İÇİNDE OLANDAN SORUMLU OLMA
Göklerde ne var, yerde ne varsa hepsi
Allah'ındır. İçinizde olanı açığa vursanız da, gizleseniz
de Allah sizi ondan hesaba çekecektir. Sonra dilediğini
bağışlar, dilediğine azap eder. Allah’ın gücü her şeye yeter.
(Bakara 2/284)
Peygamberimiz sallallahu
aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Bakın, vücutta bir et
parçası vardır. O iyi olursa vücudun tamamı iyi olur, o
bozulursa vücudun tamamı bozulur. İşte o kalptir.”
İnsanın içinde olan ile
içinden geçen aynı değildir. İnsanın içinde olan; iman, küfür, sevgi, nefret
, kin, iyi niyet
vs. gibi insanın hayatına yön
veren şeylerdir. İçinden geçenler ise genellikle şeytan
vesvesesidir. Buna engel olma
imkanı yoktur. Allah
Teâlâ şeytana yetki verdiği
için o, vesvese vermeye devam edecektir. Bazı kimseler şöyle
derler: “İçime öyle şeyler geliyor ki, acaba kafir mi
oldum? Namazımdan da hayatımdan da tat alamıyorum.”
Bu, doğru yolda olduklarının en güvenilir delilidir. Çünkü
şeytan Allah’tan kıyamete kadar süre alınca şöyle demişti:
“.... And olsun ki ben de onlar için, senin doğru yolunun
üzerinde oturacağım.
Sonra onlara; önlerinden, arkalarından, sağlarından,
sollarından sokulacağım. Onların çoğunu sana şükreder
bulamayacaksın.” (Arâf 7/16-17)
Şeytana izin
verildiği için onun vesvesesinden peygamberler de
kurtulamazlar. Allah
Teâlâ şöyle buyurur:
“Senden önce gönderdiğimiz bir tek nebi ve elçi yoktur ki,
bir şeyi arzuladığı zaman, şeytan onun arzusuna
vesvese karıştırmış olmasın. Allah şeytanın
karıştırdığını giderir, sonra Allah kendi âyetlerini pekiştirir.
Allah bilendir, hakîmdir.” (Hacc
22/52)
Şeytan
vesvesesinden kurtulmaya insanın gücü yetmeyeceği için bunun
sorumluluğu da olmaz. Çünkü Allah
Teâlâ şöyle buyurur: “Allah, kimseye gücünün yettiğinden
fazlasını yüklemez.” (Bakara