Rabbi İbrahim'i bir takım
sözlerle imtihan etmişti. O da tam başarı gösterdi. Rabbi: "Ben
seni insanlara önder yapacağım" dedi. İbrahim: "Soyumdan da
olsun” dedi. Rabbi: “Sözüm yanlış davranacak olanlarını
kapsamaz” dedi.İbrahim aleyhisselam
çok sayıda imtihandan geçirilmiştir. İlgili bazı âyetler şöyle
sınıflandırılabilir: (Bakara
2/124)
“Bir gün İbrahim babası Azer'e
şöyle dedi: "Şimdi sen putları tanrılar olarak mı algılıyorsun?
Ben hem seni hem kavmini, gerçekten, açıkça yoldan çıkmış
görüyorum." (En'am 6/74)
Biz daha önce İbrahim'in olgunluğunu
sağlamıştık. Biz onu biliriz.
Bir gün İbrahim, babasına ve
kavmine şöyle dedi: "Bu heykeller ne ki, onlara bağlanıp
duruyorsunuz?"
Dediler ki;"Biz bildik bileli atalarımız onlara kul olurlar."
Dedi ki; "Hem siz hem babalarınız, gerçekten, açıkça yoldan çıkmışsınız."
"Sen ciddi misin, yoksa bizimle eğleniyor musun?" dediler.
"Hayır, dedi; Rabbiniz, göklerin ve yerin Rabbidir, onları yaratan odur.
Ben buna tanıklık ederim."
(Kendi kendine şöyle dedi:)
"Siz dönüp gittikten sonra, vallahi, putlarınıza bir oyun oynayacağım."
Onları parça parça etti, sadece büyüğünü bıraktı. Belki ona başvururlar
diye.
Dediler ki; "Bunu Tanrılarımıza kim yaptı? Bunu yapan tam bir zalimdir!"
"Bir gencin onlara dil uzattığını duymuştuk” dediler. “Ona İbrahim
derler."
"Getirin onu, herkesin önüne! Belki bir gören olmuştur." dediler.
İbrahim’e dediler ki; "İbrahim!
Bu işi tanrılarımıza sen mi yaptın?"
"Belki şu büyükleri yapmıştır, dedi. Sorun onlara!.. Eğer konuşurlarsa."
Hemen kendilerine döndüler ve "Siz var ya siz, asıl zalim sizlersiniz!"
dediler.
Sonra baş aşağı geri döndüler. İbrahim! dediler.
Sen de iyi bilirsin, bunlar konuşacak değillerdir."
Dedi ki; "Yani siz, Allah'ın dûnundan,
size ne fayda sağlayacak ne de zarar verebilecek bir şeye kul oluyorsunuz, öyle mi?
Size de yuh olsun, Allah'ın dûnundan kul olduğunuza da! Hiç aklınızı kullanmaz mısınız?"
Dediler ki; “Yakın şunu!.. Tanrılarınıza destek olun!.. Eğer bir iş
yapacaksanız"
"Ey ateş! İbrahim'e karşı serin ve
güvenli ol." dedik.
Ona bir düzen kurmak istediler, ama biz onları çok zararlı çıkardık.
İbrahim’i kurtardık,
Lut'u da. Onları herkes için bereketli kıldığımız yere
ulaştırdık.
İbrahim'e İshak'ı,
üstelik Yakub'u da verdik. Her birini iyi kimseler yaptık.
Onları, buyruğumuz altında yol gösteren önderler yaptık. İyi işler
yapmayı, namaz kılmayı, zekat vermeyi vahyettik. Onlar, bize kul olmuşlardı. (Enbiya 21/51-73)
“İbrahim'de ve onunla
beraber olanlarda, sizin için güzel bir örnek vardır. Bir gün
kavimlerine şöyle demişlerdi: "Biz hem sizden uzağız, hem Allah'ın dûnundan neye kul oluyorsanız
ondan... Biz sizi tanımıyoruz. Aramızda ebedi düşmanlık ve kin
doğmuştur. Bu, sizin Allah'a, bir tek ona, güvenmenize kadar
sürecektir...” (Mümtehine 60/4)
"Rabbimiz!.. Ben soyumdan bir kısmını senin kutsal Mabedinin yanında,
bitkisiz, çıplak bir vadiye yerleştirdim. Rabbimiz!.. Bu, namazı
dosdoğru kılsınlar diyedir. İnsanlardan kimilerinin gönlünü
onlara yönlendir. Onları çeşitli ürünlerle azıklandır. Belki
şükrederler." (İbrahim
14/37)
İbrahim tek başına bir
ümmetti. Allah'a boyun eğmişti.
Dosdoğru idi. Müşriklerden değildi.
Allah’ın verdiği
nimetlere şükrederdi. O da onu seçti ve ona doğru yolu gösterdi.
(Nahl 16/120-121)
İbrahim, "Rabbim! Bana
iyi bir evlat ver." diye yalvardı.
Ona yumuşak huylu bir oğlan müjdesi
verdik.
Onunla birlikte çalışma çağına geldi. O zaman babası ona şöyle dedi: "Yavrucuğum!
Ben rüyamda görüyorum... Ben seni, gerçekten kesiyorum... Düşün
bakalım, ne diyeceksin?.." Dedi ki; "Babacığım! Sana ne
emrediliyorsa yap. Allah’ın yardımıyla
benim sabırlı biri olduğumu göreceksin."
İkisi de teslim olmuştu. Baba oğlunu yüz üstü
yatırmıştı.
İşte tam o zaman "İbrahim!.. diye
seslendik.
Sen o rüyayı gerçekten doğru yorumladın. Biz güzel davrananları, işte
böyle ödüllendiririz."
Bu, tamı tamına açık ve yıpratıcı bir imtihandır.
Çünkü ona kan bedeli olarak büyük bir kurbanlık vermiştik.
Sonraki nesillerin dilinde o, bu teslimiyetiyle anılıp durmaktadır.
Selam İbrahim
'e!..
Güzel davrananları işte böyle
ödüllendiririz.
O, bize güvenen kullarımızdandır. (Saffat
37/100-111)