Himmet Arapça'da bir işi yapmaya azmetmek ve
güçlü bir kararlılık içinde olmak anlamlarına gelir. Türkçede
ruhânî ve manevi yardım ,kayırma ve lutuf anlamlarında
kullanılır.
Tarikatlarda şeyhin müritlerine olağan dışı yollarla
yardımda bulunduğuna ve onların bazı sıkıntılarını
giderdiklerine inanılır.
MÜRİT - Sen şeyhin himmetini de mi kabul
etmiyorsun. İster inan, ister inanma, şeyhimin himmeti
sayesinde her yerde işlerim gayet iyi gidiyor. Ben bunu
görüyor ve yaşıyorum.
BAYINDIR - Şeyhinizin himmeti derken onunsize
özel ilgi göstermesini kasdetmiyorsunuz her halde. Kasdınız
onun size olan manevi yardımıdır, değil mi?
MÜRİT - Evet doğru. Mesela ben hacca
gittiğimde Arafat'tan inerken şeyhimin himmetini gördüm. Halbu
ki, o Türkiye'deydi.Arafat'tan o kadar kolay indim ki, Şeytanı
da taşladıktan sonrasabah'ın sekizinde otelde idim.
BAYINDIR - Niye Allah’ın yardımı değil de
"Şeyhinizin himmeti?”
MÜRİT - Şeyhimin Allah katındaki değerinden
dolayı Allah onun müritlerine yardım ediyor.
BAYINDIR - Peki ya saat sekizden önce otele
gelenlere kim himmet etti?
Bu konuda çok âyet geçti ama biraz da şu âyetler üzerinde
düşünelim:
“ De ki, Allah’ın dışında kuruntusunu ettiklerinizi
çağırın bakalım;onlar, sıkıntınızı ne gidermeye, ne de bir
başka tarafa çevirmeye güçyetirebilirler.
Çağırıpdurdukları bu şeyler de Rablarına hangisi daha
yakın diye vesile ararlar, rahmetini umar, azabından
korkarlar. Çünkü Rabbinin azabı cidden korkunçtur .”(İsrâ
17/56-57)
Siz şeyhinizin ahirette size şefaat edeceğine de
inanıyorsunuz.Eğer şeyhler müritlerini hem dünyada hem de
ahirette kurtarabiliyorlarsa onlar için şeyhlerini memnun
etmek her şeyden önemli olur. Artık Allah’a yalvarma gereği
ortadan kalkar.
Bu batıl bir yoldur. Eğer hakyola gelmezseniz sonunuzun çok
kötü olacağından endişe
ederim