2. Bakara Suresi 115. Ayet

“Doğu da batı da Allah’ındır. Ne tarafa dönseniz Allah ile yüz yüze gelirsiniz. İmkanları geniş olan ve her şeyi bilen Allah’tır.”(Bakara 2/115)

            Cenab-ı Hak, yeryüzünün her yerini bize mescit kılmıştır. Kainatta karış karış her yer yüce Allah’a aittir ve O her an her yerde her kesi görmekte ve bilmektedir. Dolayısıyla bu; yer yüzünün tamamı mescittir ve yeryüzünün her yerinde ibadet edebilirsiniz demektir. Allah’a ibadette korunması gereken sınır mekan ile değil, ibadetin yalnızca yüce Allah’a has kılınması ile belirlenmiştir. Allah-u Teala şöyle buyurmaktadır:   “Mescidler Allah içindir. (secde yapılan, namaz kılınan yerler) O halde Allah’la beraber başka birine (kimseye) çağrıda bulunma. (Allah’tan başkasından yardım isteme. Ahkaf/5 “Allah’ın        dunundan -altında ama en yakınında- yardıma çağırandan daha sapık kim olabilir?”)” Kişi her anında ve her ibadetinde bu ayeti ilke edinmelidir.

            Allah-u Teala şöyle buyurmaktadır: “Allah göklerin ve yerin ışığıdır. Onun ışığı, içinde kandil bulunan kör penceredeki ışık gibidir. Kandil camın içinde, inciyi andıran bir yıldız gibi, doğuya ve batıya ait olmayan bereketli zeytin ağacından tutuşturulmuştur. Yağı, neredeyse ateş dokunmasa bile ışık yayar gibidir.  Işık ışık üstüne! Allah aydınlanmayı tercih edeni kendi ışığına yöneltir ve insanlara örnekler verir. Allah her şeyi bilir. (O ışık) yüce tutulmasına ve içlerinde adının anılmasını Allah’ın izin verdiği evlerde olur. Oralarda sabah akşam (insanlar) Allah’a boyun eğerler. (O ışıktan yararlananlar) Öyle adamlardır ki, onları ne ticaret, ne alış veriş onları Allah’ın zikrinden (Kur’ân’dan), namazı tam kılmaktan ve zekatı vermekten alıkoyabilir. Onlar, kalplerin ve gözlerin döneceği bir günden korkarlar.”(Nur 24/35-37)  Nerede olursak olalım yapacağımız ibadeti yalnızca Allah’a has kılmamız gerekmektedir, bu sınırın dışı ise şirktir.

            İnsan şirke düştüğü zaman yapılanlar boşa gidecek, yok sayılacaktır. Allah-u Teala şöyle buyurmaktadır: “Allah’ın mescitlerine hizmeti sadece, Allah’a ve ahret gününe inanan; namazı kılan, zekâtı veren ve Allah’tan başkasından korkmayanlar yapabilirler.  Bunların doğru yolda olmaları umulur. Siz, hacılara su vermeyi ve Mescid-i Haram’a hizmeti, Allah’a ve ahiret gününe inanan ve Allah yolunda bütün engellere göğüs geren kimsenin yaptığı ile bir mi tutuyorsunuz? Bunlar Allah katında bir olmazlar. Allah yanlışlar içindeki bir toplumu yola getirmez.”(Tevbe 9/18-19) Yani kişi şirk içerisindeyken hangi ibadeti ne kadar çok ve nerede yaparsa yapsın bu yaptıkları iyilik ve ibadetler yok olup gidecektir.

Prof. Dr. Abdülaziz Bayındır