2. Bakara Suresi 140. Ayet

“Yoksa İbrahim, İsmail, İshak, Yakup ve torunlarının Yahudi veya Hıristiyan olduklarını mı söylüyorsunuz? De ki: “Siz mi iyi bilirsiniz, Allah mı?” Allah’ın, kendisine gösterdiği bir gerçeği gizleyenden daha kötü kim olabilir? Yaptığınız hiçbir şey Allah’a gizli kalmaz.”(Bakara 2/140)

            “Dediler ki: “Yahudi veya Hıristiyan olun ki, doğru yolda olasınız!” De ki: “Hayır, İbrahim’in dosdoğru şeriatına/kanunlarına/yoluna uymak gerekir. O, müşriklerden/ortak koşanlardan olmadı.”(Bakara 2/135) ayette doğru yolda olmanın ölçüsünü kendilerine göre koyduklarını sanan ehli kitaba karşı, Cenab-ı Hak doğru yolda olmanın gerçek ölçüsünü Hz. İbrahim gibi müşriklerden olmamak ve onun dosdoğru yoluna uymak şeklinde göstermiştir. Bakara 135. ayette her bir grubun kendi yolunu hidayet yolu saydığı görülmektedir. Nitekim Yahudiler soylarının İbrahim’den geldiğini, Hristiyanların bizim yolumuz İbrahim’in yoludur demesi, üzerine bir de Mekkeli müşriklerin biz Hz. İbrahimin soyundan geldiğimiz için doğru yoldayız demeleri daha sonra artarak her grubun  İbrahim, İsmail, İshak, Yakup aleyhisselam ve torunlarının kendi dinlerinden olduklarını iddia etmelerine dönüşmüştür. Dolayısıyla her grup tüm Allah’ın elçilerinin aslında kendi dinlerinden olduğunu iddia eder hale gelmiştir.

            Günümüzde Kuran-ı Kerim ayetlerini işittiğinde ve kendi uygulamalarının ayetlere ters düştüğünü anladığında, gelmiş geçmiş bütün alimlerin, din büyüklerinin kendileri gibi düşündüğünü ve bu yüzden haklı olduklarını iddia eden kimseler de aynı ehli kitap ve müşriklerin savunması gibi savunma göstermiş olmaktadırlar. Ayetler konusunda “sen nebiye ve ashabına uymuyorsun” diyenler nebi ve ashabın Kuran ayetlerine uymadığını, onların aynı kendileri gibi söylemiş olduklarını iddia etmiş olurlar. Böyle bir şey ise söz konusu bile olamaz. Cenab-ı Hak bu durum karşısında söylenilmesi gerekenleri şu şekilde ifade etmiştir: “De ki: “Siz mi iyi bilirsiniz, Allah mı?” Allah’ın, kendisine gösterdiği bir gerçeği gizleyenin durumundan daha kötü duruma kim düşebilir? Ne yapsanız Allah ondan habersiz değildir.”(Bakara 2/140) ayette geçen “Allah’ın kendisine gösterdiği gerçek” ehli kitap için kitaplarında yazan son nebiye inanılmasını kabul ettikleri ayetler, yani son nebiye uyup Kuran-ı Kerime uyma görevidir. Bugün kendilerine Müslüman adı verdiği halde ulema da bizim gibi diyor iddialarında bulunanlar için de “Allah’ın kendisine gösterdiği gerçek”  Kuran-ı Kerim’dir. Cenab-ı Hakkın sözü ve şahitliği üzerine bir şeyi delil getirmek kadar kötü bir duruma düşecek olan kimse yoktur.

Prof. Dr. Abdülaziz Bayındır