KUR'AN IŞIĞINDA TARİKATÇILIĞA BAKIŞ
   Önsöz/Giriş
   Tasavvuf
   Kabir Ehlinden Yardım

   Vesile Ve Tevessül
   Veli
   Evliyânın Yardımı
   Şeyhin Himmeti
   Yüzüsuyu Hürmetine Dua
   Olağandışı Yollarla Yardım
   Müslümanları Batıran Şirk
   Şehitlerin savaşması
   Gaib Erenleri
   Yüce Ve Süfli Ruhlar
   Kur'an'da Elçiler
   Gaybı Bilme
   Şeyhlere Vahiy
   Peygambere Varis Olma
   Mucize
   Kerâmet
   İlm-i Ledün - İlm-i Batın
   Keşf (Perdelerin Açılması)    Feraset
   İlham
   Şefaat
   Rabıta
   İbadet
   Allah’ın Tecelli Etmesi
   Giyim Kuşam
   Şeyh Öğretmen Olmalı
   İslamın Yayılışı
   Hadis-İ Şerifler
   Mezhepler
   İctihad
   Kur'an'a Dönmek
   Sonuç
   Dipnotlar

13- KUR'AN'DA ELÇİLER

 
 

 Allah Teâlâ Hz. Muhammed sallallahu aleyhi ve selleme şöyle buyuruyor:

Seni insanlara resul olarak gönderdik, şahid olarak Allah yeter. "(Nisa 4/79)

Arapça'da bir sözü ve elçiliği yüklenen kişiye resul denir [67].Bir fıkıh terimi olarak resul, işe kendini karıştırmadan birinin sözünü birbaşkasına ulaştırmakla görevli kişidir [68] .  Dini terim olarak da Allah'ın hükümlerini halka ulaştırmak üzere görevlendirdiği insana resul denir [69] .Bunun Türkçe karşılığı elçidir.

a- Görevleri

Allah Teâlâ elçileriningörevini üç şekilde belirlemiştir:

1) Emri yerine ulaştırma(tebliğ): Rabbımız şöyle buyuruyor: " Elçilere apaçık tebliğden başka ne düşer?"  (Nahl 16/35)

"Ey Elçi! Rabbinden sana indirileni tebliğ et, eğer bunu yapmazsan O'nun elçiliğini yapmamış olursun" (Maide 5/67)

2) Emri açıklama (beyân):

Ayette şöyle buyuruluyor:

"Biz ne elçi gönderdiysek sadece kendi halkının diliyle gönderdik ki, onlara açık açık anlatsın."  (İbrahim 14/4)

"Biz Kitabı sana, başka değil, sadece ayrılığa düştükleri şeyi onlara açıklayasın ve bir de inanan kimselere yol gösterici ve rahmet olsun diye indirdik. "(Nahl 16/64)

3) Müjdeleme ve uyarma:

Bu konuda şöyle buyuruluyor:

" Biz  elçileri, başka değil,sadece müjdeciler ve uyarıcılar olarak göndeririz. Kim inanır ve kendini düzeltirse onlara korku yoktur,  ve onlar üzülmeyeceklerdir."   (En'am 6/48)

"Biz seni bütün insanlara sadece bir müjdeci ve bir uyarıcı olarak göndermişizdir."   (Sebe 34/28)

 b- Elçinin yetkisiz olduğu durumlar:

1) Elçinin koruma göreviyoktur. Allah Teâlâ şöyle buyuruyor:

" Eğer yüz çevireceklerse çevirsinler, biz seni onlara bekçi göndermedik. Sana düşen sadece tebliğdir. " (Şura42/48)

2) Elçinin vekillik görevi yoktur. Ne halka karşı Allah'ın vekilliğini, ne de Allah'a karşı halkın vekilliğini yapar.

Vekilimiz Allah şöyle buyuruyor:

"Allahdileseydi şirke düşmezlerdi. Biz seni onların üzerinde bir koruyucu yapmadık.Sen onların üzerinde bir vekil de değilsin." (En'am6/107)

 " Sen sadece biruyarıcısın. Her şeye vekil olan Allah'tır."    (Hud 11/12)

3) Elçi kimseyi yolagetiremez. Bizi yoluna kabul eden Rabbımız şöyle buyuruyor:

"Sen,sevdiğini doğru yola getiremezsin, ama Allah, dilediğini doğru yola getirir.Doğru yola girecekleri en iyi o bilir."(Kasas 28/56)

Elçi sadece doğru yolugösterir: Hz. Muhammed'e çok değer veren Allah şöyle buyuruyor:

"Kuşkusuz sen kesinkes doğru yolu gösterirsin."  (Şura 42/52)

4) Elçi baskı yapmaya yetkilideğildir. İnsanlara tam bir inanç hürriyeti tanıyan Allah şöyle buyuruyor:

"Sen öğüt ver!Esasen sen sadece bir öğütçüsün.

Senonların tepesine dikilecek değilsin."(Ğaşiye 88/21-22)

5) Elçi kalpten geçenleribilmez. Şu âyetler onu gösteriyor.

"Çevrenizdeki kimi çöl Arapları münafıktır. Medine halkından da münafıklığa iyice alışmış olanlar vardır. Sen onları bilmezsin, onları biz biliriz. Onlara iki defa azap edeceğiz; sonra da onlar büyük bir azaba itileceklerdir." (Tevbe 9/101)

"Münafıklarıgördüğün zaman kalıpları hoşuna gider. Konuşurlarsa sözlerini dinlersin.Onlar dayalı odunlara benzerler. Her kopan gürültüyü kendilerine karşı sanırlar. İşte düşman onlardır. Onlardan sakın. Allah onları kahretsin, nasıl döndürülüyorlar."(Münafikûn 63/4)

6) Elçi gaybı bilmez, o sadeceAllah'ın kendine vahyettiği şeyleri bilir.

"Deki: "Ben size, Allah'ın hazineleri yanımdadır, demiyorum. Gaybı da bilmem. Size, "İşte ben bir meleğim." de demiyorum. Ben bana vahyolunandan başkasına uymam." De ki: "Görenle görmeyen bir olur mu? Hiç zihninizi yormaz mısınız? " (En'am 6/50)

"Deki: "Eğer gaybı bilseydim, daha çok iyilik yapmak isterdim ve bana kötülük de gelmezdi. Ben, inanan kesim için bir uyarıcı ve bir müjdeciden başkabir şey değilim."  (Araf7/188)

Peygamberler bu durumda ise yaveliler ne durumda olur?