2. Bakara Suresi 179. Ayet

Ey sağlam duruşlu kişiler, kısasta sizin için hayat vardır, belki kendinizi korursunuz.“(Bakara 2/179)

            Akıl ile kalp, aynı noktada birleşirse ona lübb denir. Bu durumda kişi, bir şeyle şartlanmadan düşünür. Allah-u Teala kısas sistemini öyle matematiksel bir doğru halinde oluşturmuştur ki uygulandığında problemleri tümüyle ortadan kaldıracaktır. Kısas kan davası gibi değildir. Kısasta mağdur kişinin yakınları tarafından karar verilir. Eğer yakınlar affetmez ise sadece öldüren kişi yaptığının aynısı ile cezalandırılır. İslam ceza hukuku öyle mükemmel bir şekilde Cenab-ı Hak tarafından oluşturulmuştur ki uygulandığında tam bir düzen içerisinde ve şaşılacak sonuçlarla ilerlemektedir. Cenab-ı Hak Bakara 178. ayette “Kim, kardeşi tarafından bir bedel karşılığı bağışlanırsa, marufa  uysun ve bedeli güzelce ödesin” diyerek öldüren kişi ile mağdur arasında olan kardeşliği hatırlatmaktadır. Nitekim gerçekten kuralına uygun olarak ilerleyen İslam cezalarında sonuç çoğunlukla af olmaktadır. Burada af yetkisi devlet organlarına değil öldürülenin yakınına verilmiştir.

            Örneğin; öldürülen kişinin 10 mirasçısı olsa, içlerinden sadece biri affetse yine öldürme cezası ortadan kalkacaktır. Kısas davası idam değildir, son kararı da devlet değil zarar gören kişiler vermektedir. Tüm kolaylaştırıcı ve her iki tarafı da affa yakınlaştırarak memnun edici kurallar Cenab-ı hak tarafından konulmuştur. Tarafların tatmin edilmesi olayı düşmanlıktan çıkartıp, ölümlerin devam etmesini de engellemektedir. Dolayısıyla kısasta, aklını kullanıp Cenab-ı Hakkın emrine teslim olanlar için her yönüyle hayat vardır. Allah-u Teala şöyle buyuruyor; “Eğer ceza vermek isterseniz size ne yapıldıysa onun dengiyle ceza verin. Sabredecek olursanız kuşkusuz bu, sabredenler için daha iyidir.”(Nahl 16/126) “Kim kendine yapılan saldırıya misliyle karşılık verir, sonra yine saldırıya uğrarsa, Allah ona elbette yardım eder. Allah affeder ve bağışlar.”(Hacc 22/60) “Kötülüğün cezası, onun dengi bir kötülüktür. Kim bağışlar da arayı düzeltirse karşılığını Allah verir. O, yanlış yapanları sevmez, kim de kendine yapılan yanlıştan sonra hakkını alacak olsa, ona engel olunamaz.”(Şura 42/40-41)

Prof. Dr. Abdülaziz Bayındır