2. Bakara Suresi 45. Ayet

 “Sabırlı  davranarak ve namaz kılarak yardım isteyin. Bu, Allah’a saygısı olanlardan başkasına ağır gelir.”(Bakara 2/45)

            “Sabırlı  davranarak ve namaz kılarak yardım isteyin”(Bakara 2/45)

            “Sabır”ın Türkçe karşılığı “zorluklara göğüs germek/katlanmak”tır. Kişinin alışkanlıklarından vazgeçmesi büyük bir sabır gerektirmektedir. Yahudiler kendilerini üstün ırk kabul ediyorlar, biz “ehli kitabız, Medine’de Allah’ın oğulları ve sevgilileriyiz” diyorlar; müşrikleri adam yerine koymayarak, onlara “siz putperestsiniz, cahilsiniz” diyorlardı. O cahil dedikleri insanların arasından bir kişinin Allah’ elçisi olmasını hazmedememişlerdir. İsrailoğullarının uzun zaman süregelen alışkanlıklarından sonra, yeni elçiye ve Kuran-ı Kerime inanma yükümlülüğü, kesin kararlılık ve sabır gerektiren büyük bir imtihan olmuştur. Cenab-ı Hak bu ayette (Bakara 2/45) İsrailoğullarına sabrın iki önemli yolunu göstermektedir. Hepimiz bu dünyada imtihan edileceğiz. İmtihanlara sabretmeli, yaptığımız ibadetlerle Allah’a olan bağlılığımız gösterdikten sonra, O’ndan yardım istemeliyiz. Her imtihan zordur fakat Allah-u Teala “Zorlukla beraber bir kolaylık vardır. Şurası bir gerçek ki zorlukla beraber bir kolaylık daha vardır”(İnşirah 94/5-6) demektedir. Yani bir zorluğun yanında iki tane kolaylık vardır. Dolayısıyla hiç bir zorluk iki kolaylığa dayanamaz. Kim sabrederse sürekli ilerler. Sabır demek tembellik edip kabuğuna çekilmek değil, hedefe doğru gücü yettiğince yürümeye devam etmektir.

            “Bu, Allah’a saygısı olanlardan başkasına ağır gelir.”(Bakara 2/45)

            Hem şeytan, hem de Yahudilerde; bilgisizlik ya da inanmamak söz konusu değildir. Doğrudan doğruya Allah’a teslim olmak zor bir şey. Allah’a teslimiyetin zor geldiği insanlar, gerçeği bildikleri halde, ona karşı direnmekte ve bildiklerini de gizlemektedirler.Fakat kim içten saygı duyarak yalnızca Allah’ın rızasını tercih ederse, imtihan ona ağır gelmez.

Prof. Dr. Abdulaziz Bayındır