KUR'AN-I KERİM ve AÇIKLAMALI MEALİ
   Fatiha Suresi
   Bakara Suresi
   
Hamd
   Kafirlik
   Alışkanlılar
   Kalp-İşitme- Görme
   Münafık Körlüğü
   Dinler
   Aracılık
   Halef-Selef
   Tesbih-Takdis
   Şefaat
   Tarım Toplumu
   Cennet Kimler Girer
   
Sabiîler
   Cumartesi Yasağı
   Kurbanlık Boğa Olayı
   Ölünün Diriltilmesi
   Kitabı Tarhrîf
   Sıkı Tutma / Isyan
   İsteyen/İstediği

    Nesih ve Zina Cezası
   İbrahim Aleyhisselam
   Soru Cümleleri
   Aklını Kullanmayanın Hali
   Adeti Kadının Oruç ve   Namazı
   Oruç Fidyesi
   Rüşvet
   Başarının Sırları
   Talak
   İftida
   Nikah'în Denetlenmesi
   Faiz
   Kadınların Şahitliği
   İçinde Olandan Sorumlu Olma
   Kur'an'ı Açıklama Usulü

                            ÖLÜNÜN DİRİLTİLMESİ

 
 

Sığırın bir parçası ile o  ölüye vurun, dedik. İşte Allah  ölüleri böyle diriltir. Size belgelerini gösterir. Belki aklınızı kullanırsınız. (Bakara 2/73)

Sığırın parçası  ile, sadece uyuyan uyandırılabilir yoksa ölü diriltilmez. Ama âyetler, ölü ile uyuyanı aynı sayar. Ölüm  bir uyku, kabir uyuma yeri, öldükten sonra dirilme de uykudan kalkma­ gibidir. Bir âyet şöyledir:

"Geceleyin sizi öldüren ve gündüzün ne yap­tığınızı bilen odur. Sonra belirli süre doluncaya kadar gündüzün sizi kaldırır."  (En'am 6/60)

Kıyâmetin anlamı kalkıştır. Öldükten sonra dirilme yataktan kalkış, sura  üfleme  de kalk borusunun çalması gibidir. Allah  Teâlâ şöyle buyurur:

"Sura üflenmiştir. İşte o zaman kabirlerinden Rablerine doğru koşup giderler. Yazık oldu bize! Bizi uyuduğumuz yerden kim kaldırdı? derler." (Yasin 36/51-52)

Yukarıdaki âyet, yeni öldürülmüş ve vücudu henüz bozulmamış kişinin diriltilmesinden bahsediyor. Allah  Teâlâ kudretiyle onun tahrip olmuş organını düzeltmiş ve ruhu o vücuda göndermiştir. İşte ölülerin yeniden dirilmesi böyle olacaktır. Önce kişinin vücudu canlı hale getirilecek sonra ruhu, uykudan uyanır gibi bedene döndürülecektir.  

İnsan, sulanmış topraktan (tîn) yaratılmıştır. Allah  Teâlâ şöyle buyurur:

Yarattığı her şeyi güzel yaratan odur. İnsanı yaratmaya tînden başlamıştır. Sonra onun soyunu süzülmüş bir özden, dayanıksız bir sudan yaratmıştır. (Secde 32/7-8)

Tîn , su ile toprağın karışmış halidir[1]. Su toprağa karışmazsa hayat olmaz. Bütün yiyecekler bu şekilde oluşur. Dolayısıyla sadece Adem değil, her insan topraktan yaratılmıştır. Gıdalardan süzülen bir öz, insan tohumunu oluşturur. Tohum  ana rahminde, topraktan gelen gıdalarla gelişir. Vücut ölünceye kadar toprak ve su ile beslenir. Ondan ayrılan her şey, tekrar toprak olur.

A- İnsan Ruhu

Vücut, ana rahminde belli bir kıvama geldikten sonra Allah  ona ruh  üfler. Yukarıdaki âyetlerin devamı şöyledir:

“Sonra onu düzenli bir şekle sokmuş ve içine ruhundan üflemiştir. Sizin için kulaklar, gözler ve gönüller var etmiştir. Ne kadar az şükrediyorsunuz!” (Secde 32/9)

B- Ölüm ve Uyku

Ruh , vücudu ev gibi kullanır. Uykuya dalınca çıkar gider. Uyanma sırasında tekrar gelir. Ölen vücut, yıkılan ev gibidir. Yeniden yapılıncaya kadar ruh  oraya gelmez. Şu âyet bunu anlatmaktadır:

“Allah  ölüm esnasında ruhları alır, ölmeyen­lerinkini de uykuda alır. Ölümüne hükmettiğini tutar, ötekini belli bir vakte kadar salıverir. (Zümer 39/42)

Uyuyan ve ölen bedendir. Ruh  ne ölür, ne de uyur. İnsan, ruh  ile bedenin birleşimidir. Uyku , vücudun dinlenmesi için zorunludur. Ölüm  de bozulmayan, ihtiyarlamayan ve hasta olmayan ölümsüz bir vücuda kavuşmak, yani Ahiret  hayatına uygun hale gelmek için zorunludur. Kişi, bu işin göz  açıp kapayıncaya kadar bittiğini sanır. Allah  Teâlâ şöyle buyurur: O saatin oluşu ancak bir göz kırpması kadar sürer, belki ondan da az. Çünkü Allah’ın gücü her şeye yeter. (Nahl 16/77)

Uyku  ne ise ölüm de odur. Yukarıdaki âyetler bunu net olarak anlatmaktadır.


 


[1]- Müfredâtطين maddesi.