2. Bakara Suresi 71. Ayet

 “Dedi ki Sahibim şöyle diyor: “O bir boğadır; ne koşulup toprağı sürmüş ne de ekin sulamıştır. Salmadır; alacası da yoktur.” “Şimdi tüm bilgiyi getirdin!” dediler ve boğayı kestiler. Neredeyse emri yerine getirmeyeceklerdi. ” (Bakara 2/71)

            Bakara 71.ayet, bu sığırın cinsini ortaya koymaktadır. “O, zelül yapılmamış (la zelülün), toprağı sürmede kullanılmayan (tusirul arza) ve sulama işi yapmayan (tesgil harse) bir sığırdır”. (Bakara 2/71) “Zelül” zelil olmuş, baş eğip uysallaşmış; “la zelül” ise; zelil olmamış ani izzetli; boyun eğmemiş, demektir. “Tusirul arz”; toprağı süren olmayan anlamındadır. Toprağı öküz sürmektedir. Boyunduruğa koşulup tarla sürmede kullanılabilmesi için boğanın burulup zelül (uysal-baş eğmiş) hale gelmesi gerekmektedir. Ayetin bu kısmı bu sığırın; toprak sürmek için uysallaştırılmış bir öküz olmaması gerektiğini ifade etmektedir. “Tesgil hars” ise, ekin sulamada dolap çeviren bir inek olmamasını anlatmaktadır. Dolayısıyla ayette; baş eğmeyen, tarla sürmeyen, ekin sulamayan boğanın kesilmesinin anlatıldığı görülmektedir.

            Allah-u Tealanın yaptığı bunca tasvirden sonra daha fazla söyleyecek sözleri kalmıyor ve artık sığırı kesiyorlar. Bu olay hiç basit bir olay değildir. Bugün hala Hindistan’da ineklere tapılıyor. Araçların önlerinden geçen ineklere korna bile çalınmadan saygıyla beklendiğini duymaktayız. Yani her konuda büyük bir saygı var. Olay Bakara 67 ile 70 ayetlerinde inek tasviri gibi başlayıp, Bakara 71. ayette boğa ile bitiyor. Bu durum onları hayvan putlarına tapıcılıktan kurtaracak büyük bir derstir. Kişi kutsallık verdiği hayvanı kestiği zaman artık onun bütün kutsallığı gidecek kendini bile koruyamayan bir hayvanın ne kadar aciz olduğunu anlayacaktır.

            Allah onların bu köklü inançlarının yanlışlığını göstermek için onlara boğa kesmeyi emrettiğinde, bu sebeple çok ciddi bir rahatsızlık duymuşlar ama nihayetinde bu ağır imtihanı geçerek onu kesmişlerdir. İşte insanların şirk bağımlılığını yıktıran böylesine önemli bir olaydan bahsettiğin için bu kıssa, Kuran’ın en büyük suresi Bakara suresine isim olmuştur.

Prof. Dr. Abdulaziz Bayındır