KUR'AN-I KERİM ve AÇIKLAMALI MEALİ
   Fatiha Suresi
   Bakara Suresi
   
Hamd
   Kafirlik
   Alışkanlılar
   Kalp-İşitme- Görme
   Münafık Körlüğü
   Dinler
   Aracılık
   Halef-Selef
   Tesbih-Takdis
   Şefaat
   Tarım Toplumu
   Cennet Kimler Girer
   
Sabiîler
   Cumartesi Yasağı
   Kurbanlık Boğa Olayı
   Ölünün Diriltilmesi
   Kitabı Tarhrîf
   Sıkı Tutma / Isyan
   İsteyen/İstediği

    Nesih ve Zina Cezası
   İbrahim Aleyhisselam
   Soru Cümleleri
   Aklını Kullanmayanın Hali
   Adeti Kadının Oruç ve   Namazı
   Oruç Fidyesi
   Rüşvet
   Başarının Sırları
   Talak
   İftida
   Nikah'în Denetlenmesi
   Faiz
   Kadınların Şahitliği
   İçinde Olandan Sorumlu Olma
   Kur'an'ı Açıklama Usulü

                                BAŞARININ SIRLARI

 
 

 

İnsanlardan kimi der ki: "Rabbimiz! Bize ne vereceksen, bu dünyada ver!" Onun Ahirette bir alacağı kalmaz. Onlardan kimi de; "Rabbimiz! Bu dünyada bize bir güzellik ver, Ahirette de güzellik ver. Bizi o ateşin azabından koru!" derler. Onlardan her birine  kazandıklarından bir pay vardır. Allah  hesabı çabuk görür. (Bakara 2/200-202)

Başarının iki şartı vardır; biri istemek, diğeri gerekli güce sahip olmaktır. Allah Teâlâ şöyle buyurur: Senin Rabbin rızkı, isteyen ve gücü yeten için yayar[1]. O, kullarının içlerini bilir ve onları görür. (İsra 17/30)

"Allah yeryüzünde yiyecekleri, dört günde, araştıranlar için eşit uzaklıkta belirlemiştir." (Fussilet 41/10) Yeryüzünde ekmek, peynir, et vs. yoktur. Ama onları elde edecek imkanlar vardır. O imkanlar belli ölçüdedir. Ölçüsüz olsaydı kimse kimseyi tanımaz, herkes kendi başına buyruk olurdu. Allah Teâlâ şöyle buyurur: "Allah rızkı, kulları için bol bol seriverseydi yeryüzünde taşkınlık ederlerdi. Ama o, istediği ölçüde indirmektedir." (Şura 42/27) Kaynaklar kıt olduğu için israf yasaktır. Allah Teâlâ şöyle buyurur: "Yiyin, için ama israf etmeyin. O israf edenleri sevmez." (Araf 7/31)

Allah , rızık için gereken kanunu koymuş ve kendine şöyle seslenmemizi istemiştir: "… Dilediğine hesapsız rızık verirsin." (Al-i İmran 3/27) Onun dilediği kimseler koyduğu çalışma kanuna uyanlardır.

Bakara 200-202. âyetlerde insanlardan kiminin yalnız dünyalık istediği, kiminin de hem dünyalık hem ahiretlik istediği bildirilmiştir. Hepsi kazançlarından pay alacaktır. Çalışıp kazanmayana bir şey yoktur. Ahireti isteyen de çalışmak zorundadır. "Kim Ahireti ister ve mümin olarak onun için çalışırsa onlar çalışmalarının karşılığını göreceklerdir" (İsra 17/19) Demek ki, bir şeyi istemek yetmez, onun için çalışmak gerekir. Şu âyetler, her şeyi özetlemektedir: “İnsanın çalıştığından başkası kendinin olmaz. Çalışmasına bakılacak. Sonra karşılığı tastamam verilecektir”. (Necm 53/39-41)

Yukarıdaki hükümler, imkanları en iyi değerlendirmenin yollarını gösterir. Önümüze o imkanları koyan Allah  Teâlâ’dır. Onun vermediği hiçbir şeye sahip olamayız. Kuraklık olsa veya aşırı yağmurlar ürünü çürütse çiftçinin yapacağı fazla bir şey kalmaz. Bu dünyada imtihandan geçirildiğimiz için Allah Teâlâ, bizi çeşitli sıkıntılarla dener. Bir âyet şöyledir:

“İnsanın başına bir sıkıntı gelince bizi yardıma çağırır. Sonra katımızdan ona bir nimet verdiğimiz zaman: "Bu bana bilgimden dolayı verilmiştir" der. Hayır; o bir imtihandır, fakat çokları bilmezler.” (Zümer 39/49)


 


[1]- Açıklamalar böl. "İsteyen/İstediği" başlıklı yazıya bkz.