08 Ağustos 2012

Ramazan Orucuna Doğru Günde Başlanacak

Astronom Prof. Dr. Adnan ÖKTEN’in tespitine göre bu sene Diyanet İşleri Başkanlığının Hilal ile ilgili hesapları doğru ve yerindedir. Yine de İslam Ülkelerinin ihtilafının devam etmesi beklenmektedir.

İhtilafın ana sebebi, her konuda olduğu gibi bu konuda da Kur’ân-Sünnet bütünlüğüne dikkat etmemektir. Kur’ân, kameri takvim işini, uzman bilim adamları heyetine bırakmıştır. Allah Teâlâ şöyle buyurur:

Ay ve güneş, bir hesaba göre hareket eder. (Rahman 55/5)

Güneşi aydınlık kaynağı, ayı da ışık yansıtıcısı yapan odur. Yılların sayısını ve hesabı bilesiniz diye ona (güneş ışıklarına) iniş yerleri belirlemiştir. Allah bunları, doğruyu gösterir biçimde yaratmış, âyetlerini, bilen bir topluluk için ayrıntılı olarak açıklamıştır. (Yunus 10/5)

Güneş ışıklarının ay üzerindeki iniş yerleri, bizi aydan gördüğümüz kısım kadardır. Biz ona bakarak hesabımızı yaparız. Bu durumu anlatan ayet şudur:

Aya (ışığın) iniş yerleri için ölçü koyduk; sonunda kuru hurma dalına döner. (Yasin 36/39)

Allah, Peygamberimize şöyle demesini emretmiştir:

“Aralarında Allah’ın indirdiği ile hükmet; onların arzularına uyma. Dikkatli ol; Allahın indirdiği emirlerin herhangi birinden seni şaşırtabilirler. Yüz çevirirlerse bil ki, bazı günahlarına karşılık Allah, kesinlikle onların başına bir kötülük gelmesini istiyordur. Zaten insanların çoğu bozguncudur“. (Maide 5/49)

Bu durumda Peygamberimizin, Kur’ân’a ters bir görüşü olamaz. Ama onun yanında bu hesabı yapabilecek bilim adamları olmadığı için şöyle demiştir:

“Biz ümmi bir toplumuz; yazı yazamaz, hesap yapamayız.” Sonra 10 parmağını açarak iki kere; ay, şöyle ve şöyledir” demiş, üçüncüsünde başparmağını kapayıp (ayın bazen 29 gün olduğun göstermiştir). Tekrar, “ay, şöyle şöyle ve şöyledir” yani tam otuzdur, demiştir. (Müslim 1080/15)
Hilali görünce oruca başlayın, hilali görünce orucu bırakın, hava bulutlu gözükürse sayıyı otuza tamamlayın. (Müslim 1081/18-19)

Çağımızda ay ve güneşin hareketlerini hesaplayacak ilim adamları vardır. Türkiye Diyanet İşleri Başkanlığı’nın önderliğinde 1978’de yapılan Uluslararası Ru’yet-i Hilal Konferansında hilalin, güneşin batmasından sonra çıplak gözle görülebileceği ilk günün aybaşı sayılmasına, dünyanın herhangi bir yerinde bu şartların oluşmasının yeterli olacağına karar verilmiştir. Bu,
Kur’ân ve Sünnet’e uygun bir karardır.

Peygamberimiz, hilalin çıplak gözle görülmesini emrederken, o gün hesabı bilen kimsenin olmadığını gerekçe göstermiştir. Bu gerekçeyi ve ilgili âyetleri göz ardı ederek bu konuda astronomiyi devre dışı bırakmak, ayların başlangıç ve bitişini namaz vakitleri gibi saymak olur. O zaman Ankara’da iftar olunca İstanbul’da nasıl oruç açılamayacağı gibi Ankara’da görülen hilalle de İstanbul’da bayram yapılamaması gerekir. Bunun kabul edilebilir bir yanı olmadığı için âlimlerimizin çoğunluğu, ayın farklı yerlerde farklı zamanlarda doğmasına (ihtilâf-ı metâli’) itibar etmemiş, ilk önce nerede görülmüşse onu esas almışlardır. Bütün bunlara rağmen ihtilafların hala devam etmesinin haklı bir gerekçesi olamaz.

Sonuç olarak Türkiye Diyanet İşleri Başkanlığının ilan ettiği Ramazan’ın başlanğı Kur’an ve Sünnetin emrine uygundur.

Prof. Dr. Abdulaziz Bayındır

İ.Ü. İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi
Süleymaniye Vakfı – Din ve Fıtrat Araştırmaları Merkezi Başkanı

Yazar :

Bu yazı 36333 defa okunmuştur.


YORUMLAR (0)

Henüz yeni yorum eklenmemiş.

 

Tüm hakları saklıdır. | http://www.suleymaniyevakfi.org