayraktar Bayraklı ölülere Fatiha okumak şirktir, diyor. Bilmem daha neler, neler. Bunların doğru veya yanlış söylediklerini biz nasıl bileceğiz? Abdülaziz Bayındır tv’de diyor ki teravih namazını Hz. Ömer kılmıştır. Ben kılmam diyor. Teravih namazı bid’attir diyor. Sayın Bayındır Hz. Ömer’den daha mı üstün? Bir de diyor, Peygamberimizin teravih namazını kıldığını biri çıksın ispatlasın diyor. Yanıl­mıyorsam hocam siz Peygamberimizin 8-10-12 rekât olarak evinde kıldığını belirt­mişsiniz. Bilgilerinize ihtiyacımız var hocam. Saygılar. Bahattin Arazsu

Süleyman Ateş’in Cevabı: Bazı insanlar kendilerini ispatlamak için ortaya delilsiz sözler atıyorlar. Bu laflara ne gerek var? Peygamberimiz Teravih adı altında değil ama gece namazı kılmıştır. Ramazanda bu gece namazını Mescide gelip kıldığı için bu namaza teravih denmiştir. Ama Peygamber bu namazı yatsının ardından değil, uyuduktan sonra gecenin ortasında uyanıp kılmıştır. Namaz kılmak nasıl şirk olabilir? Bu ne mantıksız sözdür. Allah korusun!”

http://www.suleyman-ates.com/index.php?option=com_content&view=article&id=96:sorucevaplar-54&catid=26&Itemid=65


Abdülaziz BAYINDIR’ın cevabı:

“Sayın Hocam

Prof. Dr. Süleyman ATEŞ,

Bahattin Arazsu isimli bir şahıs, size sorduğu soruda şöyle bir ifade kullanmış:

“Abdülaziz Bayındır teravih namazı şirktir diyor. Peygam­berimiz hiç kılmamıştır diyor. Abdülaziz Bayındır tv’de diyor ki teravih namazını Hz. Ömer kılmıştır. Ben kılmam diyor. Teravih namazı bid’attir diyor. Sayın Bayındır Hz. Ömer’den daha mı üstün? Bir de diyor, Peygamberimizin teravih namazını kıldığını biri çıksın ispatlasın diyor…”

Siz de verdiğiniz cevapta şöyle demişsiniz:

“ Bazı insanlar kendilerini ispatlamak için ortaya delilsiz sözler atıyorlar. Bu laflara ne gerek var? Peygamberimiz Teravih adı altında değil ama gece namazı kılmıştır. Ramazanda bu gece namazını Mescide gelip kıldığı için bu namaza teravih denmiştir. Ama Peygamber bu namazı yatsının ardından değil, uyuduktan sonra gecenin ortasında uyanıp kılmıştır. Namaz kılmak nasıl şirk olabilir? Bu ne mantıksız sözdür. Allah korusun”

Sayın Hocam,

Bir müslümanın, “teravih namazı şirktir” demesi nasıl düşünülebilir! Bizim söylediğimiz; teravih namazı diye bir namazı Peygamberimizin kılmadığıdır. O, her gece uyuduktan sonra uyanır ve teheccüd namazı kılardı. Ramazan’ın son on gününü, mescitte itikâfla geçirdiği için bu namazı orada kılardı.

Aişe Validemizin bildirdiğine göre “Allah’ın elçisi bir gece mescitte nafile namaz kılmıştı. Birçok kimse de ona uyarak namaz kıldı. Sabah olunca ashab, “Allah’ın elçisi geceleyin mescitte namaz kıldı” diye konuştular. Ertesi gece Allah’ın elçisi yine namaza durdu. Halk yine onları konuştu, katılanların sayısı iyice arttı. Üçüncü veya dördüncü gece halk yine toplandı. Öyle ki mescit insanları alamayacak hâle gelmişti. Ancak Peygamberimiz o gece yanlarına çıkmadı; sabah olunca: “Yaptığınızı gördüm. Size çıkmamdan beni alıkoyan şey, bu namazın sizlere farz oluvermesinden korkmamdır” dedi. Bu olay Ramazan’da olmuştu.” (Buharî Salatu’t-Terâvih 1, Cum’a 29, 5; Müslim, Müsafirîn, 177, (761); Muvatta; Salât-fi’r Ramazan 1; Ebu Dâvud, Salât 318; Nesâî, Kıyâmu’l-Leyl: 4.)

Peygamberimiz (sav)’in sağlığında Ebu Bekr’in (ra) halifelik döneminde ve Ömer (ra) döneminin ilk yıllarında Mescitte, yatsı namazı dışında bir namaz, cemaatle kılınmamıştır.

Peygamberimiz şöyle buyurmuştur:

“Farzlardan sonra en faziletli namaz gece namazıdır.” (Müslim, Sıyam 202)  Bu sebeple sahabenin çoğunun gece kalkıp teheccüd kılıyor olması gerekir. Biz de buna gayret etmeliyiz.

Abdurrahman b. Abdulkâri demiş ki, Ramazan’da Ömer b. El-Hattab ile beraber Mescide geldim. İnsanlar öbek öbek, kimi kendi başına namaz kılıyor, kimi de arkasındaki cemaate namaz kıldırıyordu. Ömer, “bunları, güzel Kur’an okuyan birinin arkasında toplasak iyi olacak” dedi ve Übeyy b. Ka’b’ın arkasında topladı. Bir başka gece yine Ömer ile beraber çıktım, insanlar imamlarının arkasında namaz kılıyorlardı. Ömer dedi ki, “Bu ne güzel bid’at oldu. Bu namazı kılmadan uyuyanlar, burada kılanlardan daha faziletlidirler. Ömer, uyuyup uyandıktan sonra namaz kılanları kast ediyormuş. (Buhari Salat’ut-teravîh, 1)

Ömer’in camide böyle bir namazı kıldığına dair rivayet yoktur.

Bana gelince, ben hem Ramazan’da hem yılın diğer günlerinde teheccüd namazı kılarım. Kılamadığım gün sayısı oldukça azdır. Peygamberimin yolunda olmak tek hedefim olduğu için Ramazan’da kıldığım gece namazına hiçbir zaman teravih adını vermem.

Saygılarımla arz ederim.  26.07.2011”

Daha önceden, teravih namazı ile ilgili sitemizde yer alan yazıyı okumak için tıklayınız:

http://www.suleymaniyevakfi.org/arastirmalar/teravih-namazi.html

Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş
26.548 kez okundu
"Teravih Kılmak Şirk mi?" ile ilgili yorumlar:

  • sefa diyor ki:

    “Annemin Babamın ve muhterem nüfus memurunun” onayıyla edindiğim Müslüman sıfatını aslında kendimin kazanması gerektiğinin 23 yaşında farkına varmış ve kul olmak şerefini arzulayan bir adem olarak size bir sorum var. Ben edebiyatçıyım, sizler din tahsili yapmış insanlarsınız biz de dil tahsili. Yazınızla alakalı olarak kendi sahamda bir soru sormak istiyorum. Süleyman Ateş beyefendiye “sayın”, müşriklere “ekselans” gibi hitapları kullandığınız halde – gerçi O’nlar bizim saygı ifadelerimize muhtaç değiller ama bizim kendilerine sözümüzle de fiilimizle de saygı göstermemiz gereken- başta efendimiz Hz. Muhammed Mustafa(sav.) olmak üzere o güzide ashabın en büyüklerine bile Hz. gibi bir ifade kullanmaktan sizi men eden şey nedir?

    • Serdar Özalp diyor ki:

      Selamun aleykum: Hazreti kelimesinin kullanılmasında bir sakınca yoktur. Sayın anlamındadır. O kişiler hakkında (r.a.) Allah ondan razı olsun demek ve Peygamberimizle ilgili (sav) demek onlara duada bulunmaktır ve daha da faydalıdır.

  • Mansur Esedullah diyor ki:

    Elhemdulillah Kur’an talebeleri (anlayarak okuyanlar) gitgide çoğalıyor Abdullaziz bayındır mustafa islamoğlu mehmet okuyan gibi hocalarımızın öncülüğünde…Ne kadar tövbe etsem azdır geçmişte uyduk tarikatçılık bozuntuluğuna tabi .HAMD OLSUN UYANDIK YENİDEN İMAN ETMİŞ GİBİYİM KURANA

  • m.zeki diyor ki:

    esselamun aleykum hocam ALLAH cc razı olsun sizden ben sizleri dinledikten sonra yeniden iman ettim
    çünkü ben tarikattaydım ve sizin sayenizde baya yanlışları anlama fırsatı buldum RABBİMİZDEN diliyorum ki tüm biz müslümanlar hurafeleri terkedip kuran ve kurana uyan sünneti seniye etrafında toplanırız inşallah.

  • Harun YAVAŞ diyor ki:

    S.A. Hocam bu güne kadar önümüze dökülen her şeyi yedik. Hele de veli(!) ve büyüklerden geldiyse yemedik, yanında yattık.Gerçek dine dokunmayı sayenizde öğrendik. Kerim olan Allah ömrünüze bereket versin… Dualarımız sizinle…

  • ismail kaya diyor ki:

    ben sadece burada anlatılan şeylerdeki çelişkilere bi kaç örnek vereceğim.
    1. peygamber, adı her neyse bir namaz kılmış ve sahabe de ona uymuş kılmış.
    2. “peygamber namazda kendisine uyanların farkında değildi gibi çıkarımlar” ın kaynağı nedir.bir cemaat bi imama tabi oluyor ama imam bunun farkına varamıyor.
    3. peygamber daha sonra bunun farkına vardı deniyor.farkına vardıktan sonra kimseyi o namazı kılmaktan engelledi mi.
    4. peygamberin oradaki sakındırması sadece namazın müslümanlar tarafından farz gibi algılanabimesi korkusudur.bunu zaten yazıda da belirtmişsiniz.
    5. eğer bu namazda engelenecek bir şey olsaydı resulullah bizim sizin yorumunuza bırakmadan onu engellerdi zaten.ama engellemedi.
    6. eğer bu namaz bidatse o zaman bidat deyin.bu namazla ilgili abdulaziz hocanın ne anlatmak istediği tam belli değil.mesele sadece isim meselesi mi yoksa bu durumun aslı mı.eğer bu durumun aslını kastediyorsanız, “bu namaz bidattir böyle bir şey yoktur” deyin iş bitsin.bunu da demiyorsunuz.mesele namazı 30 gün boyunca kılmak mı, 20 rekat kılmak mı, adı mı, yoksa aslı mı.hangisiyse ona göre bir cevap vermeli.
    gece namazıysa eğer gece namazı deyin.yok cemaatle kılınmasıysa cemaatle klınmasının sakıncası ne.sakıncası varsa delili nedir.cemaatle kılınabilir olduğunu zaten rivayetin kendisinden anlıyoruz.çünkü rivayette sahabe resululahın arkasında kılmış diyorsunuz.eğer bunda bir sorun olsaydı resulullah herhalde söylerdi.demek ki cemaatle de nafile kılınabiliyormuş.üstelik resulullahın kıldığı namazın ne namaı olduğunu ( farz mı nafilemi olduğunu) bilmeyecek kadar da cahil değillerdi herhalde sahabe.

  • Tevhid Ehli diyor ki:

    Selam aleykum,

    Sayin hocam,

    Yukarida dediniz ki “Peygamber’in (savs) sagliginda …yatsi namazinin disinda bir namaz,cemaatle kilinmamistir.”

    Oysa bu yanlistir, çünkü Sahih hadislerden anlasildigina göre Peygamber (savs) bazi sahabileriyle birlikte bu namazi (ramazan gecesinde kilinan teravih namazi) cemaatle kilmis fakat bunu devamli yapmamistir. Farz olacagi korkusuyla cemaati terk ettigini söylemistir. Daha sonra artik bunun farz olmayacagindan emin olduklari zaman Ömer (ra) onlari bu namazi cemaatle kilmalari için toplamistir.

    Korkarim, sizin yukarida yazdiklarinizdan insanlar yanlis anlayip ramazan gecelerini ihya etmeyi terk eder ve bu ganimetten mahrum kalirlar. Bugün dünyanin her ülkesinde kilinan teravih namazinin sünnet’e aykiri hiçbir yani yoktur.

    Ramazan gecelerine mahsus bir namaz sahih’tir. Ve bunun cemaatle kilnmasi’da sahih’tir. Sahih hadisler buna isaret’tir.

    Saygilarimla.

    AÇIKLAMA:

    Değerli kardeşimiz,

    Bahsettiğiniz rivayetler bizim de malumumuz. Yalnız bu konuda bilgi sahibi olmadığınız da ortada. Bu hadislerin nasıl değerlendirilmesi gerektiğini aşağıdaki linklerden öğrenmenizi tavsiye ederiz:

    http://www.fetva.net/goruntulu-fetvalar/peygamberimiz-uc-gun-sureyle-teravih-namazi-kildirmis-midir.html

    http://www.suleymaniyevakfi.org/arastirmalar/teravih-namazi.html

    http://www.kurandersi.com/kuran-sohbetleri/2011/kuran-ve-sunnet-isiginda-teravih-namazi.html

  • Nuray Delen diyor ki:

    Diyanet nihayet teravih namazı ile ilgili açıklamayı yaptı. Keşke yapmasaydı! Güzel dinimizin ne hale geldiğinin devlet eliyle tescil edilmiş halidir. Kur’an-ı Kerim’in yüce rabbimin sözleri ile değil de gelenek ve hurafelerle hareket eden bir Diyanet, yazık! Hiçbir şey söylemeyen çok uzun bir yazı yazmışlar ama hiç birşey anlatmamışlar.

    Neden bu kadar çok Kur’an Kursu var şimdi daha iyi anladım. Arapça öğretelim, hiç birşey anlamasınlar oyalansınlar, sorgulamasınlar!

    Allah sonlarını hayırlı etsin. Bu kadar vebalin, yalanın dolanın altından nasıl kalkacaklar merak ediyorum! “Somali’yle uğraşmak varken böyle boş şeylerle uğraşmayın” diyor Diyanet. Bunca zamandır aklınız nerdeydi? O çocuklar bu hale gelmeden niye yardım eli uzatmadık? Somali yıllardır bu halde. Hem Somali’ye yardım etsek hem de doğruları öğrensek ikisi aynı anda olmuyor mu?

    Hocam sizi televizyonda daha çok görmek istiyoruz. Bizleri aydınlatmanızı, bizlere, çocuklarımıza ışık olmanızı istiyoruz.

    Allah sizden razı olsun.

  • Tevfik Yaşar Tekeli diyor ki:

    Sayın Hocam,

    Saygılar sunarken sizin gibi birkaç değerli alime aslında “cesur yürek” diye seslenmem gerekir. Güzel dinimizi asırlar içinde oluşmuş ve cahiliye dönemini andırır “ATALAR DİNİNDEN” Kur’an’ın gerçeğine tekrar kavuşturmak için verdiğiniz çaba gerçekten takdire değer. “Statükoculuğun ve aman bunu halk duymasın saçmalığının” iliklerine işlediği GELENEKÇİLER VE DİYANET BÜROKRASİSİ elinde güzel dinimiz, BİDATLAR ABİDESİ haline getirilmiş ne yazık ki! Hz. Peygamberin yapmadığı, yaşamadığı, söylemediği, bugün olsa bizi sopayla kovalayacağı ne kadar ŞEY varsa ibadet ve iyi niyet kılıfıyla hayatımıza sokulmuş. Mesela “Kandil Geceleri” hakkında şu an İstanbul Müftüsü olan Profesör zat:”Ne var yani, peygamberimiz zamanında yoksa bile topluma yerleşmiş güzel bir gelenekte ne zarar var?” diyebiliyor.

    Kur’an’ın Arapça okunuşunu öğretmek için kurslarda büyük çaba harcayan bu teşkilat ne yazık ki okuduğumuz ayetlerde “Allah şunları söylüyor” diye bir dersi hiç koymamışlardı. Benim de gittiğim zamanlarda.

    Allah kolaylaştırmışken, “ALLAH İLE ALDATMAYI TAKVA SANANLAR” ha bire ibadet ve kurallar ihdas ederek insanları akıldan ve düşünmekten uzaklaştırmadılar mı?

    Hurafelerle bile mücadeleyi “halk alışmış bırakın, zararı yok bize” diyerek yıllarca görmezden gelmediler mi? Asırlar önce birilerinin takva, menfaat, iktidarı koruma, insanları uyutarak daha kolay yönetme veya daha bir sürü gerekçeyle oluşturdukları adet ve uygulamaları hala din diye günlük hayatta yaşamıyor muyuz?

    Sizin, Yaşar Nuri Öztürk’ün, Bayraktar Bayraklı’nın aydınlatmalarından farda kalmış tavşan gibi ürkenler, “Mevlit töreni rantıyla, ölenin arkasından yaptıkları eksik (!) ibadetleri parayla devretmeleriyle – hem de imamlar marifetiyle-, Müslümanların günümüz ilim ve keşifler çağında niye yer almadıklarıyla nedense hiç uğraşmıyorlar.

    Müslümanın Hac parasını bile rant aracı olarak kullananlar elbetteki sizlerden rahatsız oluyorlar. Çünkü sayenizde seccade ve cami içine hapsedilmiş, tefekkür dünyasından uzaklaşmış Müslümanlar nihayet sorgulamayı da öğreniyorlar. ALLAH’IN İSTEDİĞİNİ DE SORAN, ÖĞRENEN VE BİLEREK İNANAN insanlar belki bu sayede çoğalacak. Camilerde namazdan bahsettikleri kadar ilimden, düşünmekten, sorgulamaktan ve uyuyarak uygulayan değil, bilerek yaşayan kul olmanın gereğinden bahsetseydiler, bugünün zavallı ve kafası karışık Müslümanları sizleri dinledikçe böyle apışıp kalmazlardı.

    Ama ben bir gerçeği yaşadım ve biliyorum. Yüzde doksanı gelenekçi bir eğitimle yetişmiş, gerçek yerine efsane, mitoloji ve hurafenin coşturan lezzetiyle beslenmiş Diyanet kadroları ne yazık ki özlediğimiz aydınlanmayı asla başaramazlar.

    Bir de her türlü kirlenmeden beslenen MEDYA VAMPİRLERİNİ unutmamalıyız. Gerçekler yerine “kapıştırma, karıştırma, yalan yanlışla daha bir karmaşıklaştırmadan” beslenen bu ikiyüzlü medya ile işiniz gerçekten zor.

    Allah gücünüzü, bilginizi ve gayretinizi artırsın. Keşke daha çocukluğumda bana dinimi, örümcek ağının esirleri yerine sizin gibi aydınlık beyinler anlatmış öğretmiş olsaydı. Gelenek adlı paslı çivileri sökmek o kadar zor ki..

    Allah cümlemizin yar ve yardımcısı olsun inşallah.

  • İbrahim Şimşek diyor ki:

    Sevgili Abdülaziz Bayındır,

    Allah sizden razı olsun. Resülümüz Muhammed farz olan namaz dışında Allah’ın bize farz kıldığı namaz dışında bir namaz emretmemiştir. Resülümüzün kendi kıldığı namaz Allah’ı yüceltmek ve yakarışıdır. Nafiledir sadece. Onunla yaradanı arasındaki şükrü ve ibadetidir. Bize emrolunan farz namazıdır. Teravih namazı diye namaz olamaz. Namaz, Alah’ın kitabında eksik namaz vardı da Resülü mü ilave etti! Kişi gece istediği kadar kılabilir. Bu da gece namazıdır veya yakarışıdır yaradanına karşı.

  • Bahadır diyor ki:

    Bu tarz meseleler bence kimseye faydası olmayacak boş tartışmalar. Mahşerde “niye teravih kıldın” ya da “niye kılmadın” gibi suallerden önce sorulacak binlerce sorular var.

  • Hüseyin diyor ki:

    Hocam dine yeni yeni ısınan biri olarak sizi memnuniyetle takip etmeye çalışıyorum. Doğruları “başkası ne düşünür” kaygısı taşımadan aktarıyorsunuz. Bu takdire şayan bir yaklaşım. Müslümanların sizin gibilere çok ihtiyacı var bu çağda. Yolunuz açık olsun. Böyle devam etmenizi diliyorum.

  • Nuray Delen diyor ki:

    Hocam Allah sizden bin kere razı olsun. Bizlere doğruları anlattınız. Aydınlattınız. Lütfen susmayın, korkmayın, doğruları anlatın. Geçmiş yıllarda Cuma namazı da ne kadar uzun kılınıyordu kimse gitmiyordu. Şimdi kısaldı eşim büyük bir zevkle gidiyor. Çünkü zamanını kısıtlamıyor.

    İnsanlarımız lafı o kadar yanlış anlamak istiyorlar ki, siz yanlışları anlatıyorsunuz. Akşam programınız harikaydı, izlemeye doyamadım.

    Bence Diyanet’in burada çıkıp teravih ve oruç saati ile ilgili açıklama yapması ve toplumu aydınlatması lazım.

    Neden her Cuma TRT’de Kur’an-ı Kerim ayet ayet anlatılmaz? Dinimiz hurafelerden kurtarılmaz, sevdirilmez? Diyanet için çok mu zor? Bizlere ve çocuklarımıza bunu çok görürler?

    Sizin gibi hocalarımız çoğaldıkça çok seviniyorum. Yaşar Nur, İhsan Eliaçık ve Süleyman Ateş’i hayretler içinde izledim. Neden korkuyor, kimden? Niye doğruları söyleyemiyor?

    Allah yardımcınız olsun.

  • Ahmet Aydınlık diyor ki:

    Hocam akşamki programınızı seyrettim. Gerçekten aklı kullanarak yaptığınız konuşmalar çok aydınlatıcı ve düşünen insan için uygulama safhasında problem çözücü.

    Allah yardımcınız olsun.

  • 2011 İlahiyat Adayi diyor ki:

    Sayin Abdulaziz Hocam,

    Bu gece bir TV programina konuk oldunuz. Ve ben de gercekten merak ediyordum ilahiyat prof.leri nasildir acaba? Diyanet Isleri Baskani gibi İslami mi bir seylere uydururlar hep diye.. (Nabza gore serbet vermek) Ama sizin gibi insanlarin da oldugunu gormek “disari cikinca ne derler diye dusunmeden sadece Allah’in dedigini ve dogru bildigini acik yureklilikle soylemek.” Yurekten “Allah razi olsun” demek istiyorum.

    Bu sene İstanbul İlahiyat’ta sizi daha yakindan tanimak umidiyle..

    Selametle kalin.. Tekrar tekrar Allah razi olsun..

  • Sadece Tevhid diyor ki:

    Güzel söylüyorsun da Hakan kardes, bir de isin öteki tarafindan bakmak gerekir. Sonucta bu namazi insanlar Rasulullah sav yapti diye kiliyorlar ama onun bu namaz icin ” haydi cemaat gelin su teravihi kilaalim” dedigi yazmadigina göre, böyle bir tavsiyesi olmadigina göre burada bir yanlislik yok mu sence? Bak tüm Ramazanda camiler dolup tasmakta ama ne hikmetse sabah namazinda bu cemaatin 4/1 ni bulunmamakta. Hangisi daha vahim? Toplumun zihninde ramazanda teravih namazi kilmak herseye yeter gibi bir algi olustugu icin insanlarin cogu bu namazi yeterli görmekte, hatta buna mütakip farzlari terketmektedirler. Hangisi daha önemli farz mi sünnet mi? 1.000 tane teravih namazi kilsan kacirdigin bir farz namazinin yerini tutmaz!

    Bir müslüman düsün; teravih kiliyor ama farzi kilmiyor. Tipki cumaya gelip ikindiyi kilmiyor. Ne faydasi var senin kildigin namazin! Yaptigin nafile, nafile!!! Ama bu durumu hic yadirgamiyorum, cünkü farz namazini nasilsa kaza namazi var diyerek sonra kilarim diyen bir düsüncenin sabah o güzel yatagindan kalkip namaz kilmasi haliyle beklenemez. Tabii ki sünnet namazlar nafile namazlarda önemli ama sen farzlari birak sünneti kil! Bunu adi müslümanlik degil bunun adi uydurulmus müslümanliktir.

    Bir alimin görevi, Kur’an ve sünnet cercevesinde insanlari dine cagirmaktir. Insanlari kandillerde ibadete, ramazanda teravihlere cagiracagimiza ilk önce farz namazlarina cagiralim.

    Ayriyetten sunu da belirteyim ki Hz. Ömer söyle buyurmustur: “Namazi olmayanin Islam’dan nasibi yoktur.”

    Belki de tam tersi olacak kiyamette ve Rasulullah (sav)´in arkadasligina nail olacak Abdülaziz Hoca! Neden mi? Allah´in kesin emri olan ve bize vakitli bir zamanla farz kilinmis namaza ve Rasulullah sav´in devamli kildigi sabahin sünnetine ve teheccüd namazina cagirdigi icin..

    En dogrusunu Allah bilir…

  • Fikri diyor ki:

    Yukarıdaki açıklamalardan anladığım kadarıyla Peygamber Efendimiz (s.a.v) senenin her günü yani 365 gün, bir miktar uyuduktan sonra kalkıp gece namazı (teheccüd),vitir namazı kılmakta, ramazan ayında ise özellikle son 10 gün itikafa girip, gece namazı ve bir kulun yapması gereken diğer ibadetleri yerine getirerek Allah (c.c) karşı kulluk vazifesini en iyi şekilde yerine getirmekte, bize düşen de Hz. Peygamberi (s.a.v) anlamaya çalışmak ve en güzel örnek olarak taklit etmeye çalışmak olmalıdır sanırım.

    Evde veya itikafta kılınacak sünnet namazın rekat sayısının serbest olduğu anlaşılmakta, kim ne kadar namaz kılmaya, ibadet etmeye gücü yeterse o kadar yapar. Sonuçta kimi 2 rekat kimisi daha fazla, sünnet namazların belli bir limiti yok

    Sünnet bir ibadet olan gece (Teravih) namazında camiler cemaatle dolup taşarken, farz olan sabah, öğle, ikindi, akşam, (ramazan dışında) yatsı vakit namazlarında camilerde cemaat sayısının az olması garip geliyor insana! Diğer taraftan namaz kılmamak büyük bir günah ve ahirette Allah namazdan hesaba çekecek herkesi. Sonuçta bu ibadet Allah’ın (c.c) müslümanlar üzerine ölene dek yerine getirilmesi zorunlu olan emri, sadece ramazanda oruç tutmak, yatsı ve teravih namazları kılmakla iş bitmiyor.

    Zor olan bu dünya hayatı imtihanında, Allah (c.c) tüm müslümanlara sabır versin, tüm müslümanların yardımcısı olsun.

  • Hakan Sönmez diyor ki:

    Sayın hocam; siz her ramazanda kılındığı gibi teravih namazı hiç kılmadınız mı? Yani yatsı namazının 2 rekat son sünnetinden sonra 20 rekat olarak kılınan teravih namazını kast ediyorum.

    Bir de sanki başka hiç konu kalmamış gibi her ramazanda temcit pilavı gibi bu meseleleri Tv ekranında konuşmak size ne kazandırıyor? Saf ve temiz müslümanların ibadet zevklerini neden kırıyorsunuz? Gerçekten bu yaptığınızdan memnun musunuz? Velev ki Peygamberimiz kılmamış, bu namaz nafile namaz değil mi bırakın? Samimi müslümanların ibadetinden elinizi ayağınızı lütfen çekiniz. Nafile namaz kılmakla bu insanlar hata mı yapmış olurlar?

    Ama ben şuna inanıyorum siz ve sizin gibi ramazanda çıkıp da insanları cemaatten ve camiiden soğutan insanlara Rasülüllah buğzedecektir. Belki insanlar teravih kılmaya geldiklerinde hayatlarında değişiklik olacak. Neden bu insanları camiden cemaatten soğutuyorsunuz? Allah aşkına yapmayın.

    Sitenizden gerçekten faydalanıyorum. Mesela jelatin konusu.

    Selam ve dua ile..

  • Sadece Tevhid diyor ki:

    Kutubi Sitte 2279 nolu hadis: Zeyd b. Sâbit radiyallahu anh’dan:

    Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem, hurma yapraklarından bir odacık edindi. -Affân’ın rivayetinde: “Mescidde”; Abdu’l-A’lâ rivayetinde: “Ramazan’da” eki vardır- Orada namaz kılmak için çıktı, insanlar da onu takip etti. O’nun gibi namaz kılmaya koyuldular. Sonra (bir gece) yine geldiler; ancak (Peygamber) onların yanına çıkmadı. Bunun üzerine seslerini yükselttiler ve kapısına (çakıl) taşı atmaya başladılar. Onlara öfkeli olarak çıkıp şöyle dedi: “Amma da ısrarcısınız ha! Nerede ise bu namazın (teravihin) size farz kılınacağını sandım. Namazı evlerinizde kılmalısınız, farz namazı dışında, kişinin en hayırlı namazı, evinde kıldığı namazdır.” Ebû Dâvud, Nesâî ve aynı lafızla Buhârî ve Müslim

    Bu hadisi Buhârî (ezân 81/2, I, 178; i’tisâm 3/2, VIII, 142; edeb 75, VII, 99), Müslim (müsâfirîn no. 213-4, s. 539-540), Ebû Dâvud (no. 1447), Tirmizî (no. 450) ve Nesâî (kıyâmu’l-leyl 1/2, III, 197-8), Sâlim Ebu’n-Nadr an Busr b. Saîd az Zeyd b. Sâbit asl-ı senedi ile tahrîc ettiler.

    Hadi bu teravih namazi var kaldi ki hadisin orjinal arapcasinda teravih diye gecmez! Bakin Rasulullah sav ümmetine ne buyuruyor: “Farz namazi disinda kilacaginiz en hayirli namaz, evinizde kilacaginiz namazdir.”

    Ayrica bu soruyu soran arkadas “teravih sirktir” kelimesini nereden uydurdu cok merak ediyorum. youtube´tan veya her yerden buna ulasabilir, acsin bir izlesin ve Abdülaziz Hoca ve Süleyman Hocadan özür dilesin. O programi en az 3 kere izlemistim ve kendini hafiz diye tanitan birinin uydurma bir rivayeti Kur’an ayeti diye anlatmasina ve bu durum karsisindaki ezikligini asla unutamam: “Hani Kur’an’da bir ayet vardi, bedevini biri mezarina gelmisti” Hafiza bak aman Allahim…

  • Ahmet Faruk YAZICI diyor ki:

    Teravih namazını savunanların elindeki bir delil de peygamberimizin şu sözüdür:

    “Yaptığınızı gördüm. Size çıkmamdan beni alıkoyan şey, bu namazın sizlere farz oluvermesinden korkmamdır.”

    Ortaya atılan fikre göre Peygamber Efendimiz vefat ettiği için artık bu namazın farz olması gibi bir ihtimal yoktur. O yüzden mescidlerde kılınır.

    Allah farz kıldığı hangi hükmü peygamberin ve ümmetin tercihine bırakmıştır? Allah teravihi farz kılacaktı da Muhammed (s.a.v) mescidde cemaate kıldırmadığı için vaz mı geçti?(!) Peygamber Efendimiz bu kararıyla ümmetini Allah’ın farz kılacağı bir ibadetten kurtarmış mı oldu?(!)

    Acaba bu sözün “nafile olan bu namazı farzmış gibi üzerinize yüklenirsiniz” manasına geldiğini anlamak için çok mu ilim sahibi olmak gerekiyor?

    Ayrıca Resulullah’ın o dönemde engel olmaya çalıştığı şey Ehl-i Sünnet(!) tarafından ne hale getirildiği ortada…

  • Oğuzhan diyor ki:

    Geçen sene Haber Türk’teki programı ben de izledim. Abdülaziz Hoca teravih namazlarına ŞİRK demedi. Sadece Peygamberimizin ve Ebu Bekr’in TERAVİH diye bir namaz kılmadığını söyledi. Sonradan İhdas edilmiş bir Namaz.

    Ama Abdülaziz Hoca ilahi konusunda çok haklı olarak ilahilerin çok büyük bir kısmının sözlerinin ŞİRK olduğunu söyledi ve sonuna kadar da haklıydı.

    Nihayetinde Hz.ÖMER’in SÜNNETİ olan bir TERAVİH namazı var ve 20 değil 120 Rekat dahi kılabilirsiniz.

  • Bahattin Arazsu diyor ki:

    Bu soruyu ben sormuştum. Ben Abdulaziz Bayındır Hocaya neden iftira atayım ki! Geçen sene Habertürk programında aynen söyledi. Ha dili sürçmüş olabilir, onu bilemem. Hatta o programda ilahi okuyanlarla da bir tartışması olmuştu. “İlahi okuma ne okursan oku”, “teravih namazı yok” diyor normalde. Her programında “teravih namazı yok” diyor. O gün de “teravih kılmak şirktir” dedi. İspatı Habertürk programı Murat Bardakçıyla yaptığı program.

    İkincisi Teketek programında Bayraktar Bayraklı “ölülere fatiha okumak şirktir” dedi. Hata Mustafa İslamoğlu Sayın Bayrakl’ıya cevaben “ölülerimize fatihayı okumayıp gazel mi okuyacağız” diye espiri de yapmış ve “dili sürçmüştür” demiş. Yorum yaparken konuyu bilmeden lütfen yorum yapmayın.

    AÇIKLAMA:

    Habertürk Tv’de katıldığımız Tarihin Arka Odası adlı program sitemizde bulunuyor. Aşağıdaki linkten bu programı tekrar izleyip iddianızla ilgili bölümü kesip bize gönderebilir misiniz?

    http://www.kurandersi.com/tv-programlari/haberturk-tv/

  • Songül Büyükgöz diyor ki:

    Hocam şirkle ilgili konulara çok değindiği için herhalde bu şahıs Hocamı bir oradan, bir buradan dinlemiş, birleştirmiş! Ama tabii Süleyman Ateş’in tavrı çok garip, bilen bir insan olarak.

    Allah Teala Hocamın yolunu apaçık etsin, canına sağlık versin, hayırlı uzun ömürler nasip etsin ki biz de apaçık bu yolda ilerleyelim.

  • Mustafa Ayas diyor ki:

    Sorulan sorularda ortaya atılan haberlerin doğruluğunu araştırmadan haberin yargıladığı kişiyi direk olarak suçlu kabul etmek doğru bir yaklaşım değil. Bu usul, Allah’ın ayetleri ile inşa olan kimseye ait olamaz. Bir defasında Mustafa İslamoğlu’na bir hoca ile ilgili soru sorulmuştu da kendisi “Hocamız çok bilgili bir kişidir. Kendisini çok severim. Dili kendisine ihanet etmiş…” diyerek soruda bahsedilen kişinin öyle bir şeyi kastetmemiş olduğu varsayımından hareket ederek soruyu cevaplamıştı.

    Hocalardan bu hassasiyeti beklemek biraz olsun Kur’an’ı okuyan, biraz olsun Kur’an’ı anlayan her kimsenin en doğal hakkı olsa gerek…

  • Ahmed Han diyor ki:

    Soruyu soran kişi Abdulaziz Hoca’ya iftira atmış. Süleyman Hoca da aslını astarını araştırmadan Abdulaziz Hoca’nın boynunu vurmuş. Olay bundan ibaret.

    Süleyman Hoca’ya hiç yakıştıramadım, Televole programında mı zannediyor kendini soruları yanıtlarken acaba? İnsan hiç araştırmadan etmeden başka bir hocaya sözlü sataşmada bulunur mu böyle? Ne ayıp birşey!

    Ayrıca bu kişi “Sayın Bayındır Hz. Ömer’den daha mı üstün?” gibi bir mantık yürütmesi yapmış. Üstünlük ile ilmî seviye arasında direkt bir ilişki var mıdır? Üstünlük takva iledir, peki takva ilim ile midir? Hem farklı açıdan düşünürsek, ilmi ve takvası tavan yapmış bir insan hiç hata yapamaz mı? Bu yaptığı hatalardan bir tanesini kendisinden ilimce ve takvaca daha düşük seviyede olan bir insan farkedemez mi? Bu olaydaki en büyük sorun, bu kadar basit mantıksal hesapları yapmaktan aciz insanların kalkıp internet ortamında yazı yazıp ortalığı karıştırmasıdır.

    Saygı ve selamlar.