KUR'AN-I KERİM ve AÇIKLAMALI MEALİ
   Fatiha Suresi
   Bakara Suresi
   
Hamd
   Kafirlik
   Alışkanlılar
   Kalp-İşitme- Görme
   Münafık Körlüğü
   Dinler
   Aracılık
   Halef-Selef
   Tesbih-Takdis
   Şefaat
   Tarım Toplumu
   Cennet Kimler Girer
   
Sabiîler
   Cumartesi Yasağı
   Kurbanlık Boğa Olayı
   Ölünün Diriltilmesi
   Kitabı Tarhrîf
   Sıkı Tutma / Isyan
   İsteyen/İstediği

    Nesih ve Zina Cezası
   İbrahim Aleyhisselam
   Soru Cümleleri
   Aklını Kullanmayanın Hali
   Adeti Kadının Oruç ve   Namazı
   Oruç Fidyesi
   Rüşvet
   Başarının Sırları
   Talak
   İftida
   Nikah'în Denetlenmesi
   Faiz
   Kadınların Şahitliği
   İçinde Olandan Sorumlu Olma
   Kur'an'ı Açıklama Usulü

     

 

Allah, ikramını, kim isterse ona has kılar ."ِ (Bakara 2/105)

Bu âyete genellikle, “Allah  ikramını, kime isterse ona has kılar” şeklinde anlam verilir. Bu fark, “يَشَاء = ister” fiilinin faili olan “o” zamirinin neyi gösterdiği ile ilgili tercihten kaynaklanır. Bize göre zamir, yanı başında bulunan “مَن = kim’i göstermektedir. Çünkü Arapça’da zamir en yakınını gösterir. Uzağı göstermesi için karine  gerekir. Ulaşabildiğimiz tefsir  ve meallere göre zamir, uzakta kalan Allah kelimesini gösterir.

Büyük iyilik sahibi, sadece kendi istediğine değil, isteyene de verir. Âyetin; “Allah  pek büyük iyiliklerin sahibidir” şeklinde bitmesi, verdiğimiz anlamın doğruluğuna delildir.  Bir âyette şöyle buyurulur:

“İnsanın çalıştığından başkası kendinin olmaz. Çalışmasına bakılacak. Sonra karşılığı tastamam verilecektir”. (Necm 53/39-41)

Bir âyet de şöyledir: “Kim hemen isterse, orada ona yani istediğimiz kimseye, dilediğimiz kadarını hemen veririz. Sonra ona cehennemi hazırlarız; yerilmiş ve sürülmüş olarak oraya girer. Kim de sonrasını ister ve orası için gerekli çalışmayı, inanarak yaparsa işte onların çalışmaları teşekküre değer. Bunlardan her birine, hem onlara, hem de öbürlerine, yine de Rabbinin ihsanından veririz. Rabbinin ihsanı kısıtlanmış değildir”. (İsra 17/18-20)

Rabbimizin ihsanı kısıtlı değilse, bir karine  olmadan zamiri uzağa göndererek onu kısıtlı göstermek yanlış olur. Şu âyet, bütün tereddütleri giderecek niteliktedir:

“Kim dünyalık isterse, ona ondan veririz. Kim de Ahiret  sevabını isterse ona da ondan veririz. Biz şükredenleri mükafatlandıracağız”. (Al-i İmran 3/145)

Bakara 200 – 202 ile ilgili açıklamalara bakınız.