İnsanların mallarından bir kısmını,
günaha girerek, bile bile yemek için o mallarla yetkililere
ulaşmayın.
(Bakara 2/188)
Rüşvet
rişâ
kelimesinden alınmıştır. Rişâ
ip demektir.
Rüşvet, ipi kovaya bağlayıp kuyunun suyuna ulaşmaya benzer.
Rüşvet alan, kova gibidir. Rüşvet veren, onu kullanarak hakkı
olmayan bir mala ulaşır.
Âyet rüşveti iki şarta
bağlamıştır:
1-
Başkasının malını bile bile haksız yere
yeme amacı.
2-
Bu amaca ulaşmak için yetkililere mal
verilmesi.
Kişi, kendi hakkını almak için
yetkili kişiye mal verirse bakılır: Yetkili, bir şey beklemeden
görevini yapmışsa verilen mal hediye olur. Görevini, hakkı
olmayan bir malı alma şartıyla yapmışsa o mal, alan için
rüşvettir ama veren için değildir. Çünkü veren, bir hakkını
almak için vermek zorunda kalmıştır.