KUR'AN-I KERİM ve AÇIKLAMALI MEALİ
   Fatiha Suresi
   Bakara Suresi
   
Hamd
   Kafirlik
   Alışkanlılar
   Kalp-İşitme- Görme
   Münafık Körlüğü
   Dinler
   Aracılık
   Halef-Selef
   Tesbih-Takdis
   Şefaat
   Tarım Toplumu
   Cennet Kimler Girer
   
Sabiîler
   Cumartesi Yasağı
   Kurbanlık Boğa Olayı
   Ölünün Diriltilmesi
   Kitabı Tarhrîf
   Sıkı Tutma / Isyan
   İsteyen/İstediği

    Nesih ve Zina Cezası
   İbrahim Aleyhisselam
   Soru Cümleleri
   Aklını Kullanmayanın Hali
   Adeti Kadının Oruç ve   Namazı
   Oruç Fidyesi
   Rüşvet
   Başarının Sırları
   Talak
   İftida
   Nikah'în Denetlenmesi
   Faiz
   Kadınların Şahitliği
   İçinde Olandan Sorumlu Olma
   Kur'an'ı Açıklama Usulü

HALEF - SELEF

 
 

Halef-

Bir gün Rabbin meleklere: “Yeryüzünde bir halef-selef oluşturmaktayım” dedi. “Orada karıştırıcılık yapacak ve kan dökecek birilerini mi oluşturuyor­sun? Ama neylersen, güzel eylersin; biz bu sebeple sana boyun eğeriz. Sen en temizini yaparsın.” dediler.  Dedi ki: “Ben sizin bilmediklerinizi bilirim.” (Bakara 2/ 30)

 

Başkasının yerine geçene halife veya halef denir. Her insan, öncelikle, kendi atasının yerine geçer. Hayatı boyunca, bir çok kimsenin malını, makamını ve imkanlarını ele geçirebileceği gibi elinde olanları da başkasına kaptırabilir. Bu, başkasının malına, makamına, işine ve aşına göz dikmeye yol açar. Bu yüzden kavga çıkar ve kan dökülür. Peygamberlere karşı gelenler de ellerindekini kaybetme korkusu ile hareket etmişlerdir. Onlardan bu korkuyu gidermek için peygamberler şunu söylemişlerdir: “Ben sizden bunun bir karşılığını beklemiyorum. Alacağım karşılığı alemlerin Rabbi verecektir.” (Şuarâ 26/127) Her halifenin yerine geçtiği kişi, onun selefi olur. Böylece bir halef-selef sistemi oluşur. Melekler; “Orada karıştırıcılık yapacak ve kan dökecek birilerini mi oluşturuyor­sun?” derken bu sistemden duydukları endişeyi aktarmışlardır. Allah Teâlâ bunun olmayacağını söylememiş ama meleklerin bilmediği şeyler olduğunu belirtmiştir.

Bu âyete dayanılarak insanın, Allah’ın halifesi olduğu iddia edilir. Halife, birinin bulunmaması, acizliği veya ölümü sebebiyle yerine geçen kişidir[1]. Öyle ise insan Allah’a değil, ancak, bir başka insana halife olabilir. İlgili bütün âyetler kelimenin bu anlamını destekler. Allah Teâlâ şöyle buyurur:

“Bak Davud! Biz seni bu toprağa halife yaptık. İnsanlar arasında gerçekçi kararlar ver. Arzuna uyma, bu seni Allah’ın  yolundan saptırır.” (Sad 38/26)

Çünkü Davud, kendinden önce o toprağa hakim olan Talut’un yerine geçmişti. Konu ile ilgili âyetlerin tamamı insanların birbirlerine halife olmasını anlatır[2]. Onlardan ikisi şöyledir:

 “Kavmi, Nuh’u yalancı yerine koydu. Biz de onu ve gemide kendisiyle beraber olanları kurtardık. Onları ötekilere halifeler yaptık. Âyetlerimizi yalan sayanları da suda boğduk. Bak bakalım, o uyarılanların sonu nasıl olmuş.  (Yunus 10/73)

Musa’ya dediler ki: "Sen gelmeden önce de işkence gördük, geldikten sonra da." Dedi ki: "Belki Rabbiniz düşmanlarınızı yok eder de bu toprakta sizi onların halifesi yapar. Sonra da nasıl davranacağınıza bakar." (Araf 7/129)

Bir alimle aramızda şu konuşma geçti:

Sordum: İnsan Allah’ın vekili olabilir mi?

Dedi ki: Hayır, Allah, peygamberini vekil etmemiştir, bizi eder mi? Peygamberine şöyle demiştir:

"Allah dile­seydi şirke düşmezlerdi. Biz seni onların üzerinde bir koruyucu yapmadık. Sen onların üzerinde bir vekil de değilsin." (En'am 6/107)

 "Sen sadece bir uyarıcısın. Her şeye vekil olan Allah'tır."  (Hud 11/12)

Sordum: İnsan Allah’ın halifesi olabilir mi?

Dedi ki: “Evet, çünkü Allah meleklere, “Yeryüzünde bir halife var edeceğim” buyurmuştur.

Sordum: Halifelik mi üst görevdir, yoksa vekillik mi?

Dedi ki: “Halifelik. Vekil bazı konularda temsile yetkili olur ama halifenin yetkisi fazladır.

Sordum: Allah’ın vekili olamayan, halifesi olabilir mi?

Dedi ki: Peki sen o âyeti nasıl anlıyorsun?

Dedim ki: Kur’ân’da her âyeti açıklayan bir başka âyet mutlaka vardır. Allah Teâlâ şöyle buyurur: Elif, Lam, Ra. Bu öyle bir kitaptır ki, âyetleri muhkem kılınmış, sonra hakîm olan ve her şeyden haberi olan Allah tarafından ayrıntılı olarak açıklanmıştır. (Hûd 11/1)

İlgili âyetlere bakınca Bakara 30. âyette, bir kişinin diğerinin yerine geçeceği, halef-selef sisteminden bahsedildiği ortaya çıkar. Yoksa insan Allah’a halife olamaz. İnsanın Allah’a halife olması, hem kelimenin sözlük anlamına aykırıdır; hem de çok çirkin bir durumun ortaya çıkmasına yol açar. Çünkü Melekler; Allah’ın yerine geçecek birinin karıştırıcı ve kan dökücü olacağını söylemekle, Allah’ın karıştırıcı ve kan dökücü olduğunu söylemiş olurlar. Allah Teâlâ da Melekler de böyle şeylerden uzaktır.

Dedi ki; “Beni susturdun.


 


[1]- Müfredât, خلف maddesi. 

[2]- Halef kökünden türemiş olup aynı anlama gelen kelimeler şu ayetlerde geçmektedir. Bakara 2/30,66, Ali İmran 3/170, Nisa 4/9, En’am 6/133,165, Araf 7/69,74,129,169,Yunus 10/14,73, Hud 11/57, Ra’d 13/11, İsra 17/76  Meryem 19/59, Nur 24/55, Neml 27/62, Fatır 35/39. Sad 38/26. Toplam 20 ayet.