KUR'AN-I KERİM ve AÇIKLAMALI MEALİ
   Fatiha Suresi
   Bakara Suresi
   
Hamd
   Kafirlik
   Alışkanlılar
   Kalp-İşitme- Görme
   Münafık Körlüğü
   Dinler
   Aracılık
   Halef-Selef
   Tesbih-Takdis
   Şefaat
   Tarım Toplumu
   Cennet Kimler Girer
   
Sabiîler
   Cumartesi Yasağı
   Kurbanlık Boğa Olayı
   Ölünün Diriltilmesi
   Kitabı Tarhrîf
   Sıkı Tutma / Isyan
   İsteyen/İstediği

    Nesih ve Zina Cezası
   İbrahim Aleyhisselam
   Soru Cümleleri
   Aklını Kullanmayanın Hali
   Adeti Kadının Oruç ve   Namazı
   Oruç Fidyesi
   Rüşvet
   Başarının Sırları
   Talak
   İftida
   Nikah'în Denetlenmesi
   Faiz
   Kadınların Şahitliği
   İçinde Olandan Sorumlu Olma
   Kur'an'ı Açıklama Usulü

                                                 KİTABI TAHRİF

 
 

Şimdi bunların size inanmalarını mı bekliyorsunuz? Halbuki, içlerinden bir takımı, Allah 'ın sözünü dinlerler. Ona akılları yatar, yine de başka tarafa çekerler. Bunu bile bile yaparlar. “ (Bakara 2/75)

Tahrîf , harf  kökündendir. Harf sözlükte uç, kıyı, sivri ve keskin taraf anlamlarına gelir[1]. Sözü tahrif  ise iki tarafa yüklenebilecek anlamlar taşıyan bir sözü yalnız bir tarafa çekmektir[2]."

Kur’ân ’ın yasakladığı tahrif , dine saldırma maksadıyla, kelimeyi yerleşik anlamından çıkarıp diğer anlamına kaydırmaktır. Şu âyette tahrif, örneklerle açıklanmıştır.

منَ الَّذِينَ هَادُواْ يُحَرِّفُونَ الْكَلِمَ عَن مَّوَاضِعِهِ وَيَقُولُونَ سَمِعْنَا وَعَصَيْنَا وَاسْمَعْ غَيْرَ مُسْمَعٍ وَرَاعِنَا لَيًّا بِأَلْسِنَتِهِمْ وَطَعْنًا فِي الدِّينِ وَلَوْ أَنَّهُمْ قَالُواْ سَمِعْنَا وَأَطَعْنَا وَاسْمَعْ وَانظُرْنَا لَكَانَ خَيْرًا لَّهُمْ وَأَقْوَمَ وَلَكِن لَّعَنَهُمُ اللّهُ بِكُفْرِهِمْ فَلاَ يُؤْمِنُونَ إِلاَّ قَلِيلاً

Kimi Yahudiler  kelimeleri yerlerinden tahrif  ederler (yerleşik anlamlarından kaydırırlar). سَمِعْنَا وَعَصَيْنَا” “وَاسْمَعْ غَيْرَ مُسْمَعٍ bir de رَاعـِنَا derler. Bunu dillerini bükerek ve dine saldırarak yaparlar. Eğer bunların yerine سَمِعْنَا وَأَطَعْنَا”  “ " اسْمَعْ bir de انظُرْنَا deselerdi elbette daha iyi ve daha doğru olurdu. Ama kâfirlik, gerçekleri görmezlik etmelerinden dolayı Allah  onları lanetledi. Artık  pek az inanırlar. (Nisa 4/46)

Âyette geçen üç cümleden her birinin iki anlamı vardır. Bunlar bir birine zıttır.

1-          سَمِعْنَا وَعَصَيْنَا” cümlesinin bir anlamı “dinledik  ve sıkı tuttuk diğeri ise “dinledik ve isyan  ettik şeklindedir. Çünkü (asâ  = عصى); hem isyan, hem de değneği tutar gibi tutma anlamına gelir[3]. Ulaşabildiğimiz tefsir  ve meallerde bu inceliğin tespit edilemediği görülmektedir.

Eğer “سَمِعْنَا وَأَطَعْنَا“Dinledik ve boyun eğdik deselerdi onu tahrif , yani başka anlama çekme imkanı olmayacağından daha iyi ve daha doğru olurdu.

2- “وَاسْمَعْ غـَيْرَ مُسْمَعٍ” cümlesinin bir anlamı, “lütfen dinle, sana söz söylemek haddimize değil ama..” diğeri ise “dinle, söz dinlemez adam[4]” şeklindedir. Eğer sadece “dinle” anlamına gelen, “"اسْمَعْ ifadesi kullanılsaydı başka anlama çekilemezdi.

3- “رَاعـِنَا“ cümlesinin anlamlarından biri “bizi güt” diğeri “bizi gözet” şeklindedir. "Bizi güt" sözünde bir iğneleme vardır. Yani "Sen bizi hayvan güder gibi gütmek istiyorsun, öyleyse güt." demiş olurlar. Dillerini biraz eğer, ayn harfini uzatarak raînâ  derlerse “bizim çoban” demiş olurlar. Eğer “انظُرْنَا“ deselerdi “bizi gözet” dışında başka anlama çekilemezdi.

Tahrifin başka şekilde olması Kur’ân , Tevrat  ve İncil  nüshaları  için mümkün değildir. Çünkü bu kitaplar milyonlarca insanın hafızasındadır ve sayısız baskısı bulunmaktadır.

Âyette yer alan,“... Bunu dillerini bükerek ve dine saldırarak yaparlar.” cümlesi tahrif  için kötü niyeti şart koşmaktadır. Yoksa birden faza anlam içeren bir sözle ilgili yanlış bir tercih veya dili dönmeyen yahut unutan kişinin âyeti yanlış okuması, tahrif kapsamına girmez.


 


[1]- Mütercim Asım, Kamus حرف maddesi.

[2]- Müfredât, حرف  maddesi.

[3]- es- Sıhah, Tac’ul- arus, Lisan’ul-Arab.

[4]- Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır, Hak Dini Kur’ân  Dili. Nisa 46. ayetin tefsiri.