Hilalin Görülmesi

Geleneğe göre gün, akşam güneşin batmasıyla biter ve ertesi gün başlar. Teravih namazını oruca başlamadan kılmamız ve bayram akşamı da teravihe son vermemiz bunu göstermektedir.

Kameri aylar bazen 29, bazen 30 gün sürer. Bu ayların başlangıç ve bitişleri, yapılan gözlemlerle tespit edilir. İçinde bulunulan kameri ayın 29. günü güneşin batmasından sonra ertesi ayın hilali gözetlenir. Bu yeni hilâl, güneşin batmasından bir müddet sonra battığı için dikkatli bir gözlem gerektirir. Batı ufkunda toz, duman, bulut vs. olursa gözlem yapmak çok güç, hatta imkânsız olabilir. Hilâl görülemediği takdirde içinde bulunulan ay 30 güne tamamlanır. Artık 30. günün akşamı hilâli gözetlemeye gerek yoktur. O gün güneşin batmasıyla ikinci ay başlamış olur. Çünkü hiçbir kameri ay 30 günden fazla sürmez.

Peygamber Sallallahü aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur:

“Ramazan hilalini görünce oruca başlayın, Şevval hilalini görünce orucunuza son verin. Eğer buluttan hilal görülmezse Şaban ayını 30’a tamamlayın.” ((Buhari, Savm, 11))

Hilâlin tespit ve ilanı için de bazı tedbirler alınmıştır: Eğer ufukta görüntüye engel bir şey varsa, dürüst bir müslümanın Ramazan hilalini gördüğüne dair yaptığı şahitlik geçerli sayılarak Ramazan ilan edilir. Ufuk açıksa o zaman, yalan söylemek için aralarında anlaşmış olmaları imkânsız olan bir topluluğun şahitliği aranır.

Bir yerde hilalin görüldüğü sabit olunca bütün müslümanların oruca başlamaları gerekir. Namaz vakitlerinin bölgelere göre farklılık göstermesi gibi hilalin görülmesinde de farklılıklar (ihtilâf-ı metâli) olur. Ancak bir bölgede tespit yapılınca artık ihtilâf-ı metâlie itibar edilmez.

Ramazanın 29. günü güneşin batışından sonra batı ufkunda Şevval ayının hilali arınır. Hilali bir kişinin görmesiyle oruca son verilmez. Eğer ufuk kapalı ise müslüman ve dürüst iki erkek ya da bir erkek ile iki kadının şahitlik etmesi gerekir. Dürüstlüğün tespiti hususunda da birçok yöntem geliştirilmiştir. Ufuk açıksa, ertesi gün bayram yapabilmek için büyük bir topluluğun hilali görmüş olması ve bu hususta şahitlikte bulunmaları şart koşulur. Çünkü ertesi gün oruç tutmanın haram olması için Ramazan’ın bittiğinin güvenilir bir şekilde tespit edilmesi icabeder.

Niçin Birlik Sağlanamıyor?

Biz, herkesin hesapla yapılan tespite uymasını istiyoruz. Halbuki hilalin hesapla tespit edilebileceğine dair görüş bir ictihaddan ibarettir. Buna karşılık Peygamber Sallallahü aleyhi ve sellemin, gözlem yapılması konusunda emri vardır. Bu durumda bütün müslümanların yukarıdaki içtihada uymalarını beklemek doğru olmaz.

Hem Peygamberin emrini yerine getirmek hem de astronomi âlimlerinin devamlı denetimini sağlamak için hesabın yanında ayrıca gözlemler yapılmalıdır. Ama gözlem konusu başıboş bırakılmamalı, yukarıda belirtilen şartlar içinde ve belli bir disiplin altında denetlenmelidir. Böyle davranıldığı takdirde arzulanan birliğe ulaşılmış olur. Çünkü yalnız hesaba uymak herkesi tatmin etmez. Bu titizlik ve dikkati gösteren ülke zamanla bu işin önderi olur. Böylece hem o ülkenin kendi vatandaşları içinde hem de bütün Müslümanlar arasında birlik sağlanmış olur.

Prof. Dr. Abdulaziz Bayındır