2. Bakara Suresi 173. Ayet

O, size sadece meyteyi (kesilmeden ölmüş hayvanı), akmış kanı,   domuz etini ve Allah’tan başkası adına kesilmiş olanı haram kılmıştır. Kim darda kalır da birinin hakkına saldırmadan ve ihtiyaç sınırını da aşmadan bunlardan yerse, günaha girmez. Çokça bağışlayan ve iyiliği bol olan Allah’tır.“(Bakara 2/173)

            Bakara 173.ayette haram kılınmış yiyecekler anlatılmaktadır. Ayrıca şu ayette de geniş olarak ifade edilmiştir; “Müminler, akitlerinizin  gereğini yerine getirin. Aşağıda okunacak olanlar dışındaki dört ayaklı hayvanlar size helâl kılınmıştır; ama ihramlı iken avladığınızı helal görmeyin . Allah istediği hükmü verir. Müminler, Allah’a kulluğun simgelerine, haram ayına, hac kurbanına, gerdanlıklı kurbanlara  ve Rablerinin ikramını ve rızasını aramak için Kabe’ye yönelenlere saygısızlık etmeyin. İhramdan çıkınca avlanabilirsiniz. Mescidi haramdan men edenlere duyduğunuz öfke, sakın sizi aşırılığa sevk etmesin. İyilikte ve takvada yardımlaşın ama günahta ve taşkınlıkta yardımlaşmayın. Allahtan korkun; Allah’ın cezası ağırdır. Ölü, kan, domuz eti, Allah’tan başkası adına kesilmiş, boğulmuş, vurulmuş, düşmüş, boynuz darbesi almış ve yırtıcı tarafından yenmiş olanlar size haramdır; ölmeden keserseniz başka. İbadet için dikili taşlar üzerinde kesinler haram olduğu gibi çekilişle kısmet aramanız da haramdır. Bunlar yoldan çıkmaktır. Bugün kâfirler dininizden ümitlerini kesmişlerdir; onlardan korkmayın, benden korkun. Bugün dininizi olgunlaştırdım; size olan nimetimi tamamladım. Size din olarak İslâm’ı uygun gördüm. Her kim günaha eyilimi olmadan açlıktan dolayı mecbur kalırsa Allah bağışlar ve ikram eder.(Enam 6/1-3)

            Ayete geçen “kan” kelimesinin başında geçen eliflam harfi kelimeye belirlilik anlamı vermektedir. Yani bir yerde ilgili kelimenin tanımının yapıldığına işaret edilmektedir. Bu kelimenin tanımı şu ayette yapılmıştır; “De ki: “Bana gelen vahiyde yiyene yemesi haram kılınmış bir şey bulamıyorum; leş, akmış kan, domuz eti ki pisliktir, ya da yoldan çıkmak suretiyle Allah’tan başkasının adı anılarak kesilmiş olursa başka. Kim zorda kalır da isyan etmez ve aşırı gitmezse senin Rabbin bağışlar ve merhamet eder.”(Enam 6/145) Demek ki kanın haram olması “akan kan” için geçerlidir. Et kesilirken damarlarda kalan kan değil, o damarlardan akmış olan kan haramdır. Dolayısıyla kesilmiş etleri yıkamaya, içindeki kanları çıkarmaya gerek yoktur.

            Allah’ın elçisi “Allah’ın adıyla başlamayan önemli işlerden hayır gelmez” buyurmuştur. Ama bu durum besmeleyle kesilmeyen hayvanın etinin haram olduğunu göstermez. Ayrıca hayvanı kesen kişinin Müslüman olması da şart değildir. Fakat Allah’tan başkası adına, yani putlara, uydurulmuş tanrılara, yatırlara sunulmak amacıyla kesildiyse bu hayvan haram olur. Allah-u Teala şöyle buyurmaktadır; “Neye dayanarak üzerine Allah’ın adı anılanlardan yemiyorsunuz? Hâlbuki Allah, yenmesi haram olanları size açık açık bildirmiştir, zorda kalmışsanız başka.  Onların birçoğu heveslerine uyarak bilgisizce saptırırlar. Senin Rabbin aşırı davrananları çok iyi bilir. Fasıklık yapılarak üzerine Allah’ın adı anılmamış olduğu kesin olandan yemeyin. Şeytanlar dostlarına, sizinle mücadele etmelerini fısıldarlar. Onlara boyun eğerseniz tam müşrik olursunuz. Günahın açığını da gizlisini de bırakın. Suç işleyenler, suçlarının cezasını çekeceklerdir.”(Enam 6/119-121)

            Aç kalmış ve haram kılınan yiyeceklerden başka bir şey bulamamış bir kimse, bu zaruret durumunda aşırıya kaçmamak yani ihtiyacı dışında yememek, yoldan çıkmamak yani haramı helal saymamak şartlarıyla bunlardan yiyebilir. Allah-u Teala şöyle buyurmaktadır; “Allah size sadece ölüyü, kanı, domuz etini ve Allah’tan başkası adına kesileni haram kılmıştır. Kim zorda kalır da aşırı gitmez ve başkasının hakkına saldırmazsa Allah bağışlar ve ikramda bulunur.”(Nahl 16/125) Allah böyle bir durumda affedeceğini, bu günahı görmezden geleceğini ve ikramda bulunacağını söylemektedir. Yani bu yiyeceklerin vücutta doğuracağı zararları da giderecektir.

            Deniz canlıları ve ürünleri ile ilgili olarak Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur: “Deniz avı ve onun yiyeceği size de yolculara da bir geçimlik olarak helal kılınmıştır.” (Mâide, 5/96) Bu ayete göre deniz hayvanlarının, yani suyun altından başka yerde yaşayamayanların hepsi, nerede ve nasıl bulunursa bulunsun; helaldir. Ayrıca ayette geçen “bahr” kelimesi geniş ve çok miktarda suyu içinde barındıran; deniz, nehir, göl, dere ve büyük havuzları kapsamaktadır. Allah’ın elçisinden nakledilen meşhur bir rivayet de şöyledir: “Denizin suyu temiz; meytesi/ölüsü de helâldir.” (Ebû Dâvûd, Tahâret, 41; Tirmizî, Tahâret, 52; Nesâî, Tahâret, 46; İbn Mâce, Tahâret, 38) Bu ayet ve hadise göre her çeşit balık helal olduğu gibi midye, karides, kalamar ve bir tatlı su ıstakozu olarak tanımlanan kerevit gibi kabuklu deniz/su hayvanları da helaldir.

Prof. Dr. Abdülaziz Bayındır