KUR'AN-I KERİM ve AÇIKLAMALI MEALİ
   Fatiha Suresi
   Bakara Suresi
   
Hamd
   Kafirlik
   Alışkanlılar
   Kalp-İşitme- Görme
   Münafık Körlüğü
   Dinler
   Aracılık
   Halef-Selef
   Tesbih-Takdis
   Şefaat
   Tarım Toplumu
   Cennet Kimler Girer
   
Sabiîler
   Cumartesi Yasağı
   Kurbanlık Boğa Olayı
   Ölünün Diriltilmesi
   Kitabı Tarhrîf
   Sıkı Tutma / Isyan
   İsteyen/İstediği

    Nesih ve Zina Cezası
   İbrahim Aleyhisselam
   Soru Cümleleri
   Aklını Kullanmayanın Hali
   Adeti Kadının Oruç ve   Namazı
   Oruç Fidyesi
   Rüşvet
   Başarının Sırları
   Talak
   İftida
   Nikah'în Denetlenmesi
   Faiz
   Kadınların Şahitliği
   İçinde Olandan Sorumlu Olma
   Kur'an'ı Açıklama Usulü

KÂFİRLIK = GÖRMEZLİKTEN GELME

 
 

O kâfirlere, gerçekleri görmezlik edenlere gelince, onlar için fark etmez, ister uyar, ister uyarma; inanacak değillerdir. (Bakara 2/6)

Kelimenin kökü küfr ve küfûr’dur, örtme anlamına gelir. İyi şeyleri örtmek kötü, kötü şeyleri örtmek olur. 

A- İyi ve Doğru Şeyleri Örtme

İyi ve doğru şeyleri örtüp gizleyen, onların görülmesine engel olur. Arapça’da buna küfûr veya küfrân denir. Bir çok kimse, kendine yapılan iyilikleri görmek istemez. Bu, kötü bir şeydir. Allah Teâlâ şöyle buyurur:   

“Denizde başınıza bir sıkıntı gelse, yardıma çağırdığınız herkes kaybolur; yalnız Allah kalır. Allah sizi kurtarıp karaya çıkardı mı, yüz çevirirsiniz.  İnsan, yapılan iyiliği görmez.” (İsrâ 17/67)

“Allah, hain olan  ve yapılan iyiliği görmezlik edenlerin hiçbirini sevmez.” (Hac 22/38)

Birçok insan bu hale düşer. En kötüsü Allah ’ı, peygamberini ve Kitabını görmezlikten gelmektir. İşte kâfirlik  budur. Allah Teâlâ şöyle buyurur:    

“Biz bu Kur’ân’da her örneği, gerçekten, türlü biçimlerde verdik. Ama insanların çoğu, kolayca bunları görmezlik eder.” (İsrâ 17/89)

Kâfir, sağlam bir gerekçeye dayanmaz. Kendini savunmak zorunda kaldı mı, gerçekleri saptırır. İblis ’in yoldan çıkması ile ilgili âyetler bunun için iyi bir örnektir. Allah Teâlâ şöyle buyurur:   

Sizi yaratmıştık. Sonra şekil vermiştik. Sonra meleklere: "Adem'e secde edin" demiştik. Hemen secde ettiler, İblis  öyle yapmadı. O secde edenler arasında yoktu.

Allah dedi ki: "Emrettiğim zaman seni secdeden alıkoyan neydi?" "Beni ateşten, onu çamurdan yarattın. Ben ondan üstünüm" diye cevap verdi. (Araf 7/11-12)

İblis, Allah’ın emrini görmezlikten gelerek Adem’e karşıymış gibi davrandı. Gerçeği saptırıp nankörlüğünü gizlemeye çalıştı. Çünkü her şeyi Allah’a borçlu  olduğunu biliyordu. Bunlar, İblis’in şu sözlerinde gizlidir:

"Ben ondan üstünüm. Beni ateşten yarattın, onu çamurdan yarattın." (Sad 38/76)

"Balçıktan, işlenebilen kara topraktan yarattığın insana secde edemem."  (Hicr 15/33)

Hak ettiği ceza gecikmedi. Allah ona şöyle dedi:

"İn oradan! Orada büyüklenmeye hakkın yok. Defol! Sen alçağın tekisin." (Araf 7/13)

İblis böyle kâfir oldu. O, Allah ’ın varlığında ve birliğinde şüphe etmiyordu. Ahiretin varlığını da kabul ediyordu. Çünkü kovulmasından sonra şöyle yalvarmıştı:

"Rabbim! İnsanların tekrar dirilecekleri güne kadar bana süre tanı." (Sad 38/79)

Allah’ın bir tek emrini görmezlikten gelmesi, İblis ’in kâfir olması için yetmiştir. İnsan da öyledir; bilmediği için değil, Allah’ın emirlerini görmek istemediği için kâfir olur.

Bu çalışmada küfür kelimesine “görmezlikten gelme”, “tanımama” bazen de “kâfirlik ” anlamı verilmiştir.

B- Kötü ve Yanlış Şeyleri Örtme

Kötü ve yanlış şeyleri örtüp gizlemek iyiliktir. Onları Allah da gizler. O şöyle buyurur:       

“Yasaklandığınız şeylerin büyüklerinden sakınırsanız, öbür günahlarınızı örteriz. Sizi güzel bir konuma sokarız.” (Nisâ 4/31)

“İnananlar ve iyi işler yapanlar... Onların kötülüklerini elbette örteriz. İşlediklerinin en güzeliyle onları ödüllendiririz.” (Ankebût 29/7)

“Müminler! Eğer Allah’tan sakınsanız, o size doğruyu eğriden ayırma gücü verir. Suçlarınızı örter. Sizi bağışlar. Allah büyük ikram sahibidir.” (Enfâl 8/29)