23 Temmuz 2014

28 Temmuz 2014 Pazartesi, Ramazan Bayramı

28 Temmuz 2014 Pazartesi

Ramazan Bayramı

İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Astronomi ve Uzay Bilimleri Bölümü Öğretim Üyesi Astronom Prof. Dr. Adnan Ökten Bey’in yaptığı tespitlere göre bu yıl 27 Temmuz Pazar günü Güney Afrika’nın batısında, Atlantik Okyanusunda, yaklaşık 20 derece Batı, 40 derece Güney koordinatlarında Ay, kavuşumdan 20 saat sonra iyi atmosferik şartlarda, Güneş battıktan sonra hilal şeklinde görülebilecektir. Güneş batarken azimutu 295 derece ve yüksekliği 0 derece; Ay’ın ufuktan yüksekliği yaklaşık 9.5 derece ve azimutu 296 derecedir. Görünecek parlak hilalin ucunun azimutu yaklaşık 314 derece olduğundan Güneş’le arasındaki pozisyon açısı 17 derece kadar olacağından görünürlük şartını sağlamış olacaktır. Bu itibarla 28 Temmuz 2014 Pazartesi Ramazan Bayramı’nın birinci günüdür.

 

Ramazan ve Bayram Hilalleri

Müslümanların Ramazana ve bayramlara aynı günde başlamadıkları görülmektedir. Hemen her konuda olduğu gibi bu konuda da temel sebep, Resulullah’ın söz ve uygulamalarının Kur’ân’a dayandığı gerçeğinin göz ardı edilmesidir. Kur’an, hesabı emretmektedir. Allah Teâlâ şöyle buyurur: الشمْسُ والْقمرُ بِحُسْبانٍ “Güneş ile Ay, bir hesaba göredir.” (Rahmân, 55/5)

هُو الذِي جعل الشمْس ضِياء والْقمر نُورًا وقدرهُ منازِل لِتعْلمُواْ عدد السنِين والْحِساب ما خلق اللهُ ذلِك إِلا بِالْحق يُفصلُ الآياتِ لِقوْمٍ يعْلمُون

Güneşi ziyâ, Ayı nûr yapan odur. Yılların sayısını ve hesabı bilesiniz diye onu menzil menzil ölçülendirmiştir.  Allah onu gerçek varlık olarak yaratmıştır. O, âyetlerini, bilen bir topluluk için açıklar.” (Yunus 10/5)

والقمر قدرناه منازِل حتى عاد كالعرجونِ القدِيمِ

“Ayı da, kuru hurma salkımı sapına dönene kadar menzil menzil ölçülendirdik.” (Yasin 36/39) Ziyâ, Güneş ışını; nûr da bir kaynaktan gelen ışıktır. Ay, ışığını Güneşten alır. Menzil, iniş yeri ve zamanı demektir. Güneş ışınlarının ve Aydaki aydınlığın bize geliş açısını ifade etmektedir; zaman hesapları o açılara göre yapılır. Ay, “menzil menzil” ölçülendirildiği için kameri takvim o açılara göre yapılmalıdır.

 [1]

Şekilde görüldüğü gibi Ay, Dünya ile Güneş arasında iken onun aydınlık bölgesini göremeyiz. Güneşe bakan yüzünün bizimle yaptığı açı değiştikçe onu; hilal, ilkdördün, dolunay, sondördün ve eski hilal şeklinde görür, hesabı ona göre yaparız. Allah, açıklamayı, bilen bir topluluk için yaptığı için o topluluk olmadan âyetlerdeki vakit ölçütleri uygulanamaz. Nebîmiz zamanında böyle bir topluluk olmadığı için şunları söylemişti:

"إنا أمة أمية لا نكتب ولا نحسب..." "إذا رأيتم الهلال فصوموا وإذا رأيتموه فأفطروا فإن غم عليكم فصوموا ثلاثين يوما."

“Biz ümmi bir toplumuz; yazı yazmaz, hesap yapmayız[2]... Hilali görünce oruç tutun, tekrar görünce orucu bırakın, hava bulutluysa ayı otuza tamamlayın[3].” Artık uzmanlarımız olduğu için bir yeri merkez alıp hesaba geçmek gerekir. Oruca, ikinci fecir ile başlandığından Mekke’yi merkez almalı, Mekke’de ikinci fecir doğuncaya kadar Dünyanın herhangi bir yerinde, Güneşin batmasından sonra batan hilalin görülmesiyle birlikte yeni kameri ayı başlatılmalıdır. Hesaba yönelmek, kutup bölgesinde yaşayan Müslümanlar için de bir zorunluluktur. Çünkü orada, bazı zamanlarda Güneş doğmamakta, bazen de batmamaktadır. Güneşin batmadığı zamanlarda hilali görmek imkânsızdır. Ayetlerde insanlar gözleme değil, hesaba yönlendirilmiştir. Hesabı yapacak kişilerin olmadığı yerde Nebîmizin tek çare olarak uyguladığı, hilalin çıplak gözle görülmesini tek yol sayıp ilgili âyetleri görmezlikten gelmek kabul edilebilir bir şey değildir.    


[1] http://www.cografyaci.dostweb.com/ayevre.htm
[2] Müslim, Sıyâm, 1080 (15)
[3] Müslim, Sıyâm, 1081 (18-19)

Yazar :

Bu yazı 5644 defa okunmuştur.


YORUMLAR (0)

Henüz yeni yorum eklenmemiş.

 

Tüm hakları saklıdır. | http://www.suleymaniyevakfi.org