Bir gün sizden kesin söz almıştık. Tur’u da tepenize
kaldırmıştık. “Size verdiğimiz şeye sıkı sarılın. Dinleyin!”
demiştik. “Dinledik ve sıkı sarıldık” demiştiniz. Oysa kâfirlik,
gerçekleri görmezlik etmeniz sebebiyle o buzağı tutkusu içinize
işlemişti. De ki: “İmanınız size ne kötü emir veriyor!.. Eğer
inanmış kimselerseniz”.
(Bakara 2/93)
Asa (العصا)
değnek anlamına gelir. (عصى)
ise değneği tutar gibi tuttu veya değnekle döver gibi dövdü
anlamınadır. Esmaî bazı Basralıların şu sözünü nakletmiştir:
Değneğe asa denmesi elin ve parmakların, üzerinde birleşmesinden
dolayıdır. Ebu Abîd’e göre asa’nın kök anlamı, birleşme ve
anlaşmadır. (عصى):
İsyan etti, emre karşı çıktı anlamına da gelir.
Buna göre iki âyette geçen “َعَصَيْنَا
و سَمِعْنَا”
cümlesi, “işittik ve sıkı sarıldık”
anlamına gelebileceği gibi “işittik ve isyan ettik”
anlamına da gelebilir. Kötü niyetliler, böyle ifadeleri seçerler
ki, her yöne çekebilsinler. Bu tür kullanıma cinas denir.
“سَمِعْنَا
وَعَصَيْنَا”nın, Bakara’nın 93’te “işittik ve
sıkı sarıldık” anlamına olduğu
açıktır.
Meal ve tefsirler, “سَمِعْنَا
وَعَصَيْنَا” cümlesine “Dinledik ve isyan ettik”
şeklinde anlam vermişlerdir. "İsyan ettik" diye söz alınamaz.
Allah, “Bir gün sizden kesin söz aldık” dediğine göre “سَمِعْنَا
وَعَصَيْنَا” cümlesinin tek anlamı “Dinledik ve sıkı
sarıldık” şeklinde olanıdır. Cümlenin devamı da bu anlamı
kuvvetlendirmektedir. Çünkü sıkı sarıldık diye söz vermişlerdi
ama bir taraftan da “O buzağı tutkusu içlerine işlemişti.”
“سَمِعْنَا
وَعَصَيْنَا”nın Nisa suresindeki anlamı cinaslıdır.
Ona hem sıkı sarılma, hem isyan anlamı verilebilir. (Bu konuda
"Bakara 75 Kitabı Tahrif" başlıklı açıklamaya bkz.)
Bu konu Tevrat’ta şöyle
geçer:
Musa gidip
RAB'bin bütün buyruklarını, ilkelerini halka
anlattı.
Herkes bir ağızdan, «RAB'bin her söylediğini yapacağız» diye
karşılık verdi.
Musa RAB'bin
bütün buyruklarını yazdı. Sabah erkenden kalkıp dağın eteğinde
bir sunak kurdu, İsrail'in on iki oymağını simgeleyen on iki taş
sütun dikti.
Sonra
İsrailli gençleri gönderdi. Onlar da RAB'be yakmalık sunular
sundular, esenlik kurbanları olarak boğalar kestiler.
Musa kanın
yarısını leğenlere doldurdu, öbür yarısını
sunağın
üzerine döktü.
Sonra
antlaşma kitabını alıp halka okudu. Halk, «RAB'bin her
söylediğini yapacağız, O'nu dinleyeceğiz» dedi. (Tevrat, Çıkış
24/3-7)