İyiliği sonsuz, ikramı bol Allah’ın adıyla
1) Hayır! Yemin ederim bu şehre
2) Sen bu şehirde korumasız iken bile.
3) Ana-babaya[1] ve evladına da yemin ederim ki,
4) İnsanı, zorlukları aşacak güçte yaratmışızdır.
5) O, kimsenin kendine karışamayacağını mı sanıyor?
6) “Yığınla mal harcadım[2]” mı diyor.
7) Yoksa kimsenin kendini görmediğini mi sanıyor?
8) Ona iki göz verdik değil mi?
9) Bir dil ile iki dudak da verdik.
10) Ona iki apaçık yol[3] gösterdik.
11) Ama o, sarp geçidi göze alamadı.
12) Sarp geçit nedir, nereden bileceksin?
13) O, boynu bükük olanı kurtarmaktır,
14) Veya kıtlık gününde yemek yedirmektir,
15) Yakınlığı olan bir öksüzü,
16) Ya da sürünen bir çaresizi doyurmaktır.
17) Bir de mümin olan, biri birine sabrı tavsiye eden ve merhameti tavsiye eden kimselerden olmaktır.
18) İşte bunlar uğurlu kimselerdir.
19) Ayetlerimizi görmezlikten gelenler de uğursuz olanlardır.
20) Bunların üstünde kendilerini kuşatmış bir ateş bulunur.
[1] Âyette geçen (َوَالِد) Vâlid وَلَدَ = velede fiilinin ismi failidir. “وَلَدَ = doğum yaptı” demektir. Erkek doğum yapamayacağı için el-Kamusu’l-muhît’e göre anaya hem valid hem valide denir. Lisan’ul-arab’a göre valide والِدَةٌ doğuran kadın َوَالِد valid ise soyundan gelinen kadın demektir.
Kur’ân’da ana ile baba bir arada zikredilince anaya valide, babaya da mevlûdün leh denir. (bkz. Bakara 2/233).
Baba daوَلَدَ = velede fiilinin fâilidir. Allah’ın baba olmadığını ifade için “لَمْ يَلِد” (İhlâs 112/3) buyrulmuştur. Öyleyse vâlid; yerine göre baba, yerine göre ana anlamındadır. Bu âyette geçen vâlid her iki anlamı da içerir.
[2] İçki üreten birine, Allah’ın içkiyi haram kıldığını söyleyince, “bunca bilgi birikimini, emeği ve yatırımı bırakamam” diyebilir. O zaman o kişi burada belirtilen şeyi söylemiş olur.
[3] النَجْدُ yükseltilmiş apaçık yol (الطريقُ الواضِحُ المُرْتَفِعُ el-Kamus c.1 s.324) anlamına gelir. Her insan, hangi yolun doğru, hangisinin yanlış olduğunu, kendi bilgisi ve vicdanıyla anlar ve bilir. Onun için her ikisi de apaçıktır.
| Sıra     | Yazı Başlığı | Tarih    | Okunma     |
|---|---|---|---|
| 1 | A’la Suresi | 04.01.12 | 2091 |
| 2 | Alak Suresi | 01.01.12 | 1763 |
| 3 | Asr Suresi | 31.12.11 | 1770 |
| 4 | Beled Suresi | 30.12.11 | 1276 |
| 5 | Beyyine Suresi | 29.12.11 | 394 |
| 6 | Fecr Suresi | 26.12.11 | 448 |
| 7 | Buruc Suresi | 28.12.11 | 640 |
| 8 | Duha Suresi | 27.12.11 | 478 |
| 9 | Felak Suresi | 25.12.11 | 459 |
| 10 | Fil Suresi | 24.12.11 | 1291 |
| 11 | Gaşiye Suresi | 23.12.11 | 389 |
| 12 | İhlas Suresi | 21.12.11 | 514 |
| 13 | Hümeze Suresi | 22.12.11 | 418 |
| 14 | Karia Suresi | 15.12.11 | 419 |
| 15 | İnfitar Suresi | 20.12.11 | 395 |
| 16 | İnşikak Suresi | 19.12.11 | 376 |
| 17 | İnşirah Suresi | 18.12.11 | 564 |
| 18 | Kadir Suresi | 17.12.11 | 422 |
| 19 | Kafirun Suresi | 16.12.11 | 376 |
| 20 | Mülk Suresi | 09.12.11 | 411 |
| 21 | Kevser Suresi | 14.12.11 | 460 |
| 22 | Kureyş Suresi | 13.12.11 | 352 |
| 23 | Leyl Suresi | 12.12.11 | 423 |
| 24 | Maun Suresi | 11.12.11 | 533 |
| 25 | Mutaffifin Suresi | 10.12.11 | 441 |
| 26 | Nas Suresi | 08.12.11 | 484 |
| 27 | Nasr Suresi | 07.12.11 | 433 |
| 28 | Naziat Suresi | 06.12.11 | 412 |
| 29 | Nebe Suresi | 05.12.11 | 452 |
| 30 | Şems Suresi | 04.12.11 | 387 |
| 31 | Tarık Suresi | 03.12.11 | 369 |
| 32 | Tebbet Suresi | 02.12.11 | 329 |
| 33 | Tekasür Suresi | 01.12.11 | 366 |
| 34 | Yasin Suresi | 28.11.11 | 864 |
| 35 | Tekvir Suresi | 30.11.11 | 408 |
| 36 | Tin Suresi | 29.11.11 | 468 |
| 37 | Zilzal Suresi | 27.11.11 | 398 |
| 38 | Abese Suresi | 03.01.12 | 564 |
| 39 | Adiyat Suresi | 02.01.12 | 565 |
Abdullah Bey,
Ciddi ve tutarlı tenkitleriniz için çok teşekkür ederim. “Sen bu şehirde korumasız iken bile.” anlamının verilmesi, onun hal cümlesi sayılmasından dolayıdır.
Öksüz kelimesini, uzun uzun düşündükten sonra kullandık. Türkçe’de öksüz, yetimden kapsamlıdır. Arap sözlüklerinde her ne kadar sadece babası ölene yetim denir, ifadesi varsa da Kur’an’da anası ölen için özel bir kelime kullanılmamıştır. Nisa Suresinin 6. ayetindeki yetim kelimesinin anası ölen kişiyi de kapsaması gerekir. Çünkü ölen anasına mirasçı olan çocuğun miras malını babası dahi kullanıyor olsa, reşit olarak büluğa erince ona teslim etmesi gerekir. Zaten araplar, anası ölen çocuğa da ana tarafından yetim, ifadesini kullanıyorlar. Çünkü esasen yetim, tek kalma anlamına gelir. Bu sebeple anası ve babası ölmüş kişiye de yetim diyorlar. Bütün bu sebeplerden dolayı o kelimeyi tercih etmiş olduk.
Uğur kelimesi ile ilgili tenkidinizde de haklısınız, ancak başka uygun kelime bulamadık. Eğer aklınıza gelen bir kelime varsa lutfen gönderin de onunla değiştirelim.
Birkaç sorum ve eleştirim olacak izninizle.
1) “Sen bu şehirde korumasız iken bile.” hillun kelimesine korumasız anlamını vermişsiniz. Peki “bile” anlamı nerden geliyor?
2) Öksüz sözcüğünü kullanmanız bence çok doğru değil.Zira Türkçe’de öksüz, aşağıda da TDK sözlüğünden alıntıladığım üzere genellikle, annesi ölmüş çocuk için kullanılır.Yetim ise babası ölen için. Zannediyorum Arapça’da da böyle.Hasılı,ayetteki şekliyle yetim lafzını aynen kullanmanız yerinde olur.
3)18. ve 19. ayette meymeneh kelimesi için haklı olarak Türkçe karşılığı olan uğur kelimesini kullanmışsınız.Fakat uğur kelimesini zihinlerde genellikle şans kavramını çağrıştıran bir mana yüklenmiştir.Zannımca bu doğru anlaşılmasını zorlaştırmaktadır.
*Öksüz: sıfat Anası veya hem anası hem babası ölmüş olan (çocuk)
Yetim: sıfat Babası ölmüş olan (çocuk), babasız (TDK Türkçe sözlük)
Hasan Bey,
Dipnotta anlatılan içki konusu sadece bir örnektir, elbette çoğaltılabilir.
2 nolu açıklamanızda demişsiniz ki içki ile para kazanan birisi bu ayete muhattap olur.
Ancak ayetlerin devamında sarp geçitten bahsediyor ve o sarp geçitin de yoksula, çaresize yardım ve sabrı ve merhameti tavsiye etmek olduğu bildiriliyor. Bildiğim kadarıyla islamda haram para, yardım yapılarak aklanmaz ya da haram parayla yardım yapmak ve sevap beklemek uygun değildir. Ayetlerin de birbiriyle ilişkili olduğunu düşünüyorum öyleyse 6. ayette sadece alkol satışı gibi haram yoldan para elde edenler değil de yığınla parayı biriktirip kastedilen sarp geçitten geçmeyen yani şükürsüz olan cimri kişiler kastedilmiş olamaz mı?
Teşekkür ederim.