Erdem Uygan
ÖZET Bazı Müfessirler, Tevbe şûresinin beşinci âyeti ile Kur’ân-l Kerim’den 124 âyetin neshedildiğini iddia etmişlerdir. Ayrıca çalışmamızda da zikrettiğimiz pek çok alim göre bu âyet ile Müslümanlar ile Gayri Müslimler arasındaki bütün banş antlaşmaları iptal edilmiş ve dolayısıyla müşrikler ya imana gelecekler ya da öldürüleceklerdir. Biz bu görüşün hem âyetİn bağlamı açısından hem de Kur’ân-l Kerim’in anlam bütünlüğü açısından doğru bir görüş olmadığını düşünüyoruz. Aslında bu âyet, sürenin ilk ayetinde ifade edildiği üzere Hz. Peygamber ile antlaşma yapmış olan Mekkeli müşrikler ile ilgili yerel bir hadiseye yönelikti. Ayrıca özel bir durum için nazil olan bu âyeti diğer ayetlerin nasihi kabul edip, Kur’ân’ın bir takım evrensel mesajlarını işlevsiz hale getirmek ya da İslam dininin savaş hukukunu bu âyet temelinde bina etmek doğru bir yaklaşım olmaz. Söz konusu âyetin neshettiği iddia edilen âyetler, kapsamlı bir şekilde değerlendirildiğinde düşülen hataların boyutlanmn ne ölçüde olduğu açıkça ortaya çıkacaktır. Bu açıdan araştırmamızın sonunda sunmuş olduğumuz “mensûh kabul edilen” âyetlerin listesi okuyucular için daha kapsamlı bir bilgi elde etmeleri açısından önem arzetmektedir. Dr. Nur Ahmet KURBAN Yazının tamamını okumak için bağlantıya tıklayın: tevbe-suresi-besinci-ayetin-nesh-ettgi-iddia-edilen-ayetlerin-degerlendirilmesi
Özet: Bu çalışma, endüstriyel ve geleneksel büyükbaşve küçükbaş hayvan kesimlerinde hayvanın doğal pozisyonunda “ayakta hızlı kesim” (standingslaughter) yöntemiyle, “yere yatırılarak kesim” (casting, horizontal restraintslaughter) yönteminin, hayvan refahı standartları ve et kalitesi parametreleri ışığında kıyaslanmasını amaçlamaktadır. OIE (Dünya Hayvan Sağlığı Örgütü) ve FAO (BM Gıda ve Tarım Örgütü) standartları referans alınarak yapılan incelemede ayakta kesim ile,sitres hormonlarının (kortizol, adrenalin) asgari düzeyde kaldığı, kas glikojen rezervlerinin korunarak ideal pH düşüşünün (rigormortis süreci) gerçekleştiği ve mikrobiyal kontaminasyon riskinin azaldığı tespit edilmiştir. Sığır ve özellikle de develerde anotomik yapı dikkate alındığında yere yatırma yöntemine kıyasla ayakta kesimin, kanın daha hızlı ve tam boşalmasını sağlayarak etin raf ömrünü, rengini ve dokusal kalitesini iyileştirdiği sonucuna varılmıştır. Çalışma, develerde uygulanan ve anatomik bir zorunluluk olan ayakta kesim (nahr) modelinin, sığır kesimleri için de referans alınması gereken ideal bir yöntem olduğunu ortaya koymaktadır. Anahtar Kelimeler: Ayakta Kesim, Nahr, Hayvan Refahı, Et Kalitesi, pH, Et Hijyeni. 1. GİRİŞ Et endüstrisinde hayvanların kesim yöntemleri, sadece etik bir problem değil, aynı zamanda nihai ürün kalitesini ve gıda güvenliğini doğrudan etkileyen kritik bir süreçtir. Geleneksel veya endüstriyel kesimlerde hayvanın strese girmesi, fizyolojik dengeleri bozarak et kalitesinde geri dönüşü olmayan kayıplara (DFD et gibi) yol açmaktadır. Bu bağlamda, hayvanın doğal pozisyonunda, ayakta ve […]
45 derece üstündeki enlemlerde beyaz gecelerin olduğu veya güneşin ufkun pek az üstüne çıkığı ya da gün boyunca ufkun altında kaldığı enlemlerde namaz vakitlerini mizana göre hesaplamaya gayret gösteriyoruz. Kutup bölgelerine gittiğimiz vakitlerde, ufkun bulutlarla kapalı olması sebebiyle sabah namazı vakti ile ilgili net bir gözlem yapamadık, tatminkar bir resim de göremedik. Takipçilerimizin bize zaman içerisinde ilettiği gözlemler ile sürekli geliştirmeye devam ettiğimiz takvimi gözden geçirme ihtiyacı duyduk. Yeni takvimi, İsra 17/78 ve Bakara 2/187. ayetlerde belirtilen prensipler yanında, yatsıdan sonra ve sabah namazından önceki uyuma ve dinlenme vaktini de esas alarak yaptık. Hesaplamalarda 45 derece üstü enlemlerde en doğru vakitleri tayin etmemiz için gözleme ve geliştirmeye devam ediyoruz. Bütün dostlarımızdan, Kur’an’daki bilgilere göre gözlemler yaparak bizi bilgilendirmelerini bekliyoruz. Kur’an’da, namaz vakitleri ile ilgili üç temel kural vardır. Birincisi öğlen vaktinin başlangıcı, ikincisi yatsı sonu, üçüncüsü de sabah namazı ve oruç vaktinin başlangıcıdır. Güneş kelimesi, sadece öğlen vakti için kullanıldığından bu üç kural, kuzey kutuptan güney kutba kadar dünyanın her yerinde ve her mevsimde geçerlidir. Allah Teala şöyle buyurur: “Namazı, güneşin tepe noktasını geçmesinden gecenin ğasakına /soğuk vaktinin başlamasına kadar düzgün ve sürekli kıl! Bir de fecir ışıklarının toplandığı vakitte kıl! Fecir ışıklarının toplanması gözle görülür.” (İsra 17/78) Gecenin ğasakı, […]
Mustafa Evli’nin tercümesini yaptığı yazıya aşağıda yer alan linke tıklayarak ulaşabilirsiniz. Paranın Faiz Esaretini Kırma Manifestosu Bağlantı;
Yazar Hakkında
1972 yılında yüce Allah’ın kendisi için uygun gördüğü şartlarla imtihan salonundaki yerini aldı. İmtihanı sürüyor.
1989 yılında, kelimenin içini bütün olumlu anlamları ile tıka basa doldurarak “kardeşim” diye tanımladığı Cenk Durmazel ile tanıştı.
1992 yılından bu yana kendisiyle sayısız programa ve projeye imza attı. Halen devam ediyor.
Herşeyi Yaratan’ın kendisine sınırsız ikramı arasında bir eş ve iki kız evlat da bulunmaktadır.
2007 yılında yavaş yavaş, gerine gerine, henüz yeni fark ettiği cehalet uykusundan uyanmaya başladı. Öylesine derin bir uykudaydı ki mahmurluğunu atması bile bir yılını aldı. Derin ve uzun uykusunda gördüğü acaip rüyaların etkileri eser miktarda da olsa bugün bile devam etmektedir.
O gün itibariyle uyanmak için yüzünü yıkamaya çalıştığı Kur’an isimli tertemiz suyun içinde, bugün hiç çıkmamacasına zevkle yüzmekte ve başka hiçbir şeyle kıyaslanamayacak bu ikramı için Allah’a şükretmektedir.
Hiçbir “izm”i kabul etmez. Hiçbir hizip ve mezhebi kabul etmez. Allah’ın elçileri dışında hiç kimseyi önder ve örnek olarak kabul etmez. Allah’ın kitabından delili olmayan hiçbir şey asla kabulü değildir. Allah’ın ayetleri dışında hiçbir şeyi tartışılmaz kabul etmez. Kimsenin sözü, tezi, dayatması, imanı, inancı, doktrini, ilkesi, devrimi, inkılabı, bilimi, hurafesi, yasası, şeyhi, müridi, lideri, önderi kendisini bağlamamaktadır. Allah’ın ayetlerinden başka yol gösterici kabul etmez. Allah’ın elçisinin, Allah’ın ayetlerinin yeryüzündeki en mükemmel uygulayıcısı olduğunu ve O’nun ayetlerine aykırı söz söylemeyeceğini bilir. Bu nedenle Kur’an’ın tek kaynak olduğunu bilmektedir (Araf 3). Allah’tan başka hiç kimsenin huzurunda saygı duruşuna geçmez ve sadece Allah’ın önünde ve büyük bir şerefle eğilir. İnsanların kendisi için ne dediği umrunda bile değildir. Bizzat Allah’ın “Müslüman” dediği bir kulu olarak ölmek çabasındadır.
Kendisine ait bütün sözleri Sebe Suresi’nin 50. ayeti ile değerlendirilmelidir:
“De ki: Eğer ben saparsam kendi aleyhime sapmış olurum; yok eğer doğru yoldaysam, bu yalnızca Rabbimin bana ilettiği vahiy (Kur’an) sayesindedir. Şüphesiz O her şeyi işitir, O çok yakındır.”
Bu satırları yazan da kendisidir.
https://www.youtube.com/watch?v=CoGTbELy1KY
Eserleri





