KUR'AN IŞIĞINDA TARİKATÇILIĞA BAKIŞ
   Önsöz/Giriş
   Tasavvuf
   Kabir Ehlinden Yardım

   Vesile Ve Tevessül
   Veli
   Evliyânın Yardımı
   Şeyhin Himmeti
   Yüzüsuyu Hürmetine Dua
   Olağandışı Yollarla Yardım
   Müslümanları Batıran Şirk
   Şehitlerin savaşması
   Gaib Erenleri
   Yüce Ve Süfli Ruhlar
   Kur'an'da Elçiler
   Gaybı Bilme
   Şeyhlere Vahiy
   Peygambere Varis Olma
   Mucize
   Kerâmet
   İlm-i Ledün - İlm-i Batın
   Keşf (Perdelerin Açılması)    Feraset
   İlham
   Şefaat
   Rabıta
   İbadet
   Allah’ın Tecelli Etmesi
   Giyim Kuşam
   Şeyh Öğretmen Olmalı
   İslamın Yayılışı
   Hadis-İ Şerifler
   Mezhepler
   İctihad
   Kur'an'a Dönmek
   Sonuç
   Dipnotlar

3 - VESİLE VE TEVESSÜL *

 
 

Vesile, birini diğerineyaklaştıran şey, aracı; tevessül de bir şeyi vesile yapmak, aracı kılmakdemektir.

Bazı tarikatlarda veli ve şeyh ruhlarının Allah ile kul arasında vesile ve vasıta olduğu kabul edilerek dua sırasında onların ruhaniyetinden yardım istenir.

ŞEYHEFENDİ - Sen vesileyi kabul etmiyorsun. Vesileye dair delilimiz vardır. Bir zatın gözleri âmâ olmuştu. Hz. Muhammed sallallahualeyhi ve selleme geldi, ona dua etmesini söyledi. O da ona, "Abdest al, iki rekat namaz kıl ve"Ya Rabbi  elçini vesile ederek senden şifa istiyorum.” diye dua et, buyurdu. O şahıs bu dua ile beraber“Ya Rabbi peygamberini hakkımda şefaatçi kıl.” dedi. Bu sahih hadistir. Bu hadisi kabul etmezsen biz de seni kabul etmeyiz.

BAYINDIR - Bu hadis-i şerif, hadis kitaplarından Tirmîzî’de, İbn Mâce’de ve Ahmed b. Hanbel’in Müsned'inde geçer.

“Gözleri kör bir adam Hz.Muhammed sallallahu aleyhi ve selleme gelir ve şöyle der:

- Allah’a dua et, bana şifaversin. Allah'ın elçisi buyurur ki,

- İstersen dua ederim, istersen durumuna sabredersin daha iyi olur. Adamder ki;

- Dua et.

Hz. Muhammed sallallahu aleyhive sellem ona, güzelce abdest almasını, iki rekat namaz kılmasını ve şöyledua etmesini emreder: “ Allah’ım senden istiyorum, rahmet peygamberi Muhammed ile birlikte sana yöneliyorum.

- Ya Muhammed, şu ihtiyacımın görülmesi için seninle Allah’a yöneldim. Ya Rabb! onu benim hakkımda şefaatçikıl [15] .”

Bu bir dua isteğidir. Hermümin başkası için dua edebilir. Burada Hz. Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem o şahıs için dua etmeye söz veriyor ve onun da kendisiyle birlikte dua ederek şöyle demesini istiyor:

Nebi kelimesinin başındaki bâharf-i cerri yanıltıcı olabilir. Bu harf ilsâq anlamı verir. İlsaq yapıştırmakve bir şeyi öbürünün parçası haline getirmek demektir. Bu sebeple duanın doğru manası şudur: “ Allah’ım sendenistiyorum, rahmet  elçisi Muhammed ile birlikte sana yöneliyorum. “ 

Aksini düşünmek şu âyeteaykırı olur:

"(YaMuhammed) De ki: "Allah'ın dilemesi dışında ben kendime bile bir fayda ve zarar verecek durumda değilim."   (Araf7/188)

ŞEYHEFENDİ - Şu âyet hakkında ne diyeceksin? Bu da tevessülün delilidir:

“... Eğer onlar kendilerine zulmettikleri zaman sana gelseler ve Allah’tan bağışlanmayı dileselerdi, Resul de onların bağışlanması için dua etseydi Allah’ın tevbeleri kabul ettiğini ve merhametli olduğunu göreceklerdi. ” (Nisa4/64)

Onlar Hazreti Muhammed'e geliyorlar,Hazreti Muhammed de Allah'tan onları bağışlamasını istiyor. İşte insanlar da evliyaullaha gelir, onlar da Allah’ın onları bağışlamasını ister. Çünkü evliya Hazreti Peygamberin varisidir. Peygamberin yaptığını onlar da yaparlar.

BAYINDIR - Bilirsiniz, tevbe dönüş yapmak, istiğfar da bağış dilemektir. Kişinin yaptığı günahtan pişmanlık duyup onu bir daha işlememeye karar vermesi tevbedir.Allah’dan bağış dilemesi de istiğfardır.

Bizde, Hıristiyanlar gibi günah çıkarma yoktur. Tevbe için bir hocanın yanına gitmek de gerekmez.

Okuduğunuz âyet tevbe ve istiğfardan bahsediyor. Yanlış bir iş yaptıkları zaman onların Hz. Muhammed sallallahu aleyhi ve selleme gelmeleri, pişman olmaları demektir. Bu bir tevbedir. Allah'tan bağış dilemeleri de istiğfardır. Hz. Muhammed'in Allah'tan onları bağışlamasını istemesi ise onlar için duada bulunmasıdır.Allah'ın Elçisinin duasını almak pek güzeldir. 

Burada bir aracılık sözkonusu değildir. Allah'ın tevbeleri kabul ettiği ve çok merhametli olduğu zaten Kur'an-ı Kerim'in pek çok ayetinde vurgulanmaktadır.

Ayetin tamamı şöyledir:

Biz ne elçi göndermişsek Allah’ın izniyle sırf kendisine boyun eğilsindiye göndermişizdir. Onlar kendilerini kötü duruma düşürdüklerinde sana gelselerve Allah’dan bağış dileselerdi, Resul de onların bağışlanması için duaetseydi, Allah’ın tevbeleri kabul ettiğini ve ne kadar merhametli olduğunu  elbette görürlerdi. ” (Nisa4/64)

ŞEYHEFENDİ - Siz ne derseniz deyin, biz Allah ile kullar arasında evliyâullahın ve meşâyih-i izâm [16] hazerâtının ruhlarının vasıta olduğuna inanırız. Onların ruhaniyetinden istimdâd eder, istiânede [17] bulunuruz.

BAYINDIR - Peki ya “ iyyâke nestaîn,  = yalnız senden yardım isteriz”(Fatiha1/5) âyeti nerede kaldı? Günde en az kırk kere niçin bu âyeti okuyup duruyoruz?

Allah Teâlâ bir de şöylebuyuruyor:“ Andolsun ki, insanı biz yarattık ve nefsinin ona ne fısıldadığınıbiliriz. Biz ona şah damarından daha yakınız. ” (Kaf50/16)

Allah bize şah damarımızdan daha yakın olduğuna göre velilerin ve büyük şeyhlerin ruhları nerede boşluk buluyor da araya giriyorlar?

ŞEYHEFENDİ -İlahiyat Fakültesinden iki kız talebe geldi ve bana aynı şeyi sordular. Dedilerki, “Allah bize şah damarımızdan daha yakın olduğuna göre neden şeyhler arayagiriyorlar?” Ben de dedim ki, “Siz Kur‘an okuyor musunuz?” “Evet dediler.”Dedim ki, “Kur’an’ı size kim okutuyor?” “Kur’an hocası.” dediler. Allah sizeKur’an hocasından daha yakın değil mi, neden o okutmuyor da Kur’an öğrenmek için bir başkasına ihtiyaç duyuyorsunuz? diye sordum, “Tamam, haklısın.”dediler.

BAYINDIR -Birisine Kur'an öğretmenin Allah ile kul arasında aracılık yapmakla ne ilgisivar? Bunun nesi tevessüldür? Bir başkasına bir şey öğreten herkes Allah ile kularasında vesile kılınmış mı olur?

Ben Kerim olan Allah'ın verdiği aklı, öncelikle dinimi anlamak için kullanmayı tercih ederim