2. Bakara Suresi 29. Ayet

 BAKARA 29.AYET           

Yerin içinde olan her şeyi sizin için yaratan O’dur. Sonra göğe yönelmiş ve onları yedi gök olarak düzenlemiştir. Her şeyi bilen O’dur.”(Bakara 2/29)

            Uzayın en önemli cismi olan Dünya, iki günde yaratılmış; gıda ölçülerinin konması ile birlikte süre dört güne çıkmıştır. (Fussilet 41/9-12) Kuran’da sözü edilen gün, bize göre bin yıl (Secde 32/5.), ellibin yıl (Meâric 70/4) veya sonsuza dek (Araf 7/32) uzayabildiği için buradaki gün, evre anlamındadır.

            Cenab-ı Hak yeryüzünde ne varsa hepsini doğrudan ya da dolaylı olarak faydalı olması için yaratmıştır. Örneğin domuz haram ve insana zararlı olduğu halde yine de ekolojik açısından faydaları vardır. Yeryüzünde bulunan tüm varlıklar, prensip olarak helaldir, haramlık ise belirtilmiş istisnadır.

             Allah-u Teala şöyle buyuruyor: “Gökleri ve yeri 6 günde/aşamada yaratandır. O’nun gökleri ve yeri yaratırken arşı/egemenliği suyun üzerindeydi. Tüm bunları, hanginiz daha iyi iş yapıyor,  sizi denemek için yaptı”(Hud 11/7) Bahsedilen zamandagüneş olmadığından, ayette geçen 6 gün, bu gün bizim 24 saatlik günümüz değildir. Bu ogünle ilgili bir süredir. Yine yaratılışla ilgili olarak şöyle buyruluyor: “Görmezden gelenler görmedi mi; göklerle yer bitişikti; fetalına huma/biz o ikisini patlattık. Bütün canlıları da sudan yarattık. Onları sarsmasın diye yeryüzünde dağlar diktik, orada geniş yollar açtık”(Enbiya 21/30-31) Bilimsel olarak yapılan araştırmalarda bu bilgilerin gerçekliğine kolaylıkla ulaşılabilinmektedir. Yaratılmadan önce suyun varlığı, dünya ile göklerin bitişik oluşu da böyledir.

            Kainatın yaratıcısının Allah olduğu bilgisi her insanda vardır, bu bilgi fıtratında olan insanlara şirk koşmamaları için, ayetlerde fıtratındaki yaratılış bilgilerinden başlanılarak uyarılar yapıldığı görülüyor. “Şu yeryüzünü 2 günde yaratan Allah’ı görmezden gelip, ona benzer varlıklar/endad mı oluşturuyorsunuz? Allah, üstten alta doğru dağlar (yeryüzüne) yerleştirmiştir. Allah yerin içinde bereket koydu, yerin gıdalarının ölçüsünü 4 günde yere koydu, arayanlar için eşit uzaklıkta olarak. Sonra gökyüzüne yöneldi, gökyüzü duman halindeydi o ikisine de “isteyerek ya da istemeyerek gelin” dedi. İsteyerek geldik dediler. O duman halindeki göğü 7 gök olarak düzenledi, her bir göğe emrini vahyetti. Biz o yedi gökten en yakın olan göğü (1.göğü) yıldızlarla süsledik ve hıfzan/koruma yaptık. Bu güçlü ve her şeyi bilen Allah’ın koyduğu ölçü/takdirdir”(Fussilet 41/9-10) Yaratılışta Cenab-ı Hak toprağa, her bir ürünün oluşum ölçülerini, yapısını koymuştur. Bu ölçüler toprakta yaratıldığı için bu gün ne tohumu ekerseniz onu biçersiniz. “Herkese eşit uzaklıkta olarak” yani kim aklını kullanır, çalışırsa bu imkanlara kavuşur. Demek ki en güzel sonuçlar da en güzel gayret gösterenin olacaktır.

           Enbiya 21/30 ayetteki fatekna/patlattık ifadesini, Fussilet 41/11 ayetteki “duman halindeydi” ifadesi tefsir eder. Patlama nedeniyle duman oluşmuştur. Bu duman, bir normal gaz tabakası olmaktan ziyade, patlamadan kaynaklanan toz/gaz dumanıdır. Bugün gelişmiş teknolojiye rağmen Astronomi bilimi, hala 1.göğü geçememiştir. Bu konularda deneyler ve araştırmalar bilim insanları tarafından devam etmektedir. 1.Kat sema hıfz/koruma yapmaktadır. “Biz en yakın göğü (1.gök) yıldız süsleri ile süsledik. İşe yaramaz/merid her şeytandan da koruduk. Mele-i alaya kulak kabartamazlar/işitemezler. Her taraftan kovulurlar. Kovulup atılırlar, onlar için onlardan ayrılmayan bir azap vardır. Ancak (oradan/mele-i aladan) bir söz kapan olursa, hemen onları delen bir meteor takip eder/peşine düşer.”(Saffat 37/6-10)Ayetten anlaşıldığı üzere mele-i ala/kainatın yönetim merkezi, 1.kat semanın üzerinde bir yerdedir. Şeytan Adem’e secde etmeyince 1.kat semadan, mele-i aladan kovulmuştur. Yeryüzüyle ilgili bütün konular mele-i alada görüşülür. Allah-u Teala şöyle buyurmaktadır: “Her şeyin hazineleri bizim yanımızdadır. Onu belli bir miktarda indiririz”(Hicr 15/21) Göklerde her şeyin hazinesi vardır. “Gökten belli bir ölçüyle su indiren Allah’tır. O su ile ölü bir beldeyi diriltir. Siz de böyle çıkarılacaksınız. Tüm çiftleri/eşleri yaratandır ve size bineceğiniz gemiler ve hayvanlar, emrinize vermiştir ki, böylece siz onun üzerine binip yerleşince, Allah’ın nimetini anarak şöyle deyin; subhanellezi sahhara lena haza vema künna lahu mukrinin/bu aracı benim emrime veren Allah’a boyun eğerim”(43/11-13)

             “(Nuh dedi ki) görmediniz mi, Allah 7 göğü tabaka tabaka nasıl yaratmış? Onların içinde ayı nur/ışığı yansıtan, güneşi de sirac/kandil (ışık-ışık üreten kaynak) yaptı. Allah sizi yerden bir bitki bitirir gibi bitirdi.”(Nuh 71/15) Yani sizin vücudunuzu oluşturan tüm parçalar, topraktan oluşturulark yaratılışınız gerçekleştirildi denilmektedir. Nuh 71/15 ayette Nuh aleyhisselanın kavminde 7 kat gök bilgisi olduğu anlaşılmaktadır. Nitekim Cenab-ı Hak  Adem aleyhisselama tüm isimleri öğretmiştir ve bu bilgiler  Adem aleyhisselama yakın zamanda olan Nuh aleyhisselam kavmine kadar ulaşmıştır. “Gökleri ve 7 kat göğü yarattı, yerden de bir mislini/benzerini yarattı. İşler bunlar arasında (7 kat semadan dünyanın 1.kat tabakasına) dönüp dolaşır”(Talak 65/12) Cenab-ı Hak Gökleri 7 gök olarak yarattığı gibi, benzerini yani 7 katını da yerde yaratmıştır.Yani, 7 tabakası olan yerin 7.katında yaşamaktayız. Daha içeride 6 tabaka var. Dünyanın bir misli/benzeri olan 7. kat semada da nebimizin miracı vuku bulmuştur. Demek ki yaşanılacak en güzel yer 7. kat semadadır.

            Kuran-ı Kerimde Cenab-ı Hak çoğu kez insanları yaratılış, yerler ve gökler üzerinde düşünmeye itmektedir: “Yeryüzünde gezin dolaşın da bir bakın ki; halk yaratılışı Allah nasıl başlattı? Sonraki yaratılışı da Allah ortaya koyacaktır. Allah her şeye ölçü koyar”(Furkan 25/20) “Sizin yaratılışınız mı daha güçlü yoksa göklerin mi? O gökleri bina etmiş, onun tavanını da/semk yükseltmiştir. Gecesini kararttı, gündüzünü açığa çıkarttı.” (Naziat 79/27)Cenab-ı Hakkın kainatı yaratışındaki incelikleri gördükçe müminlerin imanı  artacak, yaratılış hakkında düşünen kimselerin gördükleri de hidayetlerine sebep olabilecektir.

Prof. Dr. Abdulaziz Bayındır