KUR'AN IŞIĞINDA TARİKATÇILIĞA BAKIŞ
   Önsöz/Giriş
   Tasavvuf
   Kabir Ehlinden Yardım

   Vesile Ve Tevessül
   Veli
   Evliyânın Yardımı
   Şeyhin Himmeti
   Yüzüsuyu Hürmetine Dua
   Olağandışı Yollarla Yardım
   Müslümanları Batıran Şirk
   Şehitlerin savaşması
   Gaib Erenleri
   Yüce Ve Süfli Ruhlar
   Kur'an'da Elçiler
   Gaybı Bilme
   Şeyhlere Vahiy
   Peygambere Varis Olma
   Mucize
   Kerâmet
   İlm-i Ledün - İlm-i Batın
   Keşf (Perdelerin Açılması)    Feraset
   İlham
   Şefaat
   Rabıta
   İbadet
   Allah’ın Tecelli Etmesi
   Giyim Kuşam
   Şeyh Öğretmen Olmalı
   İslamın Yayılışı
   Hadis-İ Şerifler
   Mezhepler
   İctihad
   Kur'an'a Dönmek
   Sonuç
   Dipnotlar

25-İBADET

 
 

 ŞEYHEFENDİ - Biz insanlara bize ibadet edin demiyoruz ki.

BAYINDIR - Siz herhalde ibadetin ne olduğunu bilmiyorsunuz. Söyler misiniz bana, mürit şeyhin yanında nasıl olmalıdır?

ŞEYHEFENDİ - Bak, şimdi sana müridin adâbını söyleyeyim de içinde ne varsa ortaya dök.

Müridin inancı şöyle olmalıdır: "Ben ancak bağlı bulunduğum şeyhim ile hedefime ulaşabilirim [121] ."

Haklı dahi görünse mürîdin üstadına itirazı haramdır [122] .

Hz. Musa ile Hızıraleyhisselam kıssasında olduğu gibi şeyhe itiraz çok çirkindir. İtirazcının özrü kabul edilemez. İtirazdan doğan ayrılığın ilacı yoktur. Bu itirazın zararı, mürit üzerine akan feyzin kapanmasıdır [123] .

Müride lazım olan şartlardan biri de şeyhin emrettiği şeyleri tevil etmeyerek ve geciktirmeyerek yapmasıdır.Zira tevil ve geciktirme büyük kesintiye sebeptir [124] .

Adabdan biri de şeyhinin sevmediği hoşlanmadığı şeylerden kaçınıp, şeyhinin güzel ahlakına ve yumuşaklığına aldanıp da sevmediği şeyleri yapmamasıdır [125].

Şeyh müride bir şey telkinettiğinde devamlı onunla meşgul olmalı ve kalbine hayır ve şer bir şey getirmemelidir [126] .

Sadık müridin sermayesi sevgive bağlılıktır. İnatlık asasını ve muhalefet sevdasını bırakıp şeyhin emrialtında sükunettir. Tarikata sevgisi ve şeyhine bağlılığı artan mürit tarikatta kalmaktan emin olur [127].

BAYINDIR - Yanikısaca mürit şeyhinin kölesi olacak. Hatta köleden de öte bir bağlılığı olacak.Çünkü köle efendisine zaman zaman baş kaldırır, baş kaldıramasa bile içinden homurdanır ama mürit hem içi ile hem de dışı ile şeyhin tam kölesi olacak.Şeyhin emri altında sessiz sadasız beklerse tarikattan atılma korkusuolmayacak.

ŞEYHEFENDİ - Mürit şeyhinin terbiyesinde ölü yıkayanın elindeki ölü gibi olmalıdır ki,şeyh, müride istediği gibi hareket edebilsin [128] .Mürit tam bağlı olmazsa şeyh onu nasıl yetiştirebilir?

BAYINDIR - Bağlılığında bir sınırı var. Burada bütün sınırlar aşılıyor. İnsanları kendine köle edenbir tek peygamber yoktur. Böyle bir şey Kur'an'a temelden karşıdır. Allah Teâlâ şöyle buyuruyor:

"Hiçbir insanın hakkı yoktur ki, Allah ona Kitap, doğru bilgi ve peygamberlikversin, o da tutsun halka, "Allah'tan önce [129]bana köle olun" desin.Onun diyeceği şudur: "Kitabı öğrettiğinize ve okuduğunuza göre katıksızolarak Rabbe köle olun". (Al-iİmrân 3/79)

Diyorsunuz ki, eğer müridinşeyhine bir itirazı olursa bunun ilacı yoktur. Bunun için kölelik kelimesi  de yetersiz kalır. Peki bu, şeyhe ibadet değildirde ya nedir?

MÜRİT  Bunun neresi ibadettir, Allah aşkına!

BAYINDIR - Evetsadece ibadet yok, istiâne (yardım isteme) de var. Her ne kadar günde kırk kere Fatiha suresini okuyup "(Allahım!) Yalnız sana ibadet ederiz ve yalnız senden istianedebulunuruz."  deseniz bile söylenenlerde hem Allah'tan başkasına ibadet var, hem de  Allah'tan başkasından istiane.

MÜRİT - Çokağır bir ithamda bulundunuz. Beş vakit namazını kılan, gece teheccüd namazına kalkan, bu kadar zikirler yapan, İslama hizmet için  müesseseler kuran bu insanları o şekilde itham edemezsiniz?

BAYINDIR -  Bu ithamları keyfimden mi yapıyorum zannediyorsunuz. Sizi Allah'ın açık ayetlerine çağırıyorum. Beni suçlayacağınıza kendinizi düzeltmeye çalışsanız daha iyi olmaz mı? Biraz düşünsenizsizin en büyük dostunuz olduğumu kolaylıkla anlarsınız. Bana karşı çıkacağınızı ve çok sert tavırlar koyacağınızı bile bile sizi düştüğünüz bu kötü durumdan kurtarmak için elimden geleni yapmaya çalışıyorum.

MÜRİT - Bunca kâfirler var, niye onlarla mücadele etmiyorsun da, müslümanların birlik ve beraberlik içinde olmak zorunda olduğu şu günlerde bize saldırıyorsun? Bu kadar iyi işler yapan insanları yoketmekle ne elde edeceksin?

BAYINDIR - Yeryüzünde iyi işlerle meşgul insanlar çoktur. Japonların, Amerikalıların ve Avrupalıların içinde insanlığın hayrı için gecesini gündüzüne katıp çalışan insanların sayısı az değildir. Hırıstiyan keşişler mala, evlilik hayatına ve dünyalıklara karışmamak ve ömürlerini sırf ibadetle geçirmek için  dağların ıssız tepelerinde kurulu manastırlara kapanırlar ama itikatlarını şirkten kurtaramadıkları, Hz. İsa'yı Allah'ın oğlu bildikleri içinonları hak yolda kabul edemeyiz.

Onun için inanç çok önemlidir.Bir insanın sevap namına yaptığı bir şey olmasa da şirkten uzak bir inancı olsa ve tevbe etmeden ölse Allah bu şahsın günahlarını bağışlayabilir. Çünkü o,şöyle buyurmuştur:

"Allah kendisine ortak koşulmasını bağışlamaz, bunun dışında olanı dilediği kimse için bağışlar."   (Nisa 4/48)

İşte başkasına köle olmamızıkabul etmeyen Allah'ın Hz. Muhammed sallallahu aleyhi ve selleme emri:

"De ki: "Ey cahiller! Şimdi bana, Allah'tan başkasına kölelik etmemi mi emrediyorsunuz?"

Sana da, senden önceki elçilere de şu muhakkak vahyedilmiştir: "Hele bir şirke düş; amelin kesinkes yanar ve sen kaybedenlerden olursun."

"Hayır; yalnız Allah'a kölelik et ve şükredenlerden ol."

Onlar Allah'ı gereği gibi değerlendiremediler. Oysa ki kıyamet günü, bütün yeryüzüO'nun avucunun içinde olacaktır. Gökler O'nun sağında dürülmüş olur. O, ortak koştuklarından uzak ve yücedir."   (Zümer39/64-67)

MÜRİT - Elimizdeki meallerde kulluk kelimesi kullanılıyor, ama sen onun yerine "kölelik" kelimesini kullanıyorsun. Bu yaptığın doğru mu?

BAYINDIR - Türkçede "kul" ile "köle" aynı anlamdadır. Yunus Emre;

Tapduğ’un tapusunda kul olduk kapusunda

Yunus miskin çiğ idik piştik elhamdulillah.

derken “köle olduk kapusunda”demek istiyor.

Kul ve kölenin Arapçası  ( )= abd kelimesidir.

Hz. Muhammed de Allah'ınabd'ıdır. Kelime-i şehadette “ “Şunu kesinkes bilirim ki, Muhammed onun kölesi ve elçisidir.” deriz.

Yalnız Allah'a köle olup başkasınaköle olmamak hürriyetin doruk noktasına ulaşmak demektir.

Hz. Muhammed sallallahu aleyhive sellem ile ilgili inen şu âyeti de okumak yerinde olur.

"Az kalsın baskı ileseni, sana vahyettiğimizden ayıracaklardı ki, başkasını uydurup üstümüze atasın. Böyle yapsaydın, kuşkusuz seni dost edinirlerdi.

Eğer seni sağlamlaştırmış olmasaydık,andolsun onlara bir parça yanaşacaktın.

Ozaman biz de sana, hayatın kat kat azabını ve ölümün kat kat azabınıtattırırdık. Sonra bize karşı kendine bir yardımcı da bulamazdın." (İsra 17/73-75)

Hz. Muhammed bile tehlikeye düşecek gibi olduğuna göre kendimizi bu açıdan gözden geçirmemiz gerekmez mi?

MÜRİT - Tamam,bunları anladık. Şimdi sen yukarıdaki ağır iddianı ispatla bakalım.

BAYINDIR - Allah'ın bütün peygamberlere söylediği şu sözü hatırlayalım: "Hele bir şirke düş; amelin kesinkes yanar ve sen kaybedenlerden olursun."   (Zümer39/64-65)

a-Şirk

MÜRİT - Bizimyaptığımızın nesi şirk? Sen esas onu anlat.

BAYINDIR - Öyleyseiyi dinle. “İbadet” ( )sözlükte taat anlamına gelir.  Taat ( )boyun eğmek demektir, daha çok “emre uymak ve izinden gitmek.” anlamında kullanılır [130] . Türkçede buna kulluk denir.

Abd ( )kul, yani köle anlamına gelir.

İnsanlar, güçlerinin yettiğini kendilerine köle etmeğe, güç yetiremediklerine de köle olmağa meyillidirler. Krallar halkı, kendiköleleri gibi görmek istemişler, kayıtsız şartsız boyun eğdirmeğe çalışmışlardır.Kur’an’ı Kerim’de bunun örnekleri vardır:

Firavun Adamlarını toplayıp seslendi, ve şöyle dedi: "Sizin en yüce rabbiniz benim"  (Naziât 79/23-24)

Rab sahip demektir. Araplar kölenin sahibine rab derler [131] .  Biz de Efendi deriz. Allah’tan başkasınaköle olmayı reddedenler, Allah’tan başkasının kendi rabları ve efendileriolmasını da kabul etmezler. Dikkat ederseniz efendi kelimesi tarikatlardasıkça kullanılır.

Krallar siyasi ve askeri güçlerini kullanarak, zenginlerparalarını, kimileri de dini kullanarak insanları kendilerine kul etmektedirler.Dini kullananlar bunların en kötüsüdür. Çünkü insanlar bunlara kulluk etmeyiAllah'a kulluğun bir parçası sayarlar.

Siz Allah ile birlikte şeyhinize de köle oluyorsunuz.Rabıta sırasında şeyhinizin ruhaniyeti karşısında boyun eğiyorsunuz. Halbuki,Fatiha Suresi'nde "Yalnız sana köleoluruz"  diye Allah'a sözveriyoruz.

MÜRİT - Kendinekulluk edilmesini isteyen şeyh var mı?

BAYINDIR - Önceki açıklamalar yeterli olmadı herhalde. Şeyhe tam bağlanmak, ona rabıtaetmek, kalble ondan yardım istemek ve ona asla itiraz etmemek gerektiğinisöylediniz.  Hatta şeyhin önünde mürit,gassalın (ölü yıkayıcısının) önündeki meyyit (ölü) gibi olmalıdır, dediniz.Bu köleliğin son noktası değil midir? Bundan ileri bir kölelik düşünülebilirmi?

Allah’ın istediği, insanın yalnız kendisine köleolmasıdır.

Ey insanlar! Sizi vesizden öncekileri yaratan Rabbinize kölelik edin ki, korunabilesiniz. (Bakara2/21)

Hz. Muhammed de Allah'ın kölesidir. Kelime-i şehadetgetirirken “ “Şunu kesinkes bilirim ki, Muhammed onun kölesi ve elçisidir.” deriz. Onabundan başka bir makam vermek Hırıstiyanlara benzemek olur. Onlar Hz. İsa’yaAllah’ın oğlu demiş, onu Allah’a halef kılmış, ona ibadet etmeye ve ondanyardım dilemeye başlamışlardır. Sanki haşa! baba emekli olmuş da oğul onunyerine oturtulmuş gibidir.

Bu sebeple ibadet etmiş olmakiçin puta secde eder gibi şeyhe secde etmek gerekmez.

b- İstiâne

MÜRİT - Birde istiâne vardı.

BAYINDIR - Gelelim istiane ye: İstiane, yardım istemekdemektir. Fatiha suresini her okuyuşumuzda “ iyyâke nestaîn,  deriz. Yani "Allah'ım yalnız senden yardım isteriz” demektir.Bu konu daha önce anlatılmıştı.  Burada Şeyh Efendi'nin bir sözünütekrarlamak yerinde olur. Şöyle demişti:

"Siz ne derseniz deyin,biz Allah ile kullar arasında evliyâullahın ve meşâyih-i izâm hazerâtınınruhlarının vasıta olduğuna inanırız. Onların ruhaniyetinden istimdâd eder,istiânede bulunuruz."

Evliya ruhundan istianedebulunduğunuza göre sizin artık “ iyyâkenestaîn, =yalnız senden yardım isteriz” demeye hakkınız kalır mı?

Bir de rabıta yaparak şeyhinruhaniyetiyle beraber, suretini kalp gözünün önüne getirip hayal etmek vekalple ondan yardım istemek varya, işte o zaman Tevhidden bir şey kalmaz. Çünkübu, olsa olsa şeyhe ibadetin bir parçası olur.

Hz. Muhammed sallallahu aleyhive sellem “ Dua ibadetin özüdür [132] . ”demiyor mu?

O, bir de, şöyle buyurmuştur:“ Dua ibadetin ta kendisidir .” [133]

Puta tapanlar ibadeti, putunrızasını kazanmak ve dualarının kabulünü sağlamak için yaparlardı.

Cenab-ı Hakk, Kur’an-ıKerim’in bir çok âyetinde müşriklerin durumunu belirtirken “Allah’tan başkasınadua etmek [134] ”ifadesini kullanmıştır. Hz. Muhammed sallalahu aleyhi veselleme verdiği biremirde şöyle buyurmuştur: “ De ki: Ben yalnızcaRabbıma dua ederim. Ona hiç bir şeyi ortak koşmam. ” (Cin72/20)

İbn Abbas radıyallahu anhşöyle buyurmuştur: “Duanız imanınızdır [135] .”

İnsanlar öteden beri en çokdua ve ibadet konusunda yanıldıkları için bütün  elçilerin davetinin temelini bu iki husus oluşturmuştur.

Namaz, oruç, hac, zekat,helallar ve haramlarla ilgili çok az âyet olduğu halde Kur'an'ın tamamınayakını Allah'tan başkasına ibadeti, darda kalınca başkasından bir şeybeklemeyi şirk sayıp yasaklamaktadır. Bu husus üzerinde çok durmak gerekir.

"Darda kalmış kişi dua ettiği zaman onun yardımına kim yetişiyor da sıkıntıyı gideriyor ve sizi yeryüzünün hakimleri yapıyor? Allah ile beraber başka bir tanrı mı var? Ne kadaraz düşünüyorsunuz." (Neml 27/62)