2. Bakara Suresi 199. Ayet

Sonra insanların (daha önce) aktıkları gibi sizde akın. Allah’tan bağışlanma isteyin. Allah bağışlar, iyiliği boldur.“(Bakara 2/199)

            Zilhiccenin dokuzuncu günü öğleden sonra Arafat’ta vakfe yapan hacılar gün güneşin batmasıyla birlikte Müzdelife vadisine doğru sel gibi akarlar. O gece, tanyeri ağarıncaya kadar Müzdelife’de vakfe zamanıdır. Müzdelife’de vakfe yapmak haccın vaciplerindendir. Yolların tıkalı olmasından dolayı Müzdelife vakfesi için oraya zamanında ulaşamamış olan bir kişiden bu görev düşer.

            “Rabbin fil ashabına ne yaptı? Kurdukları düzeni bozdu değil mi? Üstlerine öbek öbek uçuşan (lav bulutları) nesneler gönderdi. (O bulutlar) Pişmiş kilden taşlar yağdırıyordu başlarına. Böylece onları yenmiş, parçalanmış bitki kabuğu gibi yaptı.”(Fil 105/1-5) Ayetlerde anlatılan Ebrehe ordusu Kabe’yi yıkmaya kalkışmış ve Cenab-ı Hak tarafından, Müzdelife’den başlayıp Mina’da biten vadide helak edilmişlerdir. Onlar Kabe’yi yıkmaya muvaffak olamayanıca Mekkeliler bu kutsallığın kendilerinden kaynaklandığı düşüncesine kapılmışlardır. Bu düşünceyle “Arafat harem sınırları dışında biz oraya çıkarsak orayı da kutsallaştırmış oluruz” demişlerdir. Hac ibadetini yapan diğer insanlar ise Arafat’a çıktığı için herkes şaşırıyor. Sonra Cenab-ı Hakkın Bakara 199.ayet emri ile Mekkelilerin de herkesin yaptığı gibi Arafat’ta vakfe yapmaları emredilmiştir.

Prof. Dr. Abdülaziz Bayındır