2. Bakara Suresi 36. Ayet

“Sonra Şeytan, o ağaç yüzünden ayaklarını kaydırdı  ve  bulundukları  yerden  çıkardı.  Onlara şöyle dedik: “İnin oradan! Biriniz diğerinin hakkına göz dikecek. Sizin için bu topraklarda yerleşecek yer ve bir süreye kadar geçineceğiniz şeyler bulunacaktır.” (Bakara 2/36)

            Kuranda ğava (ğay) kavramı; yanlış bir inanç, boş hayallere kapılarak bişeyler yapmak demektir. “Kullarım üzerinde senin bir yetkin yoktur . Rabbinin onlara vekil olması yeter.”(İsra 17/65) ayetten de anlaşıldığı üzere aslında şeytanın hiç kimse üzerinde bir etkisi/gücü yoktur.Hesap görüldükten sonra şeytan şöyle diyecektir: “İşler sonuca bağlandığında (hesap görüldüğünde) şeytan der ki; Allah size gerçek söz verdi, ben de söz verdim ama ben sizi yanlış tarafa sürükledim/feehleftukum. Benim sizin üzerinizde hiç bir yetkim yoktu. Ben sizi çağırdım, siz de hemen geldiniz. Beni ayıplamayın, siz kendinizi ayıplayın. Şimdi ben sizi kurtaramam. Siz de beni kurtaracak değilsiniz. Zaten, sizin beni Allah’a ortak koşmanızı da tanımamıştım/reddetmiştim”(İbrahim 14/22) Ğava (ğay) kelimesi son derece önemlidir, bir yanlışın içine düşüp, kendi yanlışını görmezden gelerek, kendi kendini aldatıp, hayallerle yaşamaktır.

            Allah-u Teala şöyle buyuruyor: “Onların içinden gücünün yettiğini sesinle yerinden oynat; atlılarınla ve yayalarınla yönlendir. Mallarına ve çocuklarına ortak ol  bir de onlara söz ver.” Şeytan sadece aldatmak için söz verir.”(İsra 17/64) İnsanın mal ve evlatlarla desteklenmesi bir imtihandır. Zenginleşen insan daha fazla günah ile karşılaşmakta ve Cenab-ı Hakkın emirlerini daha fazla görmezden gelmektedir.   

            Adem, şeytanı bilmekte ve Cenab-ı Hakka secde etmediğini görmekteydi. Buna rağmen Allah’ın emrini (yasak meyveyi yemesi) dinlemeyip, şeytanı takip etmiştir. Şeytan onları şu şekilde kandırmıştır: “İkisinin de edep yerlerinden kendilerine kapalı olan yerlerini açmak için şeytan her ikisine de vesvese verdi ve Rabbiniz bu ağacı size sırf iki melik/kral olursunuz veya burada ebedi kalırsınız diye yasakladı”dedi.”(A’raf 7/20) ayetinde “melekeyn” ve “melikeyn” diye okunabilir. Adem, kendisine secde eden melekler gibi bir melek olamayacağını biliyor olmalıdır. O halde, bu ayette “melikeyn” kıraati daha doğrudur. Oysa Allah, şeytan sizi bu bahçeden çıkarmasın, o hem senin hem de eşinin düşmanıdır demiştir. (Taha 20/117) “Dedik ki; “Bak Âdem! Bu sana da, eşine de düşmandır. Sakın sizi bu bahçeden çıkarmasın yoksa mutsuz olursun.”(Taha 20/114) ayette görüldüğü üzere Cenab-ı Hak, Adem’e şeytanı düşman bilmesini, kendisini bahçeden çıkarmasına izin vermemesini söylemekte ve onu uyarmaktadır. Şeytan ise onu Allah ile kandırarak, ona krallık ve ebediyet vaatlerinde bulunarak kandırmıştır.

Prof. Dr. Abdulaziz Bayındır