2. Bakara Suresi 10. Ayet

 “Bunların kalplerinde bir hastalık oluşur, Allah bir hastalık daha verir. Yalan söylemelerine karşılık da acıklı bir azabı hak ederler.”(Bakara 2/10)

            Kalplerindeki hastalık, yanlış davranışlardan doğar. Kişi hangi davranışı seçerse kendisinde o yönde bir tabiat oluşur. Allah-u Teala hiç kimseye kendi gayreti olmadan bir müdahalede bulunmadığı için bu hastalıkları da giderek artar, yanlış davranışları içerisinde dura kalırlar. Allah Teâlâ şöyle demiştir: “Bazıları, bir sure indirilince; “hanginizin imanını artırdı?” der. O, inanıp güvenenlerin imanını artırır, birbirlerini müjdelerler. İçi bozuk olanların da pisliğine pislik katar. Onlar da kâfir olarak ölürler.” (Tevbe 9/124-125)

 Kalbi güven (iman) dolu iken ağır baskı altında olan dışında her kim, inanıp güvendikten sonra ayetleri görmezlikten gelir ve görmezliği (kafirliği) içine sindirirse, Allah’ın öfkesi onların üstünde olur. Onların hak ettiği büyük bir azaptır. Bu onların, dünya hayatını ahiretten daha çok sevmeleri sebebiyledir. Allah, kâfirler topluluğunu yola getirmez.“(16/106-108) Çünkü kafirlerin kimi “ben sizden değilim” diyen ve teslim olmak istemeyişlerini açıkça ifade eden kimselerdir. Hem Allah-u Tealaya gerektiği gibi teslim olmak istemeyen, gerçekleri bile bile gizleyen hem de müminlere aksini gösteren bu kişiler ikili oynamaktadırlar. Kafirliklerini gizleyip, inandıklarını iddia eden bu kişiler Allah’a tam güvenememe hastalığına yalancılık hastalığını da ekledikleri için ikinci bir azabı hak ederler. (Daha geniş bilgi için bkz. Bakara 2/7.ayet açıklama)

Prof. Dr. Abdulaziz Bayındır