1.Fatihâ Suresi 3.Ayet

”İyiliği sonsuz, ikramı bol olandır”

              Rahman sıfatı sadece Allah için, Rahim ise  hem Allah hem de diğer varlıklar için kullanılmaktadır. Örneğin Tevbe suresi 128.ayette Hz. Muhammed, Fetih suresi 29.ayette ise Resûl ve sahabe için “Rahim” sıfatı kullanılmaktadır. Genel kabul, Allah’ın Rahman sıfatının, “tüm varlıkların ve mümin-kafir ayırt etmeksizin” insanların bütün ihtiyaçlarını karşılamasını “Rahim” sıfatının ise, “ahirette sadece müminlere cennette nimetler vermesini” ifade ettiği şeklindedir. Araf 32.ayet şöyledir; “De ki: “Allah’ın kulları için çıkardığı süsü (yakışan giysiyi), temiz ve lezzetli rızıkları kim haram etti? De ki, bunlar dünyada esasen müminler içindir; Kıyamet gününde ise sadece onlar için olacaktır.” Bilen bir toplum için âyetlerimizi böyle açıklarız.”(7/32). Bu ayete göre Rahim sıfatının sadece ahirete yönelik olduğu yaklaşımı isabetli değildir. Yine bu ayet, islamda fakirizmin olmadığını gösterir. Zekat, sadaka ve diğer gerekli sosyal sorumlulukları yerine getirip, büyüklenmedikçe zenginlik sahibi müminlerin servetleri ölçüsünce bir hayat yaşamaları yasaklanmış değildir.

            Hem Rahman hem de Rahim kelimesi, rahmet köküyle ilgilidir. Türkçemizdeki Rahim ve sıla-i Rahim (akrabalık ilişkisi) ifadesi de rahim köküyle ilgilidir. Bizim kanaatimize göre Rahman,; sonsuz iyilik sahibi olmayı ifade etmekte lup, Allah’ın tüm varlıkları, hiç bir ayırım gözetmeksizin bütün ihtiyaçlarını vermesi, besleyip büyütmesi, olgunlaştırmasıdır.

            O öyle Rahman’dır ki, O’ndan başka hiçbir varlık kendi düşmanını besleyip büyütmez.

            Rahim sıfatı ise; gayret gösteren kullarına Allah’ın rahmetini, özel ikramlarını ifade eder. Başka bir ifade ile Rahman sıfatı; herkese yönelik iyilikleri, Rahim ise gayret gösteren kimselere yapılan özel ikramları anlatmaktadır. Araf 156. ayet şöyledir; “(Derler ki:) Rabbimiz, bu dünyada bize iyilik yaz, Ahirette de… Biz sana yöneldik.” Allah dedi ki: “Azap edeceğime, koyduğum düzene göre azap ederim. İkramım ise her şeyi kaplar. İlerisinde onu, korunanlar ve zekât verenler ile âyetlerime inananlara yazacağım.”(7/156)

            Bu ayette, “yazacağım” ifadesinin kullanılması insanların önceden belirlenmiş bir kaderlerinin bulunmadığını göstermektedir. İkinci olarak, Allah’ın rahmetinin takva, zekat, ayetlere inanma gibi çalışıp gayret etme şartına bağlı olduğunu ortaya koymaktadır.

            Türkçemizde “rahmet”, merhamet anlamında kullanılmaktadır. Merhamet; “acımak” (kalp yumuşaklığı) ve “yardım etmek” fiillerini kapsar. İnsanın merhameti (rahmeti) gücü yetiyorsa yarım etmek, imkan bulamıyorsa üzülüp acımak şeklinde tecelli etmektedir. Allah’ın gücünün yetmediği bir şey olamayacağından, O’nun rahmeti, çalışıp hakeden kullarına yapmış olduğu iyilik ve ikramlarıdır.

Prof. Dr. Abdulaziz Bayındır

 

Derleyen: Rabia Özgür Silahyürekli