2. Bakara Suresi 81. Ayet

“Hayır, kötülük yapan ve kötülüğe iyice batanlar Cehennem ahalisidirler. Onlar orada ölümsüzleşirler.”(Bakara 2/81)

            “kötülüğe iyice batanlar”(Bakara 2/81)

            Kişinin günahının kendisini sarması ifadesi iki şekilde anlaşılmaktadır. Birincisi şirk işlemiş ve şirke tamamen batmış olması ve tevbe etmeden ölmesidir ki bu durumda kişi cennete bir daha giremeyecek, sürekli ve ölümsüz olarak cehennemde kalacaktır. İkinci ifade ise müşrik olmadan günahı kendisini kuşatmış olan, hatasını kabul eden ama kendisine hakim olamayan ve büyük günahlarında ısrar eden kimselerdir. Allah-u Teala şöyle buyurmaktadır; “O gün tartı yapılacağı bir gerçektir. Kimin iyilikleri ağır basarsa onlar umduklarına kavuşacaklardır. Kimin de iyilikleri hafif gelirse onlar da ayetlerimiz karşısında yanlış davranmaları sebebiyle kendilerini harcamış olacaklardır.”(A’raf 7/8-9) ayette geçen kişiler tartıda iyilikleri hafif, kötülükleri ağır basan, günahı kendilerini kuşatmış olan kişilerdir. Kişinin günahlarının çepeçevre onu kuşatması, aşırı derecede günah işlemesidir, bakara 81.ayette günaha batmadan da kurtuluşun olduğunu görüyoruz, çünkü Allah kullarına lütfundan bire on sevap verecektir, ancak çok aşırıya gitmiş olanların günahı sevabını aşabilir. Eğer günahı çepeçevre kuşatmışsa fakat müşrik te değilse, cehenneme girdikten sonra şefaatten faydalanıp cennetteki yakınlarının yanına yerleştirilir, yakını yoksa da Resulullah’ın yanına yerleştirilecektir. İşte şefaat budur, yoksa mahşerde bir şefaat olmadığını ayetlerden görmekteyiz; “Hesap verme günü nedir nereden bileceksin! O gün, kimsenin kimse için bir şey yapamayacağı gündür. O gün bütün yetki Allah’ındır. Gerçekten, sen nereden bileceksin hesap verme gününün ne olduğunu!”(İnfitar 82/17-19) Nebimizin kurana aykırı söz söylemesi mümkün değildir, kurana aykırı sözler ise asla ona ait olamaz. “şefaatim ümmetimin büyük günah işleyenleredir” demesi de ayetlerden anlaşıldığına göre; müşrik olmayan fakat büyük günahlara iyice dalmış ve vazgeçmemiş bu yüzden cehennemde cezasını çekmekte olan kullaradır.

            “Onlar orada ölümsüzleşirler.”(Bakara 2/81)

            Ayette geçen “halid” kelimesi “ölümsüz” demektir. Ayetlerde cennete gidecekler için de, cehenneme gidecekler için de “halid/ölümsüz” kelimesi geçmektedir. Cennete gidenler de cehenneme gidenler de ölümsüzdür. Ölümsüz kelimesi yanında “ebeda” yani “ebedi/sürekli” kelimesi vardır. Cehenneme giren mümin de kafir de halid/ölümsüz olarak girecek, fakat cehennemde kalışı mümin için ebedi olmayacak, kafir için ise ebedi olacaktır. Kafir ebedi kelimesi ile birlikte halid, yani sürekli orada kalıcı ve ölümsüz, mümin ise ebedi kelimesi geçmeden halid yani ölümsüz fakat ölümsüzlüğünün tamamını cehennemde geçirmeyecek cennete gidecek ve ebediliği orada devam edecektir.

Prof. Dr. Abdulaziz Bayındır