2. Bakara Suresi 185. Ayet

Ramazan, insanlara rehber olan ve rehberin açıklayıcı âyetlerinden oluşan Kur’ân’ın ve o Furkan’ın indirildiği aydır. Sizden kim o ayı yaşarsa, oruçlu geçirsin. Kim de hasta yahut yolculuk halinde olursa, o günlerin sayısı kadar diğer günlerde oruç tutsun. Allah sizin için kolaylık ister, zorluk istemez. Bunlar, sayıyı tamamlamanız, (orucun bittiği gün) sizi buna yöneltmesine karşılık(Bayram namazında) Allah’ın yüceliğini seslendirmeniz ve ona karşı görevinizi yerine getirmeniz içindir.“(Bakara 2/185)

            Oruç Ramazan ayı içerisinde yapılması gereken farz bir ibadet olup, nebimiz “Özürsüz olarak bir kimse, bir gün oruç tutmasa, ölünceye kadar bütün günleri oruçlu geçirse, bu bir günün eksiğini kapatamaz” buyurmuştur. Günümüzde kefaret orucu denilen, orucunu bozanın bozduğu 1 gün yerine 61 gün tutması olayı uydurulmuştur. Bu kefaret orucu, asla Ramazan ayında tutulacak 1 günün yerine geçmez. Zihar kefaretinden yapılmış bir alıntıdır.

            Bakara 185.Ayette görüldüğü üzere oruç tutmama izni hasta ve yolculara özeldir. Bunun dışında geleneğe göre adetli kadının oruç tutacağının haram olduğunu söyleyenlerin her hangi bir dayanağı yoktur. “Sana kadınların âdet halini soruyorlar. De ki, o bir eziyettir. Âdet günleri onları rahat bırakın; temizleninceye kadar da yaklaşmayın. Tertemiz oldular mı, onlara Allah’ın size buyurduğu yerden yaklaşın. Allah tevbe edenleri sever, tertemiz olanları da sever.” (Bakara 2/222)

            Bazı kimseler de adetli kadının hasta olduğu için oruç tutmaması gerektiğini söylemektedir, fakat bu kişiden kişiye değişen bir durumdur ve adetli olduğu günleri ağır geçiren bir kadın, adetli olduğu için değil hasta olduğu için orucunu tutmaz. Tutmaması yasak değil izin olup, tutması daha hayırlıdır. Tutmadığında ise daha sonra iyileştiğinde bu oruçları kaza etmesi yani iyileştiği günlerde tutması gerekmektedir.

            “Allah size kolaylık ister, zorluk istemez. Bu, sayıyı tamamlayasınız ve size doğru yolu göstermesine karşılık Allah’ı yüce bilesiniz diyedir; belki teşekkür edersiniz.”(Bakara 2/185) ayetinden de anlaşıldığı üzere Allah kullarını hiç bir zaman zor olana sevketmez. Allah’ın gerçek dini çok kolaydır, ancak bazı insanlar bu dini yüce Allah’ın ayetlerinden anlayamayıp, kendi kafalarına göre zorluklar çıkartmaktadırlar. Allah-u Tealanın hiç bir zaman bizim ibadetimize ihtiyacı yoktur. Yaptığımız her ibadetin bizim için bildiğimiz bir çok ve bilmediğimiz daha çok faydaları ve hikmetleri vardır. Yani dolayısıyla Allah’ın bize emrettiği ibadetler de bizim için birer nimete dönüşmekte ve karşılığında yaptığı her şeyi güzel yapan Rabbimize hamd etmemiz gerekmektedir.

Prof. Dr. Abdülaziz Bayındır