KUR'AN IŞIĞINDA TARİKATÇILIĞA BAKIŞ
   Önsöz/Giriş
   Tasavvuf
   Kabir Ehlinden Yardım

   Vesile Ve Tevessül
   Veli
   Evliyânın Yardımı
   Şeyhin Himmeti
   Yüzüsuyu Hürmetine Dua
   Olağandışı Yollarla Yardım
   Müslümanları Batıran Şirk
   Şehitlerin savaşması
   Gaib Erenleri
   Yüce Ve Süfli Ruhlar
   Kur'an'da Elçiler
   Gaybı Bilme
   Şeyhlere Vahiy
   Peygambere Varis Olma
   Mucize
   Kerâmet
   İlm-i Ledün - İlm-i Batın
   Keşf (Perdelerin Açılması)    Feraset
   İlham
   Şefaat
   Rabıta
   İbadet
   Allah’ın Tecelli Etmesi
   Giyim Kuşam
   Şeyh Öğretmen Olmalı
   İslamın Yayılışı
   Hadis-İ Şerifler
   Mezhepler
   İctihad
   Kur'an'a Dönmek
   Sonuç
   Dipnotlar

30 - HADİS-İ ŞERİFLER

 
 

 Hz. Muhammed sallallahu aleyhi ve sellemin, Allah'ınelçisi sıfatıyla söylediği sözlere, yaptığı işlere ve kabul ettiği davranışlara hadis denir.

MÜRİT - Dedinki, tarikatlardaki yanlışları "Mütevâtir olmayan hadis-i şeriflereaykırı bulsaydık üzerinde  bu kadardurmazdık." Sen hadis-i şerifleri önemsemiyor musun?

BAYINDIR - Elbette önemsiyorum. Ama sahih de olsa her hadisin derecesi farklıdır. Hz.Muhammed sallallahu aleyhi ve selleme ait olduğunda kuşku olmayan hadislere mütevâtir hadis denir. Ahmed Naim,bunların pek az olduğunu belirtir ve dört hadisin lafız ve anlam yönünden mütevâtir olduğunu ifade eder [142] .Bu konuda farklı tespitler olmakla birlikte sayısının pek az olduğunda kuşkuyoktur. Mütevâtir olmayan hadisler üzerinde az çok şüphe vardır. Bu şüphe ya senet yönünden ya anlam yönünden ya da diğer hadislere ters düşen ifadeler yönünden olur.

Hadis-i şerifi Hz. Muhammed sallallahu aleyhi vesellemden bize kadar ulaştıran kişiler o hadisin senedini oluşturur. Bu senet zincirinde yer alan kişilere ve onların ezberleme kabiliyetlerine  tek tek güvenilebilmesi gerekir.

Mezhepler ulaşabildikleri hadis-i şerifleri kendi usullerine göre değerlendirirler. Bakarsınız ki, aynı konuda mezheplerden biribir hadise, diğeri başka bir hadise dayanmıştır. Üçüncüsü de bunlardan hiçbirini kabul etmemiştir. Zayıf bir hadis kabul edildiği halde sahih hadisin kabul edilmediği durumlar da olur.

Mesela Şafiî mezhebi, köpek tarafından yalanmış birkabın, biri toprakla diğerleri de su ile olmak üzere yedi kere temizlenmesinişart koşar [143] . Bu konuda dayandığı hadis şudur: "Birinizin kabını köpek yalarsa onu yedi kere yıkasın, bunlardan biri temiz topraklaolsun [144] ."  

Hanbelî mezhebinin görüşü de aynıdır. O da aynı hadis-işerife dayanır [145] .

MÜRİT- Pek ibu hadis-i şerif sahih mi? Çünkü Hanefî mezhebine göre köpeğin yaladığı kabın üç kere yıkanması yeterlidir.

BAYINDIR-  Hadis-i şerif sahihtir. Altı sahih hadis kitabının (kütüb-i sitte'nin) tamamında vardır. Ayrıca Darîmî'de ve Ahmed b.Hanbel'in Müsned'inin bir çok yerinde geçer. Hanefîler ile Mâlikîler de buhadisin varlığını kabul ederler.

MÜRİT- Sahih hadis kitaplarının hemen hepsinde olmasına rağmen Hanefîler neden o hadis-i şerife uymamışlardır? Sahih hadise uymamak olur mu?

BAYINDIR- Evet, bu hadis sahihtir. Hz. Muhammed sallallahu aleyhive sellem böyle bir söz söylemiştir ama bu konuda bir icma oluşmamıştır.Yani  Peygamberimizle birlikte yaşamış müslümanlar, köpek tarafından yalanmış bir kabın, biri toprakla diğerleri desu ile olmak üzere yedi kere temizlenmesi ile ilgili bir görüş ve uygulamabirliği içinde olmamışlardır.

İşte bu, fıkıh bilginini düşündürmektedir. Acaba bu sözü Peygamberimiz hangi şartlarda söylemiştir. O şartlar hala devam ediyor mu? Daha sonra onun bu söze aykırı başka bir sözü veya davranışı olmuş mudur? Bugibi şeyler doğru sonuca varmak isteyen fıkıh bilginine ter döktürür.

Köpeğin yaladığı kabın temizliği konusunda Hanefîlerinsözleri özetle şöyledir:

" Hz. Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem şöylebuyurmuştur: "Birinizin kabını köpek yalarsa onu yedi kere yıkasın, bunların biri temiz toprakla olsun." Bu,icma ile vacip olan bir durum değildir [146].İslamın ilk devirlerinde, insanların köpeklerle içli dışlı olmalarını ortadankaldırmak içindir. Nitekim içki yasaklandığı zaman fıçıların kırılması emredilmişve içki içilen kablardan bir şey içilmesi bile yasaklanmıştı. Onlar adetleriniterkedince Peygamberimiz de içkide olduğu gibi burada da yasağı kaldırmışolmalıdır. Bazı rivayetlerde geçen şu ifadeler bunu desteklemektedir: "... yedi kere yıkasın, bunların biri temiztoprakla olsun."  bir diğerinde" ...bunların sonuncusu temiz toprakla olsun." şeklindedir. Bir kısmında da " ...sekizincisinde topraklayın"ifadesi vardır.

Biz bu durumda Hz. Muhammed sallallahu aleyhi vesellemin şu sözüne dayanırız: " Bir kab, köpek yalamasından dolayı üç kere yıkanır."

Gözükmeyen necasetlerin su ile üç kere yıkanmasıtemizlik için yeterlidir. Zaten bir necasetin bir kere yıkamaklatemizlenmeyeceği hususu açıktır. Sonra burada başlı başına bir necaset de yoktur. Köpek salyasının yıkanması hadisin emridir, yoksa onun necaset sayılması akılla anlaşılır bir şey değildir. Bu, tıpkı abdestsizliğin necasetsayılması gibidir. Abdestsizlik organları bir kere yıkamakla gider. Nitekimpeygamber sallallahu aleyhi ve sellem her organını birer kere yıkayarak abdestalmış ve buyurmuştur ki, " Bu abdest, bu olmadan Allah'ın namazı kabuletmeyeceği abdesttir" Bize göre köpek salyasını üç kere yıkamak da şartdeğildir, kaç kere yıkaması kişinin görüşüne ve kendinde hakim olan kanaate bırakılır [147] .

Hanefilerin dayandıkları hadis zayıftır [148] .Ama prensiplerine uyduğu için onu tercih etmişlerdir.

MÜRİT- Çok ilginç.

BAYINDIR- Daha ilginci Malikîlerin görüşüdür. İmam Malik köpeğin yaladığı kabın yıkanmasını gerekli görmemiştir. Ona yukarıdaki hadis sorulduğuzaman demiştir ki; "Bu hadis gerçekten vardır, ama işin aslı nedir,bilemiyorum [149] ."

MÜRİT- Mâlikî mezhebi hem de hak mezheptir değil mi?

BAYINDIR- Elbette hak mezheptir. İşte bu noktanın anlaşılmasını istiyorum.

Allah Teâlâ'nın koruma altına aldığı ve müslümanlarıntartışmadıkları tek metin Kur’an-ı Kerim’dir. Farz namazların vakitleri,rekatları ve nasıl kılınacağı gibi Allah'ın elçisi'nin Kur'an kadar kuşku götürmezyollarla bize ulaşan uygulamaları da vardır. Bunlar üzerinde tartışma olmaz.Onlar da mütevâtirdir. Bu şekilde gelen helaller helâl, haramlar da haramdır.Bunlar bütün mezheplerde aynıdır. Mezhep farkı bunların dışındaki konulardaolur.

MÜRİT-  Yani onların dışındaki her şey tartışılabilir diyorsunuz.

BAYINDIR- Elbette. İşte bu, müslümanlara geniş bir bilimselhürriyet sağlar. Bu sınırları aşmayan her mezhep hak mezheptir. Köpeğinyaladığı kab konusunda da o sınırlar aşılmamıştır. Bu görüşlerin hiç biri, neKur'an-ı Kerim'e ne mütevâtir hadislere ne de icmaa aykırıdır.

Allahu Teâlâ şöyle buyuruyor:

"Allah'ın sizeöğrettiğinden öğreterek eğittiğiniz av köpeklerinin tuttukları size helâl kılınmıştır. Onların sizin için tuttuklarını yeyin. Üzerine Allah'ın adınıanın. Allah'tan sakının, çünkü Allah hesabı çabuk görür. " (Maide5/4)

Köpek tuttuğu av hayvanını ısırır. Isırdığı yere, isteristemez salyası bulaşır. Köpeğin ısırdığı yerin temizlenmesi emredilmediği içinayet, en uçta gözüken Maliki mezhebinin görüşüne haklılık vermektedir.

Zannederim bu örnek ne anlatmak istediğim konusunda bir fikir vermiştir.