Allah Teâlâ Hz. Muhammed sallallahu aleyhi
ve selleme şöyle buyuruyor:
Seni insanlara resul olarak gönderdik, şahid olarak
Allah yeter. "(Nisa 4/79)
Arapça'da bir sözü ve elçiliği yüklenen kişiye resul
denir [67].Bir
fıkıh terimi olarak resul, işe kendini karıştırmadan birinin
sözünü birbaşkasına ulaştırmakla görevli
kişidir [68]
. Dini terim olarak da Allah'ın hükümlerini halka
ulaştırmak üzere görevlendirdiği insana resul denir [69]
.Bunun Türkçe karşılığı elçidir.
a- Görevleri
Allah Teâlâ elçileriningörevini üç şekilde
belirlemiştir:
1) Emri yerine ulaştırma(tebliğ): Rabbımız şöyle buyuruyor:
" Elçilere apaçık tebliğden başka ne düşer?"
(Nahl 16/35)
"Ey Elçi! Rabbinden sana indirileni tebliğ et, eğer bunu
yapmazsan O'nun elçiliğini yapmamış olursun" (Maide
5/67)
2) Emri açıklama (beyân):
Ayette şöyle buyuruluyor:
"Biz ne elçi gönderdiysek sadece kendi halkının diliyle
gönderdik ki, onlara açık açık anlatsın." (İbrahim
14/4)
"Biz Kitabı sana, başka değil, sadece ayrılığa
düştükleri şeyi onlara açıklayasın ve bir de inanan kimselere
yol gösterici ve rahmet olsun diye indirdik. "(Nahl
16/64)
3) Müjdeleme ve uyarma:
Bu konuda şöyle buyuruluyor:
" Biz elçileri, başka değil,sadece müjdeciler ve
uyarıcılar olarak göndeririz. Kim inanır ve kendini düzeltirse
onlara korku yoktur, ve onlar üzülmeyeceklerdir."
(En'am 6/48)
"Biz seni bütün insanlara sadece bir müjdeci ve bir
uyarıcı olarak göndermişizdir." (Sebe
34/28)
b- Elçinin yetkisiz olduğu durumlar:
1) Elçinin koruma göreviyoktur. Allah Teâlâ şöyle
buyuruyor:
" Eğer yüz çevireceklerse çevirsinler, biz seni onlara
bekçi göndermedik. Sana düşen sadece tebliğdir. "
(Şura42/48)
2) Elçinin vekillik görevi yoktur. Ne halka karşı Allah'ın
vekilliğini, ne de Allah'a karşı halkın vekilliğini yapar.
Vekilimiz Allah şöyle buyuruyor:
"Allahdileseydi şirke düşmezlerdi. Biz seni onların
üzerinde bir koruyucu yapmadık.Sen onların üzerinde bir vekil
de değilsin." (En'am6/107)
" Sen sadece biruyarıcısın. Her şeye vekil olan
Allah'tır." (Hud 11/12)
3) Elçi kimseyi yolagetiremez. Bizi yoluna kabul eden
Rabbımız şöyle buyuruyor:
"Sen,sevdiğini doğru yola getiremezsin, ama Allah,
dilediğini doğru yola getirir.Doğru yola girecekleri en iyi o
bilir."(Kasas 28/56)
Elçi sadece doğru yolugösterir: Hz. Muhammed'e çok değer
veren Allah şöyle buyuruyor:
"Kuşkusuz sen kesinkes doğru yolu gösterirsin."
(Şura 42/52)
4) Elçi baskı yapmaya yetkilideğildir. İnsanlara tam bir
inanç hürriyeti tanıyan Allah şöyle buyuruyor:
"Sen öğüt ver!Esasen sen sadece bir öğütçüsün.
Senonların tepesine dikilecek değilsin."(Ğaşiye
88/21-22)
5) Elçi kalpten geçenleribilmez. Şu âyetler onu
gösteriyor.
"Çevrenizdeki kimi çöl Arapları münafıktır. Medine
halkından da münafıklığa iyice alışmış olanlar vardır. Sen
onları bilmezsin, onları biz biliriz. Onlara iki defa azap
edeceğiz; sonra da onlar büyük bir azaba itileceklerdir."
(Tevbe 9/101)
"Münafıklarıgördüğün zaman kalıpları hoşuna gider.
Konuşurlarsa sözlerini dinlersin.Onlar dayalı odunlara
benzerler. Her kopan gürültüyü kendilerine karşı sanırlar.
İşte düşman onlardır. Onlardan sakın. Allah onları kahretsin,
nasıl döndürülüyorlar."(Münafikûn 63/4)
6) Elçi gaybı bilmez, o sadeceAllah'ın kendine vahyettiği
şeyleri bilir.
"Deki: "Ben size, Allah'ın hazineleri yanımdadır,
demiyorum. Gaybı da bilmem. Size, "İşte ben bir meleğim." de
demiyorum. Ben bana vahyolunandan başkasına uymam." De ki:
"Görenle görmeyen bir olur mu? Hiç zihninizi yormaz
mısınız? " (En'am 6/50)
"Deki: "Eğer gaybı bilseydim, daha çok iyilik yapmak
isterdim ve bana kötülük de gelmezdi. Ben, inanan kesim için
bir uyarıcı ve bir müjdeciden başkabir şey değilim."
(Araf7/188)
Peygamberler bu durumda ise yaveliler ne durumda
olur?