Varlıkların sahibi Allah, neylerse güzel
eyler.
(Fatiha 1/1)
Hamd; birini, yaptığı
iyi bir işten dolayı övmektir. Buna medih
de denir. O iyi işi, sizin için
yaptı diye övmek şükür
olur. Türkçe’de buna teşekkür
denir. Kişinin, kendi katkısı olmadan sahip olduğu şeyle
övülmesi, ne hamd
’dir, ne şükür; ona sadece medih
yani övgü denir. Hamd şükürden, medih de her ikisinden
kapsamlıdır.
Birinin size cömert davrandığını
söylemeniz hem hamd
, hem şükür hem medih olur. “O cömerttir”
demek hamd ve medihtir ama şükür değildir. “Uzun boylu ve
zekidir” demek ise sadece medih olur. Çünkü zekayı ve uzun boyu,
kendi çalışmasıyla elde etmemiştir. Bunlar aşağıda olduğu gibi
iç içe övgü halkalarıdır.

Her şükür, hamd ve medihtir. Her
hamd medihtir ama şükür değildir. Her medih hamd ve şükür
olmayabilir.
El-hamd’in başındaki el
takısı, kelimeye cins anlamı kazandırır. El-hamdu lillah, “bütün
hamdler Allah
’a aittir” demek olur. Çünkü
Allah’ın yaptığı her şey doğru ve yerindedir. Bir de her iyi
davranış, onun verdiği nimetlerle yapılır. Bütün bu anlamları
“neylerse güzel eyler” cümlesi tam olarak ifade etmektedir.